une verite qui derange2 1

Kim bu zombiler?

Dikkatinizi çekiyor mu:

Eskiden pek dikkate alınmayan zombi/ zombiler, son yıllarda popüler kültürün hâkim temalarından biri oldu!

Zombi fenomeni özellikle Amerikan Hollywood film sektörünün etkisiyle Batı'da aldı başını gidiyor…

Filmler çekiliyor. “Kung Fu Zombi” veya “Noel Baba Zombilere Karşı” gibi… (En komiği Azerbaycan filmiydi; “Ölüler Ölmiyirler.”)

Diziler çekiliyor. Müzik albümleri çıkarılıyor. Romanlar yazılıyor.

Hele hele video-bilgisayar oyunlarının başlıca düşman karakteri kafasını 360 derece döndürebilen zombiler oldu.

Zombiler, “karizmatik” vampirler gibi değil…

Zombiler, öç peşindeki hayaletler gibi değil…

Hortlak değiller, Kurt Adam değiller.

Ölümden sonra dirilen/ yaşayan ölü zombi; insan eti/beyni yemeye düşkün, sürekli tüketen, genellikle akılsız, vasıfsız, duygu yoksunu, çok sinirli, bozulmaya yüz tutmuş aslında “köle” insandır…

Bilinci yoktur ama bu dışarıdan pek fark edilemez! Boş boş bakandır zombi, anca hayvanlar kadar kıt zekâya sahiptir…

Ve “bulaşıcıdır” zombi; bir ısırıkla normal insanı dönüştürerek geometrik olarak çoğalır!

Zombilere bu ilgi niye?

Zombi gerçek hayatta yok mu? Gözünü kör edecek arzu ve emelleri/ hedefleri konusunda planlama-yargılama yapamayacak kadar akli yeteneklerini kaybetmiş/aptallaşmış-aptallaştırılmış insanlar yok mu?

Peki, böylesine devasa ölçekte dikkatimizi, duygumuzu ve zihinsel enerjimizi neden zombiye yatırıyoruz?

Zombi aslında kimdir?

Öyle ya her Hollywood filminin bir de yazılmamış alt metni vardır:

SİYASETİN DİLİ TARZI!

Mesela sadece efsane değildir.

Mesele sadece folklorik söylence değildir.

Zombi, insani yabancılaşmanın mecazıdır aslında.

Jean Baudrillard'ın demesiyle, kapitalizmin dayattığı gibi yaşamak, paranın ve çıkarın ritimlerine uymaya istekli olmak insanlığın içini boşalttı.

Küresel egemen güçlerin ellerindeki kitle iletişim araçlarıyla sunduklarının ötesini görmez olan insan “zombi” olup çıktı…

Böylece…

İnsan, bilincini/akılcılığını kaybetti.

İnsan, gerçeği kurgudan, doğruyu yalandan ayırma yeteneğini kaybetti.

İnsan, sevgisini, hoşgörüsünü kaybetti.

İnsan, özgürlüğünü- demokratik haklarını kaybetti.

İnsan, adalet duygusunu kaybetti.

İnsan zombileşti…

Ve itibariyle büyük bir ekonomik-kültürel saldırıyla insan zihni ele geçirildi. Nihayetinde insan, doymak bilmez açlıkla tüketen, akılsız, bencil, kavgacı, hırslı, vasat umarsız bir yaratığa dönüştürüldü.

İnsanı, her dayatılanı kabul eden “koyun sürüsüne” kattılar.

Değersizleştirilen, yalnızlaştırılan insanın politik tutum ve davranışları özellikle son kırk yılda kökten değişti.

Hakikat önemini kaybetti. Umut yerini her türlü korkuya bıraktı. Ardından…

Kişinin inandığı keskin görüş/kanı, gerçeğin yerine geçti! Siz bin kez camide içki içilmediğini ispat etseniz de fark etmiyor; fotomontaja inanan bir güruh var!

İnsan zombileşince siyasetin dili, tarzı da buna yönelik olmaya başladı. Örneğin:

-Muhalefetin sorusu bile yalandı; tek gerçeği ifade eden sadece iktidardı! Öyle ki, ekonomik krizin sebebi- sorumlusu bile muhalefet idi…

-Hakikati yazanlar, söyleyenler “halk düşmanı” idi…

-İktidarı eleştiren herkes “teröristi” idi…

İktidara göre bu çapulcuların hepsi, –kendisine oy veren- halk iradesine karşı çıkan bozgunculardı!

İktidarların otoriter dayatmalarından/kırbaç darbelerinden bezen kitleler, teslim alınarak, faşizme boyun eğmeye böyle böyle açık hale getirildi.

ÖGRETİLMİŞ APTALLIK!

Sadece siyasette görmüyoruz zihni ele geçirilen zombi izlerini.

Pandemi döneminde “bilim” dedikleri tartışılmaz inanca/dine dönüştürüldü!  Her dayatılanı sorgusuz-sualsiz kabul etmemiz, otoriterliğe boyun eğmemiz bekleniyor. Ki şaşırtıcı değil:

Kırk yıldır insanlar, neoliberalizmle hayatlarını piyasa güçlerinin çekip çevirmesine, davranışlarını şekillendirmesine izin verdi. “Öğrenilmiş/öğretilmiş aptallık” dünyayı kuşattı.

İnsanlık teslim alındı.

İnsanın özgür iradesi katledildi.

İnsanda mantık, ilke aranmaz hale geldi.

Sonuçta şu cümleyi sık sık duymuyor musunuz:

“İnsanlık bitti!”

Her gün haberlerde akla hayale gelmeyecek dramatik olaylar silsilesini okumuyor, seyretmiyor muyuz?

Hümanizm öldü! Barbarlık kazandı!

Bencilleştirilen insan nihayetinde “piyasa dinine tapan” zombi oldu!

İnsan, zombinin solgun yüzü gibi artık hiçbir zaman yüzü kızarmaz, hiçbir olaydan suçluluk duymaz nesneye dönüştürüldü…

“Neoliberal özne” dedikleri ülkemizde de sıklıkla görülen zombi aslında.

İnsan zombiye dönüştürülürken, akıllı makine/yapay zekâ hızla insanın yerini alıyor.

Tesadüf olmasa gerek…

Soner YALÇIN - 26 Şubat 2021