turk lirasi ve kronometre

Döviz kuru Türkiye’yi sarsarak meçhule doğru yuvarlıyor!

Küresel koşullar ve içerideki ağırlaşmış sorunlar, Türk Lirası’nın dalgalı ve kalıcı olabilecek

bir şekilde değer kaybetmeye devam edeceğine işaret ediyor. Bu durumun yaratacağı sıkıntılar, ekonominin yanı sıra sosyal ve siyasi dengeleri de olumsuz yönde etkileyecek gibi görünüyor. Aşırı risk alarak hızla büyüyen sektörlerin daha seri bir şekilde güç kaybetmesi ve bu süreçte ortaya çıkan eğilimlerin bu duruma koşut olarak yön değiştirmesi, hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını düşündürüyor.

KRİZ, “YOK” DENEREK ÖNLENEMEZ!

Döviz kurunun kalıcı olacak şekilde yükselmesi, ekonomimize ilişkin tüm beklentilerin bozulacağı ve kırılganlık algısının güçlenerek bu olumsuzlukları besleyeceği anlamındadır. Bu durum kaynak sıkıntısının kademeli olarak büyümesi, borç alacak zincirinin kırılması, ekonomi daralırken enflasyon ve işsizliğin artması gibi olumsuz eğilimleri belirleyici hale getirir. Cari açık mecburen küçülürken bütçe açığının hesapsızca artması, böyle olmayacağı varsayımına dayanarak hesapsızca risk alan sektör bilançolarının yıpranması, faaliyet dışı gelir yaratan kaldıraçlı pozisyonların telafisi olanaksız zararlar üretmesi kaçınılmaz hale gelir. Krizin söz konusu olmadığını iddia etmek bunların yaşanmasını, güvensizlik ve istikrarsızlığın büyümesini engelleyemez.

Türk Lirası’nın kalıcı olabilecek şekilde değer kaybetmesi, toplumsal algı ve tercihlerin hızla yön değiştirmesine sebep olabilir. Ağırlaşan yaşam koşulları ve karşılanamayan ihtiyaçlar, tepkiselliği belirleyici hale getirir; liberal veya küreselleşme denilen kuralsızlık yanlısı görüşler kaçacak delik aramak zorunda kalarak iktidarını kaybetmek durumunda kalabilir. Aldatılmışlık hissi tüm topluma yayılabilir ve gündem belirleme gücünü pekiştirme çabasında olanlar gündem olarak yıpranmaktan kurtulamayabilir.

“KÜRESELLEŞME” İKTİDARLARI BİTİYOR...

Yukarıda kısaca özetlemeye çalıştığımız zincirleme ilişkiler bütünü, ülkemizi yönlendiren etkili ve yetkili kesimlerin karabasanı niteliğindedir. Bu nedenle döviz kuru gerilediğinde rehavete kapılmaktan, yükselmeye başladığında ise gerilmekten kutulamıyorlar! Korkunun ecele fayda etmeyeceğini biliyorlar, fakat yanlıştan dönmeyi de beceremiyorlar. Gerçekçi olabilme şanslarını tümü ile tüketmiş bir görünüm sergiliyorlar. İçeriye ve dışarıya, daha önce yanaşmadıkları türden tavizler vererek sadece sorunları ağırlaştırma pahasına günü kurtarmaya çalışıyorlar. Yalnız bir konuda haklarını teslim etmek gerekiyor: yaklaşan genel seçimler öncesinde toplumsal farkındalığın artmasını önlemekte kısmen başarılı oldular!

2003 sonrasının kaynak bolluğunda iktidara gelen ve bu sayede seçmen nezdinde itibarını arttıranlar için alarm zilleri çalıyor! Para bol iken, olumsuzluklar değişik sebepler nedeniyle yeterince hissedilmedi. Yozlaşan tek sesli medyanın da desteği ile ekonominin iyiye gittiği görüşü zihinlere kazındı; ekonomik ve siyasi istikrar notu iyiye gidiyormuş gibi gösterildikçe kaynak bulmak sorun olmadı. Türk Lirası’ndaki değerlenmenin üreten kesimler üzerinde yarattığı büyük tahribat görmezden gelindi. Ancak Arap Baharı sonrasında koşullar olumsuz yönde değişmeye başladı: ekonomik ve siyasi istikrar notu hızlanan bir şekilde kötüye gidiyor, kırılganlık algısı güçlendikçe bu eğilimi terse çevirmek dış koşulların da katkısı ile mümkün olamıyor. Kaynak sıkıntısı büyüyor ve böyle olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Gelişmeleri ekonomik değişkenler açısından incelediğimizde, ülkemizde küreselleşme yanlısı kesimlerin hızlanan bir şekilde ivme kaybetmekte olduğunu görmek gerekiyor. İktidar değişikliği veya koalisyon aracılığı ile küreselleşme denilen kuralsızlığın iktidarda kalmasını sağlamak kısa vadeden öteye pek mümkün olamayacak gibi görünüyor. Kamuoyu yoklamaları çerçevesinde oluşturulabilecek tüm senaryolarda, Türk Lirası’ndaki değer kaybetme yönlü eğilimin nasıl olup ta terse çevrilebileceği sorusu yanıtsız kalmaktan kurtulamıyor. Büyüme olasılığı her geçen gün artan kaynak sorunu, küreselleşme yanlısı tavır sergileyen tüm siyasi partilerin er veya geç güç kaybedeceğini düşündürüyor.

KENDİ GERÇEKLERİMİZLE YÜZLEŞME DÖNEMİ...

El parası ile hovardalık ve olduğundan farklı görünme devri sona eriyor! Piyasa dostu eğilimleri mümkün kılan koşullar buharlaşıyor! Olumsuzlaşan küresel koşullarda, kendi gerçeklerimizle yüzleşmek zorunda kalacağımız bir geleceğe koşuyoruz. Türk Lirasındaki kalıcı olma olasılığı güçlenen değer kaybı yönündeki eğilim, bu tür gelişmelerin habercisi olma özelliğini taşıyor. Daha Genel Seçimler yapılmadan, sonrası için erken seçim olasılıklarının daha şimdiden gündeme gelmeye başlamasını normal saymamız gereken çok zorlu bir dönem bizi bekliyor!

Döviz kuru yükseldikçe, Türkiye sarsılıyor ve hiç istemediği koşullara yuvarlanıyor! Yaşanacakların sorumlusu durumundakiler, nafile bir şekilde eski ezberleri tekrarlamak dışında bir şey yapamıyor!

Uğur CİVELEK - 28 Mayıs 2015 - Aydınlık

Son Yazılar