ey_turk_gencligiBu iktidar gidecek!…

“Basında yer alan bazı haberlerde Atatürk’ün Kara Harp Okulu’na girişinin yıldönümü vesilesiyle düzenlenen törende Harp Okulu Öğrencilerine Atatürk’ün gençliğe hitabının bazı bölümlerinin okunmadığı ifade edilmektedir. Aynı haberlere göre okunmayan bölümler Atatürk’ün geleceğe yönelik bazı kaygılarını dile getirdiği bölümlerdir. Basında yer alan bu bilgiler doğru mudur ? Doğruysa bu bölümlerin okunmamasının sebebi nedir? Bu bölümlerin okunmaması talimatını kim vermiştir?”


Okuduğunuz satırlar CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen’in 17 Mart 2011 tarihli soru önergesinden alıntıdır.

Okunmadığı ifade edilen bölümde Atatürk gençliğe:

“Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler”

demektedir.

Bugün bazı satırlarının atlanmasına göz yumulursa, hiç okunmadığı günlere doğru gitmek için kapı aralanmış olur. Ülke yönetiminin uygulamalarından daha vahim olan, bu yönetimin nelerden hoşlanıp, hoşlanmayacağının hesabını yaparak, kişi ya da kurumların kendilerine ayar vermesi, oto sansür uygulamasıdır.

Yukarıdaki satırlar, her iktidar döneminde okunmuş ve iktidarlar bundan rahatsızlık duymamıştır. Bugün bu sözlerin okunmaması ve gazetelerin birinci sayfadan görmesi gereken bir haber olmaktan çıkmış olması üzerinde düşünmek gerekiyor.

18 Mart dolayısı ile şehitlerimizin anıldığı süreçte, hamasi sözlerin ötesine geçmenin tek yolu vatanı var edenleri sahiplenmektir. Tüm şehitlerimizi “başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere” diye anıyoruz hep. Şehitleri anmak demek, onların eserlerini yaşatmak demektir. Gazi’nin mirası olan vatanı, O’nun emaneti olan Cumhuriyet’i sahiplenmeden koruyamayız. Atatürk’ün bize (her yaşatan gençlere) vasiyetidir gençliğe seslenişi.

Kurtuluş Savaşı destanımızın işaret fişeği olan Çanakkale Zaferi’nin 96. yıl dönümünde şehitlerimizi rahmet ve minnetle anarken, Anafartalar kahramanı Atatürk’ün bizlere bıraktığı Cumhuriyet’in en değerli hazinemiz olduğunu unutmayalım. Unutmayalım; iktidarlar gelip geçicidir, bizi bir arada tutan değerler ise sahiplendiğimiz kadarı ile kalıcıdır. İktidarların hoşuna gidecek davranışlarla değerlerimizden vazgeçmeye kalkışmanın bedeli nesillere ağır faturalarla dönüyor. CHP Bursa Milletvekili Onur Öymen’in bizzat Başbakan’a yönelttiği sorunun yanıtı bu yüzden önemlidir.

Bir soru da benden:

“Atatürk’ün gençliğe hitabesine sahip çıkamıyorsak, vatan, millete, rejime nasıl sahip çıkabileceğiz?”.

genclige_hitabe

İngilizlerin çocuklarını yetiştirirlerken, Dardanel olarak andıkları Çanakkale’yi onları cesaretlendirmek için kullandıklarını biliyor muydunuz? Çocuklarını başarıya yönlendirirken: “Bu senin Dardanel’in olsun” diyerek yüreklendirirlermiş. Yabancı ülkelerin çocuklarına cesaret veren bir destanın yazıldığı topraklarda “korku” üzerine kurulu bir rejim düşleyenler hüsrana uğrayacaklar. Cumhuriyet’i zaferlerle, demokrasiyi Cumhuriyet’le var ettik. Ne Atatürk’ün deyişlerinden, ne Cumhuriyet’ten, ne de demokrasiden vazgeçeriz.

Şehitlerimiz sayesinde Çanakkale geçilemedi, bizler sahiplendikçe Cumhuriyet ve Atatürk geçilemeyecek. Bu iktidar gidecek; Atatürk’ün vasiyetini sahiplenen O’na yakışır bir iktidar gelecek.

Korkarak, çekinerek, susarak demokrasiyi değil, onu yok etmeye çalışanları kalıcılaştırırız.

Okunmayan bölümü her yerde söyleyelim mi:

“Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler”

Tülay ÖZÜERMAN - 19 Mart 2011 - İlk Kurşun
http://www.ilk-kursun.com/

Son Yazılar