tayyip_kilicdaroglu

Cumhuriyet Güçbirliği Meclis’e girmeli

Dokuz yıllık AKP iktidarı boyunca Türkiye, tarihinin en ağır bunalımına sürüklendi ve bugün bir iç savaş tehdidi ile yüz yüze gelmiş bulunuyor. Türkiye’nin bu lanetli süreci en az hasarla ve en kısa zamanda atlatması zorunluluğu ile karşı karşıyayız. Bunun gerçekleşmesi için de Cumhuriyetten yana, Atatürkçü, yurtsever kişi ve örgütlerin demokratik bir güçbirliği oluşturması kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmişti.


Böyle bir birlikteliğin ortaya çıkmasına öncülük etmesi için yurtsever, Atatürkçü aydınlar hiçbir çıkar gözetmeksizin ve hiçbir ön koşul öne sürmeksizin CHP’ye çağrılarda bulundular. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nun Yeni CHP’si, yüzünü Amerika’ya döndüğü ve Türkiye’nin AB’nin köpek kulübesinin önünde bağlı tutulmasından yana bir tavır içinde olduğu için bu çağrılara kulaklarını tıkadı, Atatürk devrimlerine sırtını döndü. Buna rağmen Atatürkçü, yurtsever aydınlar uzun süre hep bir olumlu sinyal beklediler. Bu beklentileri boşa çıkaran, bütün umutları kıran Kılıçdaroğlu yönetimindeki YCHP’nin Atatürkçü rotadan çıktığını, YCHP’nin ABD’nin ve AB’nin kontrolüne girdiğini, bu partide Fethullah Gülen’in ve Abdullah Öcalan’ın etkisinin arttığını gösteren gelişmeler Cumhuriyetçi Güçbirliği içinde yer alan Atatürkçü, yurtsever çevreleri yeni bir arayışa yöneltmeye başlamıştı.

AKP iktidarının 24 Mart günü Meclis’e sunduğu Haçlılara desteği ve Libya’ya saldırıyı öngören tezkereye AKP ve MHP ile birlikte YCHP’nin de olumlu oy vermiş olması bardağı taşıran son damla oldu ve Cumhuriyetçi, Atatürkçü, yurtsever aydınların kendi güçlerini birleştirmek zorunda oldukları gerçeğini ortaya çıkardı.

12 Nisan günü Bülent Arınç, bir televizyon kanalında, Kılıçdaroğlu’nun Berhan Şimşek, Canan Arıtman gibi Atatürkçüleri aday göstermemesini ve bu kişilerin CHP’ye gösterdikleri tepkileri değerlendirirken, “Sayın Kılıçdaroğlu hiç merak etmesin. Eğer Berhan Şimşek, Canan Arıtman Kılıçdaroğlu’nun listesini eleştiriyorsa bilin ki CHP bu eleştiriler nedeniyle hiçbir şey kaybetmez. Bu kişilerin zaten bir tabanı yok. Bu kişilerin eleştirisi yüzünden CHP bir tek oy kaybetmez. Bunlar CHP’ye zarar veremezler” demektedir. YCHP’yi Bülent Arınç’ın savunması bu partinin ve Kılıçdaroğlu’nun kimin yanında olduğunu göstermiyor mu?

Canan Arıtman, Şahin Mengü ve Berhan Şimşek gibi isimlerin AKP’ye ve Fethullah Gülen’e eleştirilerde bulunan kişiler olduğunu bilmeyen var mı? Bu saygın kişileri liste dışında bırakan Kılıçdaroğlu’na Bülent Arınç’tan övgüler yağıyorsa değerlendirmeyi sizlere bırakıyorum.

Siyasetin “sen benden kopya çektin”, “sen beni taklit ettin” gibi sokak kavgasına dönüştüğü, ayağa düştüğü bu dönemde Meclis’in kalitesinin yükseltilmesi için Cumhuriyet Güçbirliği adayları gibi oturaklı, devlet adamı niteliklerine sahip, dürüst kişilere çok büyük bir gereksinim bulunmaktadır.

Cumhuriyet için Güçbirliği, 12 Haziran seçimine 31 seçim bölgesinde bağımsız adaylarla katılma kararı almış bulunuyor. Cumhuriyet için Güçbirliği adaylarını tek tek incelediğimizde her birinin ne kadar saygın, yurtsever ve Atatürkçü, hiçbir şaibeye bulaşmamış, son derece dürüst, donanımlı kişiler olduklanrını, hiçbir çıkar peşinde koşmadıklarını görüyoruz. Bu saygın ve seçkin kişiler Meclis’in kalitesini yükseltecek, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını öne çıkaracak, ordumuzun da yargımızın da millileştirilmesine katkı verecekler, Türkiye’nin mafya-gladyo-tarikat rejiminden kurtarılmasını, yeniden başı dik, tam bağımsız, Atatürkçü bir Türkiye yaratılmasını sağlayacaklardır.

Cumhuriyet Güçbirliği bağımsız adaylarına verilecek oylar, “Bu milletten ne köy olur, ne kasaba”, “Bu milletten bir şey olmaz” diyenlere de bir cevap olacak, ulusumuzun ne kadar yurtsever, ülkemizin bütünlüğünün ve bağımsızlığının korunmasından, Atatürk’ten yana olduğunun da bir göstergesi olacaktır.

Sefer ÇETİNKAYA - 15 Nisan 2011 - İlk Kurşun
http://www.ilk-kursun.com/

Son Yazılar