avanak bir kufur edip geliyorum225

Gırgır da Gırgır!

Bugün Gırgır dergisinin ilk sayısının yayımlanışının 47’nci yıldönümü.

O gün doğan çocuk, bugün 47 yaşında.

Ve ülkenin bugün en çok ihtiyaç duyduğu siyasi mizah, nicedir korku ablukasında.

Bu ülkede yıllarca muhalefetin güçlü ve neşeli kalesi olan, dönem dönem efsanevi satış rekorları kıran Gırgır;

Sivri dilliydi.

Korkusuzdu.

Muzipti.

Gençti.

Dinamikti.

Solcuydu.

Kendisinden önceki mizah dergilerinin aksine sokak dilini severdi.

Edepsizdi.

Ama en önemlisi müdanasızdı.

Hiç acımaz, iktidarı yerin dibine sokup çıkarırdı. Liderlerin hepsiyle dalga geçerdi. 

Bunu yaparken de dilini sakınmazdı, korkmazdı.

Olaylara kimselerin bakmaya cesaret edemediği açılardan bakar, kimselerin kuramayacağı cümleler kurar, taşı gediğine rahatça koyardı.

Kâğıt üzerinde Haldun Simavi’nin malıydı ama aslında Oğuz Aral’ın dergisiydi.

Yediden yetmişe okunur, ülkenin siyasi dilini oluşturur ve halkın meselelere bakış açısını belirleyebilecek kadar güvenilir ve müdanasız dururdu.

Ülkede ne olupbittiğini gazetelerden çok Gırgır’dan öğrenirdiniz. 

Gündemi de o belirlerdi, gündeme tepkiyi de...

Bir avuç serseri çocuk ve başlarında tatlı sert bir şövalye....

Bu ülkede onlarca nesle muhalefetin gücünü mizahla öğretti.

Çizerleri defalarca yargılandı, dergi defalarca kapatıldı, gelen tehditlerin bini bir paraydı...

Ama Gırgır yıllar boyu tüm siyasileri korkmadan kapağına taşıdı, karikatürlere malzeme yaptı ve diğer mizah dergilerine gözü pek genç mizahçılar yetiştirdi.

Sonra bir gün bitti.

Dergi değil... mizah bitti. 

Bayrağı Gırgır’dan devralan ve hiçbir medya patronuna bağlı olmadan kendi dergilerini çıkaran, çağının gereği siyasi mizahı yeri geldiğinde ustalarından çok daha sert yapan mizah dergilerinin nefes alabileceği alan bitti.

Bugün hâlâ zar zor ayakta kalan...

Ve büyük para cezalarına çarptırılmadan, yazarlarını, çizerlerini hapislere attırmadan var olmaya çalışan birkaç muhalif mizah dergisinin cesaretine hunharca kelepçe vuran bu ülkede...

Artık kimse yarım yüzyıl önce bir mizah dergisinin sahip olduğu özgürlük alanına adım atamıyor.

Hiçbir dergi iktidardaki siyasileri eskisi gibi kapağına fütursuzca taşıyamıyor.

İktidarın rezilliklerini soylu ve zeki bir mizah diliyle eleştiremiyor.

Artık herkes şakasını yaparken bin kere düşünüyor.

Çoğu zeki ve yerinde şaka otosansüre kurban gidiyor.

Ve mizah nicedir sıkıştırıldığı ufacık bir köşede usul usul ölüyor.

Bunda, çağın değişen iletişim dilinden çok, ülkenin tepesine çöken tehditkâr iktidarın imzası var.

*** *** ***

Mizah aslında iktidarın turnusol kâğıdıdır.

Bir ülkede artık cesur bir mizah yoksa resmen faşizm vardır.

Mine SÖĞÜT - 26 Ağustos 2020

Son Yazılar