CHP'ye Gösterdikleri yol AKP çizgisine çıkıyor

Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’de, iktidara gelmenin yolunun siyasi olarak AKP çizgisine yaklaşmaktan geçtiğine inanan kesim bastırmaya devam ediyor. CHP'nin bu yola girmesi yönünde parti içinden ve dışından bastıran bu isimler kimler?


Türban konusundaki gelgitli açıklamalar, 29 Ekim resepsiyonuna katılım meselesinde çıkan farklı sesler, CHP’nin yeni dönem politikalarının parti içinde henüz tam anlamıyla benimsenmemiş olduğunu gösterdi. Parti yönetiminde Kılıçdaroğlu ile birlikte öne çıkan ve AKP'ye daha fazla benzemek gerektiğini savunanların yanı sıra, parti dışından CHP yönetimine daha fazla liberalleşme telkin eden bazı isimler var.

CHP yönetiminin içine bakıldığında kabaca üç kesim olduğu görülüyor: CHP’nin özellikle laiklik konusundaki hassasiyetle özdeşleşen klasik çizgisini günümüz koşullarında bir ‘hata’ olarak gören, patronlar dünyasıyla da daha içli dışlı olmayı savunan ‘AKP gibi olalımcılar’; geçmişte kimi sol hareketle de ilişki kurmuş, Baykal döneminde de üst düzey görev almış ve iktidar hedefine ulaşamamaktan kaynaklanarak pragmatik davranmak gerektiğine inanan ‘AKP çizgisine azıcık yaklaşalımcılar’ ve aklı karışık olmakla birlikte ‘klasik çizgide ısrar edelimciler.’

CHP’nin son birkaç aylık performansı CHP’nin siyasi çizgisini belirleyenlerin ilk grup olduğunu ortaya koydu. Bu grupta yer alan bazı isimler şu anda parti politikalarının belirlenmesinde niteliklerinden öte bir ağırlık oluşturuyorlar.

"Çarşafla barışalım"

CHP’de “yeni yol” arayışlarının önde gelen isim Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin. İstanbul il başkanlığını yürüttüğü dönemde çarşaflılara parti rozeti takarak CHP’de “çarşaf açılımı” başlatan Tekin, bu açılımın kendilerine oy kazandırdığını iddia etti.

Daha sonra Zaman gazetesine konuşan Tekin, “laiklik tartışması yok toplumun gündeminde. Şeriat gelecek, komünizm gelecek... Hep bu korkularla büyütüldük” diyerek bugünkü çizginin ilk işaretlerini vermişti.

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart da Tekin’e yakın duran, dolayısıyla yeni çizgiye olumlu bakan isimler arasında gösteriliyor. Kart, Konya’da bir ilköğretim ilkokulunda türban takma girişimini gündeme getiren milletvekili olsa da, daha sonra yaptığı açıklamada “türban avında” olmadığını belirtme ihtiyacı duydu. Kart ayrıca, partisinin türban konusundaki son dönem siyasetini onaylayan açıklamalar da yaptı.

CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Sevigen de bu ekibe ve çizgiye yakın durmaya çalışan milletvekillerinden biri olarak dikkat çekiyor. Sevigen’in bu yöndeki son açıklaması Köşk’teki 29 Ekim resepsiyonuna katılacağını söylemesi oldu. Sevigen, “Bu bir bayramdır, davet yapılmıştır. Köşk’teki resepsiyona katılmayı düşünüyorum” dedi.

"Yeni orta sınıflarla buluşalım"

Bu kesim arasında öne çıkanlardan biri de parti meclisi üyesi, CHP Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu Başkanı Sencer Ayata. Sosyoloji profesörü olarak CHP’nin ‘seçmen tabanı’, ‘üniversiteler ve türban’ gibi başlıklarında söz sahibi olan Ayata, CHP için “yeni orta sınıf” formülünü ortaya attı. . CHP’nin dar gelirli kesimlere seslenmesi gerektiğini inkar etmeyen Ayata, hedef kitle olarak merkeze “yeni orta sınıfların” kazanılmasını yerleştirdi. Daha çok dar gelirlileri, memurları tanımlamak için kullanılan “orta sınıf” kavramı yerine kullanılan “yeni orta sınıflar” toplumun emekçi karakteri zayıf, tüketimci, üst sınıflara öykünen kesimlerini oluşturuyor.

Ayata’ya göre “yeni orta sınıf” işlerine karışılmasından hoşlanmayan, tarikat - ağalık gibi yapılardan ürken, uydu kentlerde oturan, ev kadını olsa bile eğitimli, dünyayı keşfeden ve bunu topluma yayan insanlardan oluşuyor.

"Patronlara yaklaşalım"

Çizgi değiştirmenin yükselişin yolu olduğunu telkin eden isimlerden biri de tekstil patronluğundan CHP Genel Başkan Yardımcılığı’na gelen Umut Oran. Oran, birkaç gündür Vatan gazetesine verdiği röportajla gündemde. CHP’nin hatalarından, “12 Ok’un güncelleştirilmesinden” bahseden Oran’ın esas özelliği ise CHP’nin patronlar dünyasının endişelerini gidermek açısından önemsediği bir figür olması.

CHP'de genel başkanlık koltuğunun el değiştirmekte olduğu günlerde Milliyet’ten Serpil Yılmaz’a konuşan Umut Oran, kendisine iş dünyasının korkuları sorulduğunda şu yanıtı veriyordu:

“İş dünyasının teminatı benim, sorun olmayacağına dair güvenceyi veriyorum. Oda, birlik ve dernek başkanlarının yanı sıra Washington, Brüksel, Paris, Zürih’ten arayanlar oldu; hepsine görev verilsin veya verilmesin ‘Sorumluluk alacağım’ dedim” diyordu.

"Sağ'la buluşalım"

CHP’nin geleneksel politikalarına karşı çıkmasa da parti içinde sağcı kimliğin temsilcilerinden biri ise Kılıçdaroğlu’nun başa gelmesiyle partiye katılan hukuk profesörü Süheyl Batum. Batum’un ismi CHP’ye katılmadan önce Demokrat Parti genel başkanlığı için geçiyordu.

Yine yeni partinin vitrindeki isimlerinden Faik Öztrak, AKP’nin de aynen devam ettirdiği Kemal Derviş politikalarının savunucularından biri. Bu nedenle Öztrak’ın parti yönetimine gelmesi, CHP’nin bugünlerde esamesi okunmayan ‘devletçi’ ekonomi politikalarını yumuşatılmış biçimiyle de olsa savunmaya devam edenlerde büyük hayal kırıklığı yaratmıştı.

Dışarıdan akıl verenler de çok

CHP’yi içeriden yeni rotaya sokmaya çalışanlar olduğu gibi, uzun süredir dışarıdan da liberalleşme, bazı başlıklarda AKP çizgisini model alma çağrısı yapan pek çok isim var.

Bu isimlerden biri son zamanlarda CHP’nin düzenlediği bazı toplantılarda boy gösteren, son olarak İstanbul toplantısında öne çıkan Koç Üniversitesi öğretim üyesi Fuat Keyman. Sol’a ve CHP’ye akıl vermeye çalışan Keyman görüşlerini Taraf gazetesinden Neşe Düzel’e verdiği bir röportajda şöyle dile getirmişti:

“Solun milliyetçiliğe nasıl dönüştüğünü anlamak için, egemen konumunu giderek kaybeden ve tepkici hale gelen laik orta sınıfı da konuşmak gerekir. CHP kadar, bu eski laik orta sınıflar da bugün bir sorun bu ülkede. Halbuki Batı ülkelerinde orta sınıf böyle değildir. Biliyorsunuz, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki demokratik hareketler o ülkelerde ağırlıklı olarak orta sınıflar tarafından yürütüldü.
(...)
Sol, özgürlüklerin başkalarının özgürlüklerini zedelemeyecek şekilde kullanılmasını ister. Başörtülü kadınla başörtüsüz kadının haklarını eşit olarak savunur ve GATA’nın başörtüsü yasağına 'hayır' der. Sol, üniversitede başörtüsünün özgür bırakılması gerektiğini söyler. Solun dindarlarla da, Kürtlerle de, Alevilerle de, gayrı Müslimlerle de ilişkisi eşit vatandaşlık temelinde olur.
(...)
Sol, AB’ye 'evet' der. Türkiye’de demokratikleşmenin ana ekseni AB içinde tartışılan demokrasi normlarıdır ve insan haklarına saygıdır. Türkiye’nin yüzü proje olarak her zaman Avrupa’ya dönüktür ve gerçek sol AB sürecini desteklemelidir."

Bir seçim sonucunu yanlış tahmin eden, ikincisini doğru tahmin edince ‘siyaset kahini’ ilan edilen Tarhan Erdem de CHP hakkında analizler yapan, CHP’ye politika önerilerinde bulunan isimlerden bir diğeri.

Erdem anayasa referandumundan önce CHP’nin hayır ya da evet politikası olmadığını açıklamasını önermiş, hayır demek “CHP tutucu, kapalı politikalarına devam edecek demektir” demişti.

Erdem bir haber sitesine verdiği röportajda CHP'nin 'türban serbestisini' savunması gerektiğini söylemişti. CHP'nin seçim başarısının gericiliğe tavizden geçtiğini savunan Erdem, şunları dile getirmişti:

"Bir rahatlama olur elbette, halk partisine daha rahat bakmak ister, ama başka deliller de arar. Tek söz bu blokajı yıkmaya yetmez. İnsanlar rüzgâra bakarak oy vermez, bu partinin güvenilir, ciddi, devlet yönetebilir bir parti olduğuna tek sözle ikna olmaz. 'Merdiven altındaki başörtülü kızlar' ifadesini kullandı Kılıçdaroğlu. O insanları ikna etmek için tek başına, bu söz yeter mi? O kızlar oraya nasıl gelmiş, milyonlarca yoksul adayı genci kapsayan diğer konuların içinde bu söz ne anlama geliyor?"

Aynı röportajda Kılıçdaroğlu'nun türban konusunda farklı düşünen Necla Arat gibi isimlerle yolunu ayırması gerektiğini savunan Erdem, "Necla Hanım’ın başörtüsü konusundaki kanaatine atıfta bulunarak, 'Biz bu düşünceleri terk ettik. Eskiyi unutamıyorsanız, yenilenemiyorsanız bu partide kalmayın' gibi bir tavır geliştirmeli. Ama diyemiyor" demişti.

(soL-Haber Merkez) - 27.10.2010
http://haber.sol.org.tr/

Son Yazılar