ufuk soylemez225

Merkez'den 'panik' atak!

Hızla eriyen rezervler, dogmatik - ideolojik bir imam hatip zihniyetiyle dayatılan

''sözde" para politikaları ve erozyona uğrayan itibarı karşısında, Merkez Bankası tam bir "panik atak" yapmak zorunda kaldı.

Tamamıyla geç kalınmış, yararı da kısa vadeden öteye gidemeyecek şok bir faiz artırımına yöneldi. Ama ne yönelme. Neredeyse tüm politika, repo ve borç verme faizlerini %100 arttırdı, 2 katına çıkardı.

2014 yılı enflasyon hedefini daha yılın ilk ayı bitmeden 5,3'ten 6,6'ya yükselti ve faizleri de sıcak paracılara yaranmak için 2 katına çıkardı.

Bu adımlar, döviz kurlarında geçici ve kısa vadeli bir gevşemeye yol açsa da, bana göre uzun vadede yukarı yönlü baskıyı değiştirmeyecektir. Çünkü dış konjonktör de, iç siyasi dalgalanmalar da istikrarsızlığı ve belirsizliği artıracak bir seyir izlemektedir.

Öte yandan, faiz artışı büyümeye negatif etki edecek, borsayı bu yıl da perişan edecektir. Kredi maliyetleri yükselecektir.

Halbuki, sorun yapısaldır. 500 milyar doları aşan iç ve dış borçların 367 milyar doları dış borçlardan oluşuyor.

Dövize olan talep, işte bu dış borcun 255 milyar dolarını üzerinde taşıyan özel sektörden geliyor. Yani sıcak paranın faizi düşük bulduğu için çıkışından ziyade, iç ve dış ekonomik ve politik dalgalanmalar, kaygılar ve istikrarsızlık beklentileri nedeniyle, dövize olan yerli talebinden kaynaklanıyor.

Siyasi gerilimin hem kısa, hem de orta vadede daha da artacağı anlaşılıyor. Bu nedenle olumsuz beklentilerin faizde panik artışla bile giderilmesi kolay görünmüyor.

Kimseden çekmedi 'faiz lobisinden' çektiği kadar!

İşin diğer garip tarafı, T. Erdoğan'ın her ağzını açtığında düşman ilan ederek, savaş açtığı (soyut) "faiz lobisinin" önünde diz çöktüğüdür.

Emirle, dogmatik - ideolojik önyargılarla ve "faiz lobisiyle" mücadele eden "kahraman" edalarıyla, ekonomi gemisinin yürümediği bir kez daha görüldü.

Kamusal bankaların başına getirilen imam hatipli bankacılar, T. Erdoğan'ı hayal kırıklığına uğratmaya devam ediyorlar.

Rezervler eridikten sonra, Merkez inandırıcılık erozyonuna uğradıktan, dolar 2,39'TL'ye kadar çıktıktan sonra, alınan bu rekor faiz artışı kararının etkisi sınırlı ve kısa vadeli olacaktır.

Ama enflasyonun ve işsizliğin çift hanelere yönelmesi, büyümenin daha da zayıflaması ve borsanın yerlerde sürünmesi kaçınılmaz görünüyor.

Bu işin çivisi çıktı, el parasıyla ithalat, tüketim ve borçlanmaya dayanan, finansal cambazlıkların sonuna gelindi.

Artık kumarhane kapitalizminin, ahbap - çavuş kapitalizminin ve vicdansız vahşi kapitalizmin gideceği bir yer yok. Çözüm, ne kumarhane kapitalizminde, ne de gümrük duvarlarının arkasına saklanan kapalı bir devletçi - ekonomik anlayışta. Çözüm, ulusal çıkarları gözeten, gerçekçi kur uygulamasıyla, katma değer ve istihdam yaratan, sermayeyi tabana yayan, adil ve haklı rekabetin olduğu, kamu ve özel sektörün, karma milli ekonomik modelinin Türkiye'ye özgü olarak hayata geçirilmesinde.

Yoksa bakmayın siz, gırtlağına kadar döviz borcuna batmış çıkarcı holding medyasının sevinç gösterilerine, histerik çığlıklarına. Bu yol ekonomide çıkmaz yoldur ve bu filmi biz daha önce defalarca gördük.

Olan T. Erdoğan'a oldu. Yarattığı sanal "faiz lobisinin" fendi, Merkezi yendi.

T. Erdoğan'a faiz lobisinin tokadı, Merkez'de panik atağa sebep oldu.

Ufuk SÖYLEMEZ - 30 Ocak 2014 - Aydınlık

Son Yazılar