dingili_kirik_cengiz

Dingili kırık adam Cengiz ÇANDAR : Hasan YALÇIN'ın kaleminden...

TGB Manisa yöneticileri, Cengiz Çandar'ın da konuşmacı olduğu panelde söz alıp fikirlerini söylemek istediler. Ancak "kendilerine demokrat" Yeni Anayasa Platformu'nun düzenlediği etkinlikten güvenlik görevlilerince çıkarıldılar. Cengiz Çandar'ı protesto etmek için çok sebep var aslında. Bu sebepleri en iyi özetleyenlerin başında Hasan Yalçın geliyor. "Dönekler" isimli unutulmaz kitabında Cengiz Çandar'ın adeta DNA'sını sunuyor bizlere.


İşte Hasan Yalçın'ın kaleminden Cengiz Çandar :

1971'de Filistin'de gerilla;

1970'lerin ikinci yarısında Yaser Arafatçı;

1980'de Humeynici;

1987'de MİT Müsteşar Yardımcısı meşhur Hiram Abas'ın adamı:

1990'da Dış İşleri Bakanı Mesut Yılmaz'ın yanında "resmi" görevli;

1991'de Turgut Özal'ın Danışmanı ve bendesi;

NATO seminerlerinde eğitimci:

ABD Çevik Kuvveti Karargahı'na girebilen tek Türk gazeteci;

Gerektiğinde Türk gerektiğinde Osmanlı, gerektiğinde dönme ama hepsinden fazla Amerikalı.
hasan-yalcin-donekler
Dingili kırık adam
Yaşamı boyunca ürettiği bir cümlecik bile özgün düşünce yoktur. Dingili kırık adam, kafasının içinde başkasının beynini taşır. Ağzından başkaları konuşur. Cengiz Çandar'ın konuşurken dudaklarına, dikkat çekici bir hareketle hoparlör biçimi vermesi sebepsiz değildir. Dingili kırık adam güçlünün iradesine göre savrulur durur. Kişiliği çamur gibidir; her türlü biçimi almaya her an hazır cıvık. İhanet yeteneği sınırsız ve her türlü kötülüğe elverişli bir malzemedir. Gerçek bir hayat hikayesi yoktur döneğin. Yaşamının devrimci döneminden nefret eder. Elinden gelse en küçük ayrıntısına kadar, toptan silip temizleyeceği kesindir. Yaşamının kader belirleyici tüm alanlarında, bilinci korku tarafından belirleniyor. Korkunun güttüğü adamdır Cengiz Çandar.

Korkuyu güden adam
Humeyni, Hiram Abas , zamanının Dışişleri Bakanı Mesut Yılmaz, bir zamanın şaibeli ve ünlü iş adamı Asil Nadir, tabi Turgut Özal ve en sonunda Pentagon. Daha güçlüyü arayarak, korkunun pençesinde o kapıdan bu kapıya sürüklenip giden bir adam. Korku, ihanetin anasıdır ve ihanet korkuyu büyütür. Çok dönen daha korkak olur; çünkü her yerden saldırı bekler.

Cengiz Çandar'ın soyunu Osmanlı 'ya dayandırması ve bir soy ağacı oluşturup bunu sayfalar dolusu anlatıp bunlarla övünmesi bir kişilik teşhiridir aslında. Çünkü asaletin yolu şuça ve budalalığa çıkar. Soylunun soyu çürüyerek tükenir. Toplumsal süreçlerin oluşturup işlettiği bir tarih yasasıdır bu.

İstasyondan istasyona
Cengiz Çandar, 1993 yılında, 15 yıllık arkadaşı gazeteci Turan Yavuz'u gözünü kırpmadan sattı. O sıralar Cengiz Çandar'ın çalıştığı Sabah gazetesiyle, Turan Yavuz'un çalıştığı Milliyet arasında şiddetli bir ansiklopedi savaşı vardı. Ufak bir bilgi uğruna arkadaşlığını kullanıp ona gizlice bant kaydı yaptı ve bu bilgileri patronunun hizmetine sundu. Patronları sat demişti o da satmıştı. Döneğin gerçek arkadaşı yoktur. Döneklik, döneğin ruhunda dostluğa yer bırakmaz. Orada ilke, almak ve satmak sözcüklerinden oluşur. Cengiz Çandar'ın yaşamında, hep aldattığı insanlar oldu; gerçek dostu ise hiç olmadı. Partisine ve mücadele arkadaşlarına ihanet ederek başladı; sonra Filistin'de kaderlerini paylaştığı insanları sattı. Cumhuriyet'ten, Güneş'ten, Hürriyet'ten, Sabah'tan, girip çıktığı her yerden, arkasında nefret bırakarak ayrıldı. Dostları sorulduğunda, sadece kendisi gibi dönek olan Şahin Alpay'ı Fettullah müridi Fehmi Koru'yu ve her bakımdan meslektaşı İlknur Çevik'i sayabilmesi bu sebeptendir. Tabi Turgut Özal'ı unutmamalıyız.
cengiz_candar3
Örgütün adamı
Cengiz Çandar'ın Turgut Özal'a bağlılığı esas olarak örgütseldir. İkisini birbirine bağlayan, ikisininde bağlı olduğu yerdir; yani Amerika. CIA'nın sosyetesine ve bu ilişkiler sayesinde Pentagon'un girilmez yerlerine giren adam olmuştur. İhanet adamı, belki, ihanetlerin toplamıyla bağlanarak ruhunu dengede tutmaya çalışır. Yaşamını ağlama rolleri dublörlüğüyle geçirmiş zavallı bir ruh. "Çıkar bağı yokmuş, eşitlik varmış" böyle yorumluyor Özal'la olan ilişkisini Cengiz Çandar. Onu sabah gazetesine sokan Turgut Özal, 1991'de Çankaya'ya danışman yapan gene o. Bu kadar da değil Özal, bendesini, aynı zamanda Yatırım finansman A.Ş.'nin Yönetim kurulu üyeliğine getiriyor. Yönetmesi için değil elbette, tıkır tıkır maaşını alıp keyfine baksın, kendisini tamamen hizmete verebilsin diye. Ancak diyebiliriz ki, Cumhurbaşkanı Danışmanlığı'nın vehmettirdiği güç, Cengiz Çandar açısından, maddi çıkarlardan daha önemlidir. Yükseklik duygusu, alçak ruhların en büyük ihtiyacıdır.

Köşesiz

Pentagon beş köşeli şekil demektir. Cengiz Çandar'ın "pentagon" ağzını beşgen haline getirmesi sadece böbürlenmek için değil, aynı zamanda bu sebeptendir. Penragon'a her bakımdan uyum sağladığının ifadesi olarak. Pentagon'un adamları beş köşeli olur. Ama "beş köşeli" demek, köşeli demek değildir. Köşe sayısı arttıkça köşesizliğe varılır.

Kaynak: Hasan Yalçın, Dönekler, Kaynak Yayınları

Derleyen:
Barış TÜRKKAN - 07 Mart 2011 - TGB
http://tgb.gen.tr/

Son Yazılar