Arabanızın benzini bittiğinde benzin koyarsınız, susadığınızda su içersiniz. Aynen bu şekilde, sanayileriniz durduğunda ve ekonomik faaliyetlerin durağanlaştığı dönemlerde ise savaş çıkarırsınız.

''Hayatın devamı için,savaşlar da devam etmelidir'' diyen Küresel Sermaye, 10 yıldır Bush yönetiminden umduğunu bulamadığı gibi panik içerisinde bir yandan yerel ve küresel medyalar aracılığıyla tüm insanlığı sarhoş edercesine yimserlik pompalamaya çalışıyor. Diğer yandan ise Amerika ve Avrupa'daki çözülmeleri, toplumsal gösterileri, kurumlar arası çatışmaları sansürlüyor.

Bir gerçek var ki, insan doğası nefs-i müdafaya programlıdır.Yaradılışın gereği. Toplumlar da aynen böyle. Ve şimdi, AB içerisinde her ülke öncelikle kendisini kurtarmaya çalışıyor ekonomik çöküşten, gerçekleri halktan gizlemeye de devam ediyorlar.

AB-D ise emsali görülmemiş bir toplumsal koalisyona gidiyor. Ohio-Arizona Eyaletleri arasında göçmen politikaları ile ilgili çekişme ve çatışma, Californiya Eyaleti'nin mecburen göçmenlere daha fazla sosyal haklar vermek isterken bütçesini tamamen çökertmesi, belediyelerinin iflaslarını açıklaması, Louisina Eyaleti'nin BP Petrol Platformu faciası nedeniyle ekonomik olarak çökmesi, şimdi de Vermont Eyaleti'ndeki Nükleer Santral sızıntısı, Obama ise tatile çıktı şirin ailesiyle.

Pelosi, BP Petrol Platform kazası nedeniyle Bush Yönetimi'ni suçlarken, DOW Endeksi çakıldı çakılacak.

AB ise AB-D'nin bir çözüm üretmesini bekliyor.Karınca misali var gücüyle çalışan Türk toplumuna rağmen,Ağustos böceği misali yan gelip yatan AB,kabus derecesindeki Bütçe Açıkları ve Cari Açıklar ile mücadele etmek ve daha önemlisi bu 10 senelik rezaleti halklarına nasıl açıklayacaklarını bilememektedirler.

AB ve AB-D hem paralarının değerini korumak ama sanayi çarklarını çalıştırabilmek ve istihdamı sağlıklı kılabilmek için ise paralarının değerini düşürmek zorundalar, piyasalarda rekabet avantajı açısından.

Şu gün itibariyle DOW, altın, petrol, emtia fiyatları düşüşte.Eski Dünya Düzeni ve Yeni Dünya Düzeni arasında şaşı olan hükümetler kamuoylarını teskin etmeye çalışıyor. Ağrı kesici misali, morfin vurup duruyorlar medya aracılığıyla kendi toplumlarına.

Gerçek ise acı ve kaçınılmaz : Savaş şart.


Savaş, malesef Endüstri Devrimi ile başlamış kaçınılmaz trendler gibi. Hammadde için, deniz geçiş yollarının kontrolü için, stratejik ülkelerin kontrolü için, ihraç pazarlarını genişletmek için, savaş makinelerini ve binaları yokedip yeniden bu sektörlerin üretime geçebilmeleri için ve diğer bazı gerekçeler için.

Böyle dönemlerde, öncelikle sağlığınıza dikkat edin, pariteler ve faiz oranları ile germeyin kendinizi. Aylık sabit giderlerinizi minimuma indirmek için elinizden geleni yapın. Çünkü, Ankara ve yerel belediyeler 2011'de daha fazla tahsilat yapmak zorunda.

Güneşten istifade edin, spor yapın, gıdanıza dikkat edin, aile ilişkilerinizi geliştirin.
Yok illa, finans piyasalarında heyecan, gerilim, korku yaşamak istiyorum diyorsanız veya il-ilçede veya bulunduğunuz yabancı ülkelerde şöyle bir yatırım mantıklı olur diyorsanız bana e-mail gönderebilirsiniz.

Ama bu yaz, piyasalardan ve savaştan uzak durun,sabit giderlerinizi azaltın derim.

Mete AKINCI - 31.05.2010 - Ulusal Kanal
http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar