korkmayin orgutlenin2

Neden Sonuç İlişkisi!

AKP’nin en büyük başarısı herkesi her şeye alıştırmak.

Medyanın gücü ya da devletin zoruyla.

Toplamda da bir kesim ‘hazır ol’da bekliyor.

Başka bir ülkede olsa, kıyamet kopar ama içerde ve dışarda bunca sorunun yaşandığı Türkiye’de herkes her şeye razı.

Razı olmayanlar da sessiz.

Ya da sessiz kalmayı tercih ediyor.

Tabi ki korkudan.

Sessiz kala kala da her şeye alışıyorlar.

AKP’nin yaptığı her şeye.

AKP, son on yılda sistemi ve toplumu yeniden dizayn etme çabasıyla her gün, her yerde ve her konuda bir şeyler yapıyor.

Çoğu zaman da yanlış hatta tehlikeli işler yapıyor. 

Muhalefet partileri hiçbir konuda AKP’yi durduramıyor.

AKP’nin bunca hatasına rağmen.

Böyle giderse, ki öyle görünüyor, muhalefet de yok olacak.

Örgütlü muhalefetin olmadığı ülke ve toplumlarda her zaman, her şey kötüye gider.

Örgütlü muhalefetin olmadığı ülkelerde toplumlar korkar ve sesini çıkaramaz.

Toplumların sesini çıkaramadığı ülkelerde iktidarlar ‘insanları daha da korkutmak yani sindirmek için daha da baskıcı olur’.

15 Temmuz 2016 FETÖ darbe girişimi ve Nisan 2017 sonrasında başkanlık sistemine geçtikten sonra Türkiye’nin hali.

Devam edecek gibi görünüyor.

Tek bir örnekle;

Türk Lirası yabancı para karşısında tarihinin en büyük kaybını yaşıyor ama kimsenin umurunda değil.

İktidar her gün her konuda ‘orijinal’ yalanlarına devam ediyor.

Anayasa, yasa, hak, hukuk, adalet, gelenekler, kültür, ahlak ve benzeri tüm kurum ve yapılar perişan.

İnsanlar her şeyi kanıksamış durumda.

Bir bölümü farkında olmadan da bu çürümenin bir parçası olmuş.

Olmayanlar ya da olmamak için direnenler her türlü dolaylı-dolaysız saldırıların hedefinde.

Her alanda ve her konuda.

Tek cümleyle;

Bu gidişat çok sevimsiz, can sıkıcı ve Türkiye bunu hak etmiyor.

CUMHURİYET; bu duruma düşsün diye kurulmadı.

CUMHURİYET; bu ülkenin insanlarını çağdaş medeniyet düzeyine çıkarmak için kuruldu.

Çağdaş medeniyet demek; insan gibi insan olmak ve tüm değerleriyle insan gibi yaşamak demek.

Erdemli, onurlu, özgür, samimi, demokrat, kendi içinde ve herkesle barışık.

Pısırık olmamak.

Ülkenin birinde hukuk fakültesinde bir hoca, öğrencilerden birini yanına çağırarak “Adın ne?” diye sormuş. O da “Ali” deyince Hoca, “Çık dışarı” demiş. Nedenini soran öğrenciye arkadaşları tepkisiz kalınca, hoca Ali’yi dışarı atmış ve derse devam etmiş.

Hoca: Yasalar neden vardır?

Öğrenci 1: İnsanların davranışlarını düzenlemek için

Hoca: Başka?

Öğrenci 2: Uygulansın diye

Hoca: Başka?

Öğrenci 3: Güçlüler, güçsüzleri ezmesin diye.

Hoca: Evet ama yeterli değil.

Öğrenci 4: Adalet egemen olsun diye.

Hoca: Evet doğru. Peki adalet ne işe yarar?

Öğrenci 5: Herkesin hak hukukunu korur ve hiç kimsenin hakkına tecavüz edilmesine izin vermez.

Hoca: O zaman korkmadan söyleyin bakalım. Arkadaşınızı atmakla onun hakkına tecavüz ettim mi?

Tüm öğrenciler ayağa kalkarak, “Evet” demiş..

Kızan hoca, “İyi de o zaman neden sesinizi çıkarmadınız?” Adaleti savunma ve uygulama cesaretiniz yoksa yasalar ne işe yarar? Hukuksuzluğa ve zulme karşı tepkisiz kalırsanız insanlığınızı kaybedersiniz. İnsanlık hiçbir zaman pazarlık konusu olamaz” diye konuşmuş.

Öğrenciler derin düşüncelere dalarken Hoca dışarı çıkıp Ali’nin elinden tutarak içeri almış ve herkesin önünde ondan özür dilemiş: “Gücümü kullanarak sana haksızlık ettim, sana yaptığım zulümle herkesi korkutup sindirdim. Sonra da insanlığını kaybetmiş bir gücün ne denli tehlikeli olduğunu anlatmaya çalıştım” demiş ve öğrencilere dönerek, “Bugünkü dersimiz bu kadardı. Hepiniz adaleti temsil ettiğinizde bugünü asla unutmayın yoksa insanlıktan çıkarsınız” diye seslenmiş.

Yirmi yıl süreyle hakim ve savcı olan öğrencilerini takibe alan hoca, bir çoğunun o günü hatırlamadığını görmüş ve “Görmez olayım” diyerek insanlığından utanmış.

Türkiye’de 87’i devlet, 132 hukuk fakültesi var ve 2018’de 18 bin 717 ‘hukukçu’ mezun olmuş.

Sonuç?

Memleketin hali!

Hüsnü MAHALLİ - 09 Eylül 2020

Son Yazılar