kim bu kilicdaroglu4

CHP depresyondan çıkamaz!

CHP depresyondan çıkamaz, çünkü ‘dürüst’ ‘açık’ konuşan yok,

an itibariyle CHP, kapıyı kendi üstüne ‘içerden kilitlenmiş’ durumda.

Üç-beş yıl öncesine kadar yazarlar siyasiler, metinlerde, gizli saklı imalı olanları çıkartmaya anlamaya çalışırdı. Aslında şunu dedi, şunu mu demek istiyor, aslında şöyle bir anlam çıkıyor, gibi.

Bu gizli saklı anlam çıkarma çağı çok şükür sona erdi, şimdi herşey ayan beyan ortada.

Ortada gizlenmiş hiçbir şey yok.

Nasıl, PKK, cemaat, AKP, hırsızlıkları tezgahları kumpasları niyetleriyle apaçık toplumun önündeyse, artık CHP’de ‘gizli niyet’ ‘ima’ okumaya gerek kalmadan çırılçıplak ortada.

Ancak yeni bir moda trend başladı, şimdi, bunca dümen bunca hırsızlığa rağmen ‘olanı’ görmemek modası başladı.

Hırsızlıklar tezgah açıkça toplumun önünde ama yazarlar ve siyasiler hala hırsızlık ve dümenin adını vermemekte bahsetmemekte direniyor.

Pek tabii kıvırmanın imkanları sonsuzdur, mesela şöyle yazıyor: ‘yolsuzlukların üstüne gidilmeli’… Dikkat edin, bu yazıda ‘fail’ yok, yani kimseyi karşına almamış olursun, ikinci, bu cümleyi kurarak yolsuzluk karşısında güya kalem oynatan kahraman gazeteci de oluverirsin, işte bu cinlikleri de artık toplum yemiyor.

SEÇİMİN KAYBEDİLİŞİ ACIDIR AMA DOĞALDIR!

Reklamcılıkta ‘kiraz toplama’ diye bir tabir vardır, işletmeci hep iyi yaptığı işlerin reklamını yapar, kötüleri aksaklıkları rezilliklerini göstermez.

Bilimsel ve halkçı bir tavrınız varsa, gerçek’in iki yüzünü de göstermelisiniz.

Açık ki CHP bugünlerde birkaç ‘kiraz’ toplayıp gösterecek ama bu birkaç kirazı da kalmamış.

Seçimi neden kaybettin diye çıkışırken buna tek bir sebep aramak da şüphesiz yanlış.

Seçimin kaybedilişi acıdır ama doğaldır.

Doğal olmayan Pensilvanya’ya pirince giderken bulgurdan olmaktır.

Doğal olmayan, neşeli coşkulu kitleleri depresyona iten tarihin affetmeyeceği partinin sonunu getiren büyük hatalardır ve hala karşınızda kandırılacak çocuk varmış gibi bu hataları örtbas etmeye çalışmaktır.

CHP’li seçmen seçim yenilgisinden çok, CHP’nin beyni konusunda büyük bir hayalkırıklığı yaşıyor.

Öyle sert bir mutsuzluk ki,  bir parti an itibariyle yerle bir oluyor, içten içe unufak olup tarih sahnesinden çekiliyor.

Ve bu büyük depremin dahi farkında değiller, çünkü içerden mertçe halkına konuşacak ‘tek dürüst adamları’ kalmamış. Ve bu ‘CHP bambaşka bir bir şey olmuş’ fikri, seçim sonrası tam anlamıyla seçmenin kafasına çivi gibi çakıldı…

CHP SEÇMENİNE BU KORKUNÇ FELAKETİ HİÇBİR ŞEKİLDE AÇIKLAYAMIYOR!

CHP’de artık başka bir ‘tarih’ başlıyor, an itibariyle seçim yapılsa CHP yüzde on barajını geçemez, bir felaket yaşanıyor, ama hala farkında değiller, seçim sonrası kırgınlık isyandır diyorlar, ama, böyle değil, bir muhalefet bir direnme kalesi olarak CHP terk ediliyor.

Buna rağmen CHP, seçmenine, an itibariyle, bu korkunç felaketi hiçbir şekilde açıklayamıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu cemaatle yasak ve günah bir ilişkiye girdi, şimdi elinde hangi camii kapısına bırakacağını bilmediği bir gayrimeşru oğlu oldu.

Ve CHP’li seçmen bu gayrimeşru çocuğu kabullenmiyor, kabullenmeyecek, bir muhalefet partisi varmış yokmuş artık bu saatten sonra seçmenin umurunda değil, eğer sıkı bir dayak yemek istiyorsanız bugünlerde seçmenine CHP’de neler olup bittiğini sorun.

Bu yasak günah gayrimeşru ittifak CHP’nin 90 yıllık sütunlarına dinamit yerleştirdi ve CHP’nin tüm tarihi boyunca yaptığı en feci affedilmez yanlış olarak CHP’nin sonunu hazırladı.

Bu ilişkiye neden girdi, hangi akılla girdi, artık bunun cevabı kalmamış, depresyon burada başlıyor, bu cevabı merak eden de kalmadı, bir CHP’linin yüzüne bakmak isteyen de.

Bu soruya verilemeyen cevap seçmeni ‘partisiz’ bırakmış ve eli kolu bağlı çaresiz büyük bir depresyonun içine itmiştir, heyecan yok, umut yok, CHP’den artık bir beklenti yok, konuşan yok, coşku yok, depresyon burada başlıyor, eleştiren de yok, depresyon burada başladı, sandalyeleri havaya fırlatan bir enerji dahi kalmadı.

Aslında cemaat’le ittifak kararı CHP’li seçmen için hayırlı olmuştur. Çünkü o tepedeki heyetin zekası çürümüş elma gibi yere düşmüştür.

Allah mahfaza bu çürük beyin cemaatle bir seçim başarısı yaşasaydı CHP’nin hali o zaman nicolurdu?

Allah’a bin şükür bir yalan rüzgarı bu çürük elmaları bir seçimle teşhis teşhir temaşa temayüz cıscıplak önümüze koydu.

Bu yasak ilişkiyle bir seçim başarısı olsaydı, asıl felaketi o zaman görürdünüz. Samanyolu TV çoktan CHP genel başkanlık odasında kasıntı havalarıyla yayına başlamıştı. Hatta, madem ittifakımız seçim başarısı getirdi, şu genel sekreterliği de falan il başkanlıklarını da cemaatimize lütfetseydiniz gibi ince diyaloglar derin siyasetlerine başlardı. Yani cemaat-CHP ittifakı tutsaydı, Fethullah Gülen’in şunu yap bunu yap direktifleri çoktan devredeydi.

SAYIN KILIÇDAROĞLU CHP'NİN DOĞASIYLA OYNAMA HAKKINA SAHİP DEĞİLSİNİZ!

Sayın Kılıçdaroğlu, CHP’de her türlü politika yapma hakkına şüphesiz sahipsiniz, ancak, CHP’nin doğasıyla oynama hakkına sahip değilsiniz.

Sayın Kılıçdaroğlu, CHP’nin doğasıyla oynama hakkına da sahip olabilirsiniz, ama, neresiyle nasıl neden oynadığınızı da seçmeninize açıklamak zorundasınız.  

Ve her siyasi davranışlarından sorumludur diyeceğim ama, seçmenin size karşı bir soru soracak hali mecali umudu önemsemesi hiç kalmadı.

CHP elli yıldır seçimlerde yeniliyor, tekrar ediyorum, size kimse seçim yenilgisini sormuyor, size sorulan, bu cemaat ittifakını kim düzenledi, hangi güçler, hangi tezgah, kimin fikriydi?

Siz de modaya uyup bu kadar açık aleni bir gerçeği ‘gizlemeye’ ‘yandan dolanmaya’ çoktan başladınız, depresyon burada başladı, örtbas gayretlerinizi dahi takan umursayan yok.

Sayın Kılıçdaroğlu, bu seçimlerde, elli yıldan farklı bir şey oldu, o da, CHP, sadece seçimi değil, hayallerini kaybetti. An itibariyle ‘varlığı’ tehdit altında.

Ve bir yazar olarak etrafınızda dizili kimsenin size söyleyemediği zehir yorumumuz şudur ki, bu seçimlerde CHP’li seçmen sadece sandığı değil, ‘partisini de’ kaybediyor, büyük facia budur.

Allah insanı felaketlerle belalarla kazalarla ‘eğitir’, lut kavmi mesela, sapık ilişkiler yüzünden helak olduğu rivayet edilir, bu partinin başına ‘dürüst’ ‘açık’ sloganlarıyla geldiniz, o halde, bu gayrimeşru ilişkiye neden girildiğini dürüstçe anlatın, klinik tedaviye birazcık katkısı olur.

Yani, CHP’ye geldiğiniz andan itibaren bu parti zaten bu gayrimeşru yol’a çoktan girmiş, çoktan ‘dizayn’ emri verilmiş ve sizler de bu emirleri harfiyen yerine getirerek CHP’nin işini bitirmekle mi görevlendirildiniz, CHP’li seçmen bu soru dışında vereceğiniz hiçbir cevabı hiçbir şekilde ciddiye almıyor, cevabını beklediği tek soru budur?

CHP UNUFAK OLMUŞTUR!

Ergenekon-Balyoz’un yedi yıllık sürecinde, bir takım yazarlar ve siyasilerle ortak bir düşünceyi defalarca dile getirmiştik, Türkiye’nin milli kalelerine büyük bir saldırı ve işgal var, diye, ve eklemiştik, bu saldırının asıl ayağı, yüzde yirmibeşlik muhalif kitlelerdir, bu yüzden hedefleri sadece yazarlar ve askerler değil, CHP’nin ta kendisidir.

An itibariyle bu ‘saldırı’ amacına ulaşmış CHP unufak olmuştur.

Geziyle ayağa kalkan coşkun seller gibi muhalif kitleler, güvensiz sevinçsiz hayalsiz ve partisiz kalmıştır, kesinlikle haberiniz yoktur, hayata an itibariyle partinizle hiç alakası olmayan başka evrensel sorular soruyorlar, bu dünyaya biz niye geldik, gibi…

Oysa, Ergenekon-Balyoz operasyonlarının en karanlık saldırıları altında dahi bu muhalif kitleler santim yerinden oynamadı, milim geri adım atmadı, hava işgal havasıydı ama bedenlerine kendilerine inançları tamdı ve kumpasları tezgahları kırıp başardılar ve bu kitlesel güveni seçim öncesi getirip CHP’nin eline büyük bir zafer gibi hediye ettiler.

Ve siz bu zaferi, bu insanları içeri tıkan şeytan ve casuslarla ittifaka girip bir günde söndürdünüz, büyük başarı(!)

Şüphesiz kitleler muhalefetini sürdürecek mecralarını sokakta internette yeni arayışlarla doludizgin sürdürecek, ama CHP bu arayışın artık çok çok uzağında, çünkü bu depresyondan sizi çıkartacak açık dürüst halkıyla gerçeği konuşan tek kişi kalmadı aranızda.

Sayın Kılıçdaroğlu, bütün içtenliğimle söylüyorum: vereceğiniz cevabı merak eden kimsecikler kalmadı.

Yılmaz Güney filmleri son sahnesinde hep aynısı yazardı:

BİTTİ…

Nihat GENÇ - 17 Nisan 2014 - Odatv

Son Yazılar