gdo yasam patentlenemez225 

AKP; halk sağlığına zararlıdır!

Ulusal Eğitim Derneği Isparta Şubesi Basın Açıklaması

Başbakan Erdoğan, Yeşilay tarafından Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Global Alkol Politikaları Sempozyumu'nda;“Anayasada gençlerin alkolün zararlarından korunması gerektiği yazıyor.

Yasal düzenlemelerle de bu adımları atacağız.”“Bira milli içki olarak halka sunulmuştur. Hâlbuki bizim milli içkimiz ayrandır. Biliyorum bazı medya grupları bana saldıracak. Ama milletimin sağlığı için varsın saldırsınlar”

Başbakanın sözleri; On yıldır planlı olarak adım adım uygulanan “kendi inanç ve yaşam tarzlarını tüm topluma dayatma, toplumu dönüştürme” projesinin uygulanma zincirinin yeni bir halkasıdır

Gerçek amaç, alkol ve alkollü ürünler yasağını “halk sağlığı” üzerinden yaşama geçirmektir.

Toplum mühendisliğine soyunan AKP iktidarı, yaşam tarzlarına müdahalede sınırları zorlamaktadır.

Nasıl ki “türban”, sözde inanç özgürlüğünün sembolü olarak kullanılmışsa, yıllardır gündemde olan içki yasağı da toplumsal yaşama müdahalenin önemli sembolü olarak kullanılmaktadır. Siyasal İktidar; Alkolün yasaklanması için “halk sağlığı” kılıfını ortaya atmaktadır.

Oysa içki karşıtlığını "insan sağlığı" üzerinden savunan ve bu yüzden "helal gıda" yönetmelikleri çıkaran AKP, GDO’lu ürünler karşısında ilgisizdir.

- Halk sağlığı açısından büyük tehdit oluşturacak olan nişasta bazlı şeker ve genetiği değiştirilmiş besinlerin tüketilmesinin önünü açmaktadır,

-  2010 yılında GDO'lu ürünlerde etiket kullanılması zorunluluğunu içeren yönetmelik çıkaran AKP iktidarı, aradan geçen bunca zamana karşın, GDO'lu ürünlerin etiketine "genetik yapısı değiştirilmiştir" ifadesinin yazılmasını isteyen yönetmeliği uygulamaktan kaçınmaktadır.

-  "Şeker Kanunu Tasarısı" ile daha önce yüzde 5 olan nişasta bazlı şeker kotasını, pratikte hükümet kararıyla sınırsız oranda artırılabilecek şekilde düzenlenmiştir. AKP iktidarı; başta obezite olmak üzere insan sağlığına büyük zararı olan bu ürünü Türkiye’de yaygınlaştırmak adına büyük çaba harcamaktadır. Cargill gibi bu alanda çalışan ve büyük paralar kazanan uluslararası tekeller tarafından üretilen nişasta bazlı şekerde genetiği değiştirilmiş mısır kullanılıyor. AB ülkeleri arasında en yüksek kota, yüzde 2. Fransa, Hollanda ve İngiltere’de, nişasta bazlı şeker tamamen yasak. Ama Türkiye’de iktidar; nişasta bazlı şeker kotasını, hükümet kararıyla sınırsız oranda artırılabilmenin önünü açan yasaları “halk sağlığını” çöpe atarak çıkarmakta bir sakınca görmemektedir.

-  Yeni sağlık politikaları ile birlikte, bireyin genetik hastalıklar dışında kalan bütün hastalıkları parayla tedavi edilir hale getirerek halk sağlığını sadece paraya endeksli,  hastaya ise  “yolunacak kaz” gözüyle bakan bir anlayışı yerleştiren AKP, sağlık sisteminde geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açmıştır.

Açlık sınırının 1.012,41 lira, yoksulluk sınırının 3.297,76 lira olduğu ülkemizde, asgari ücret ise 773,01 TL'dir.  Bu koşullar altında, AKP iktidarınca, ülke nüfusunun ezici çoğunluğu “açlık sınırının altında” yaşamaya mahkûm edilmişken, Başbakanın “halk sağlığı” için alkollü içkileri yasaklamaya soyunması ne yaman bir çelişkidir.

AKP hükümeti, Çalışanların içinde bulunduğu “SAĞLIKSIZ KOŞULLARI” gerçekten düzeltmek istiyorsa, İçki yasağını, “varlık barışı” uygulamasını değil,   “yoksul barışı” uygulamasını gündeme getirmelidir. 

AKP hükümeti; halkın sağlığını değil, kırkharamilerin, yani bir avuç yandaş soyguncu ve yağmacının, varlıklarına varlık katabilmenin hesabını yapmaktadır. Bu nedenlerle de AKP; “halk sağlığına” gerçekten zarar vermektedir.

ULUSAL EĞİTİM DERNEĞİ ISPARTA ŞUBESİ KURUCU YÖNETİM KURULU - 28 Nisan 2013 - Isparta

Son Yazılar