ilgi_oyuna_degil_ataturkeydi_mujdat_gezen225

1881 : İlgi oyuna değil Atatürk'eydi !

Müjdat Gezen, Ankara'da sehnelenen oyunu ‘1881'le ilgili Aydınlık'a anlattı : "İlgi oyuna değil Atatürk'eydi!"

Müjdat Gezen'in yazıp yönettiği '1881', zarar etme pahasına da olsa 44 kişilik kadrosuyla sahneleniyor.

Atatürk'ün yaşamını konu alan ve ilginin yoğun olduğu 1881' için Gezen, 'Sadece Atatürk'ün doğum tarihi bile bazılarını ürkütmeye yetti. Sadece doğum tarihi bile' diyor!

Müjdat Gezen'in yazıp yönettiği "1881" adlı oyunun dün Ankara Halk Tiyatrosu Kültür Merkezi'nde Ankaralılarla buluştu.

Sponsor desteği ve devlet yardımı olmadan 44 kişilik kadrosuyla zarar etme pahasına sahnelenen, Atatürk'ün yaşamını konu alan "1881"e Ankaralılar'ın ilgisi yoğundu. Oyunun sonunda Müjdat Gezen ile oyunu ve Türkiye'deki son gelişmeler üzerine konuştuk.

• Sponsoru olmayan, devlet yardımı almayan, salonu doldurduğu zaman bile maddi olarak zarar eden, 44 kişilik bir kadroyla Atatürk'ün yaşamını anlatan 1881’i sahneliyorsunuz, ilk gösterimi 10 Kasım'da yapılan oyununuza yoğun bir ilgi vardı, bunu neye bağlıyorsunuz?

Mizahla ilgili olmayanlar...

Tiyatrom kurulduğundan beri devlet desteği talep etmiyorum.

Kendi yağımda kavrulmayı seviyorum.

Sponsorumda yok, desteğim de...

Bir tek desteğim var oda seyircim.

Kurulduğumuzdan beri beni hiç yalnız bırakmadılar.

"Aptal" oyunu olsun, bundan evvelki "Mustafam Kemal’im” olsun, ondan evvelki oyunlarımız olsun hep dolu gitti.

Ama bu oyuna bu kadar ilgi gösterilmesinin nedeni, Müjdat Gezen değil, ilgi Atatürk'e...

• Hükümetin mizah ve sanatla olan sınavını nasıl değerlendiriyorsunuz?


Biz 1970’li yılların başından itibaren İsmet Paşa dahil, aklınıza gelebilecek ne kadar Başbakan varsa hepsinin taklidini yaptık.

Hatta bazıları karikatürlerinin koleksiyonunu yapardı. Bazıları yer ayırtırdı. Hoşlarına giderdi taklitlerinin yapılması.

Bugüne kadar. Fransa'da De Gaulle'ün bu konuda çok güzel bir anekdotu vardır.

De Gaulle bir gün Kültür Bakanı'nı çağırtıyor.

Diyor ki; 'Üstat, son zamanlarda karikatürlerim çizilmez oldu. Yoksa halk artık beni sevmiyor mu' diyor.

Bu çok güzel bir yaklaşımdır.

Mizahla ilgisi olmayanların kendileriyle barışık olmadıklarını düşünürüm.

Mesela ben kendimle alay etmeyi severim.

Takıntılarımla, yaptığım hatalarıma dair aramızda da şakalaşırız.

Ben herkesi eleştiririm.

Beni eleştirdiklerinde de sesimi çıkarmam.

Yeter ki bu ahlak dâhilinde olsun, iftira olmasın içinde, yalan olmasın.

• Atatürk'ün yaşamını konu edinen bir oyun sergiliyorsunuz. Türkiye bu yıl törenlerde ilginç olaylara sahne oldu. Törenler yasaklandı. 29 Ekim'de halk bütün engellemelere rağmen 1. Meclis önünden Anıtkabir'e yürüdü. 10 Kasım'da da Anıtkabir'e giriş rekoru kırıldı...

'Kimsenin yanına kâr kalmaz'

Utanılacak bir şey olarak değerlendiriyorum.

'Halkın Cumhuriyet bayramını ve Atası'nı anmasında hiçbir tehlike olmadı. Aman çok şükür' şeklinde nitelendirilmesini hükümet adına utanılacak bir şey olarak görüyorum. Böyle bir şey olabilir mi?

İnsanlar bugüne kadar hem Cumhuriyet bayramını hem Atası'nı anmayı birinden izin alarak mı yaptı?

Böyle bir şey olmadı.

Bu yaptıkları kimsenin yanına kar kalmaz.

• Bir yanda hükümetin "ileri demokrasi" söylemi var, bir yanda da gazeteciler, öğrenciler, milletvekilleri, parti genel başkanı ve birçok aydın tutuklu. Türkiye'deki "ileri demokrasi"yi nasıl değerlendiriyorsunuz?


Bu otomatik arabalarda daima hata yaptırır. İleri vitese taktığınızı zannedersiniz ama araba geri geri gider.

Çok olmuş bir olaydır bu.

Herkesin demokrasiden ne anladığına bağlı diye bir kavram olamaz.

Demokrasi demokrasidir.

Yani lokantaya gittiniz 'bana az pilav ver üstüne de az kuru fasulye koy' demek gibi.

Öyle azı çoğu olmaz. Demokrasi demokrasidir.

• Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, "Müjdat, Levent, İlyas, Ferhan falan..." başlıklı bir yazı yazdı. Ne tepki verdiniz bu yazıya?


Yazı üzerine ben telefon ettim düzeltti. Ertesi gün 'Müjdat Gezen'den böyle bir şey geldi düzeltiyorum' dedi.

Bize 'aptal dedi' meselesini sevmiyorum. Ben orada aklandım. Yargıç 'hayır dememiştir' diye karar verdi.

Bunun devam ettirilmesinin altında başka amaçlar var diye düşünüyorum.

Ahmet Hakan'a ben dedim ki, 'Bayram değil, seyran değil televizyona çıkmıyorum. Hiçbir oyunda oynamıyorum, kitap yazmıyorum. Durup dururken 'Neden yazdın bu yazıyı? Dur ben söyleyeceğim' dedim.

Çünkü 1881 başlıyor.

Bir takım böyle gazeteciler var.

Onlar da yazdı.

Bu oyunun sadece Atatürk'ün doğum tarihi bile bazılarını ürkütmeye yetti.

Sadece doğum tarihi bile.

Söyleşi : İlkay AKKAYA - 20 Kasım 2012 - Aydınlık

ilgi_oyuna_degil_ataturkeydi_mujdat_gezen

Son Yazılar