ataturk1919 225

19 Mayıs Ateşi

Birinci Dünya Savaşı sonu…

Ulusun bağımsızlığı ve vatanın bütünlüğü yok edilmiş.

Son yurt parçası Anadolu düşmanlar tarafından paylaşılıyor.

Padişah ve hükümeti; üzerine düşen sorumluluğu yapmıyor. Ülkenin ve ulusun kaderini düşmanın insafına bırakmış durumda.

Dersaadet başta olmak üzere İzmir, Adana, Maraş işgal altında.

Temsili yabancı birlikler Samsun, Trabzon, Antalya, Konya gibi kentlerde…

Ülke baştanbaşa harabe… Üretim yok. Açlık, kıtlık, hastalık, çaresizlik, ölüm kol geziyor…

Bir milyon dolayında Mehmet şehit… Yüz binlerce Mehmet yitik ya da tutsak… Sağ kalanların çoğu sakat…

Askerden sağ dönenler, Balkandan, Kafkastan gelenler sefil…

Ordu yok, güvenlik yok, eşkıya çok, umutlar bitik…

İşgal sürüyor, düşman ilerliyor. Acı, kan ve gözyaşı artıyor…

Anadolu kan ağlıyor…

Bazı yerlerde işgallere karşı küçük direniş grupları oluşuyor. “Müdafa-i Hukuk” (hakları savunma) dernekleri kuruluyor.

Emperyalizm canavarı pençelerini Anadolu’ya geçirmiş; yok etmek, öldürmek üzere…

Herkes, her şey bitti demektedir…

İşte o günlerde, 19 mayıs 1919 Günü Mustafa Kemal ulusun bağımsızlık ve özgürlük savaşının önderliği için Samsundadır.

Ulusu uyandırmak için; direniş ruhunu canlandırmak için; birleştirmek için; isyan ve direnişi örgütlemek için…

Önder olur. Umut olur.

19 Mayıs; o kara günlerde yepyeni bir başlangıcı, yepyeni bir umudu muştulamıştır.

19 Mayıs1919, işte bu yüzden ulusal kurtuluş savaşımızın başlatıldığı gün olarak tarihe mal olmuştur.

19 Mayıs uyanıştır, diriliştir, başkaldırıdır, emperyalizme meydan okumadır. Cesaretin, azmin, kararlılığın simgesidir.

Emperyalizme karşı dünyada ilk kez ulusal bir isyan ateşinin yakıldığı gündür.

19 Mayıs, fırtınanın, boranın, sisin, karanlığın arkasından çıkıp baharı ve yaşamı muştulayan; ulusun içini ısıtan, ışıl ışıl bir bahar güneşidir.

19 mayıs, Ulusal belleğimizdeki en önemli günlerden biridir. Ve öyle yaşatılacaktır...

19 mayısı anmak ve kutlamak; o günlerden güç almak, cesaret almak ülkesini ve ulusunu seven her insanın borcudur, ödevidir.

Unutulmaz, unutturulamaz…

Unutmayacağız.

1969 yılında Samsun’dan Ankara’ya “Mustafa Kemal Yürüyüşü” yapan gençlerden “üç fidan”;  vatana ihanetle, anayasayı zorla değiştirmekle yargılanıp idam gömleği giydiklerinde, şu sözleri de gururla söylemişlerdi:

“..19 Mayıs 1919, emperyalizme, padişahlığa, hükümete ve köhnemiş devlet yapısına karşı Mustafa Kemal önderliğinde yürütülen devrimin başlangıcıdır.

19 Mayıs 1919, saldırgan emperyalistlere ve onların emrindeki iç düşmana karşı, Mustafa Kemal önderliğinde, Türk halkını örgütlemek için Kurtuluş Savaşı'nın politik anlamda başlangıcıdır…”

“…Biz halkımızın çocukları ve Atatürk'ün memleketi emanet ettiği gençleriz.

Nasıl ki Mustafa Kemal, Yunan orduları ta Polatlı'ya kadar gelmesine rağmen önlerinden kaçmadı ise ve yolundan dönmediyse, biz de dönmeyiz. Eğer dönersek işte o zaman vatana ihanet etmiş oluruz…”

“Türkiye halkı kurtuluş savaşımızda, emperyalizme ve uşaklarına gerekli dersi nasıl verdiyse, bu defa da onurunu çiğnetmeyecek ve bağımsızlığını elde edecektir… Emanetimiz olan bağımsızlık ve kurtuluş bayrağını, alnımız açık, yiğitçe dalgalandırdık, bundan sonra da dalgalandırmaya devam edeceğiz…”

Ne mutlu onlara…

Ne mutlu bağımsızlık ve kurtuluş bayrağını dalgalandırmaya devam edenlere...

19 Mayıs 1919 dan bu yana, yüreği özgürlük, bağımsızlık, ulusal egemenlik ateşiyle yanan, yaşamlarını bu yolda verenlere minnet ve saygıyla…

19 mayıs 1919 koşullarının ülkemize egemen olduğu günümüzde, Mustafa Kemal’den aldığımız güç ve inançla; Türkiye Cumhuriyetini özgür, bağımsız, ulusal, laik, demokratik bir hukuk devleti olarak yaşatma kararlılığındayız.

Dönmek yoktur…

Ulusal kurtuluş için, özgürlük için bağımsızlık ateşinin yakıldığı 19 Mayıs 1919 un 102. yıldönümünde; 19 Mayıs’ı değersizleştirenler, engelleyenler, yasaklamaya çalışanlar şunu iyi bilmelidirler:

Türk Milleti 19 Mayıs’ın unutturulmasına, kutlamaların kaldırılmasına, sıradanlaştırılmasına, içeriğinin boşaltılıp anlamsızlaştırılmasına, laik cumhuriyet rejiminin dönüştürülmesine asla izin vermeyecektir.

Altan ARISOY – 18 Mayıs 2021

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Son Yazılar