Genel Seçim kampanyasına bu şekilde başlangıç yapması AKP'nin düşen oylarını tekrar toparlamasına yarar mı? Peki, 7.5 senedir suistimal edilen dini ve milli değerler üzerinden milyarlarca dolarlık servet yaptıktan sonra, seçmenlerini uluslararası komplolarda ölüme gönderir mi?

Tam, Hüsnü Mübarek Mısır'da önümüzdeki haftalarda yapılacak Genel Seçim öncesi Gazze-Refah sınır kapısını açacakken, vergi cennetlerinden Komor İslam Devleti bandıralı gemi ile dini hassasiyetleri suistimal edilmiş vatandaşlarımızı deniz seferine çıkartmanın alemi nedir? Kabak Komor İslam Devleti'nin başına patlayacak gibi görünüyor.

Ama ölen 9 vatandaşımız geri gelmeyeceği gibi, Ahmet Davutoğlu'nun milyonların gözünün içine baka baka yalan söyleyerek Artistik Puanları 10, Teknik Puanları 0 olan bir başka rezalete imza atması da gelecek günlerde ülkemizin başını ağrıtacak. Çünkü, BM'den Kınama Kararı çıkarttığını iddia eden çakma kahramanlar tayfası, sadece BM'den Başkanlık Kararı çıkartıldığını halkatan gizleyip, havai fişek patlattılar Atatürk Havalimanı'nda. Çiller'in "AB'ye girdik" kutlamalarını hatırlattı. Yalanlarla ülke yönetilmez.

Yaklaşan Genel Seçimi kazanmak için AKP'nin vatandaşları bile feda edebileceğini gördük. Peki Abdullah Gül'ün İngiliz Kraliçesi İstanbul'a gelip MONTREUX ANTLAŞMASI'na rağmen tüm milli kurum ve teammüleri çiğneyerek, sanki işgal altındaki İstanbul dönemi gibi benzer şekilde Karaköy rıhtımına demirlemesi ve yetmezmiş gibi evsahibi ülke edası ile İngiltere'nin Türk limanına demirli iken, Türk Denizi Marmara Denizi'nde bulunmasına rağmen, nasıl olup da 2008 yılında İngiliz Kraliçesi'nin evsahipliği yapabildiğini ve bunun Abdullah Gül'ün Kraliçe'den aldığı madalyaya değer olup olmadığını tüm Türk vatandaşlarının da muhakeme etmesini tavsiye ederim.

"One Minute" gösterisi ile İsrail Genel Seçimleri sonucunu bile etkileyen çakma Mehdi ama muhtemel Deccal Recep Bey ise son 2 yıldır yaşanan olumsuz olaylarının kahramanı Avigdor Lieberman'a İsrail'de koalisyon imkanı sunmuş, şimdi de şikayet etmektedir.Bu yetmezmiş gibi ülkeyi, bölgeyi, dünyayı bölmüş ve sabah aslan,öğlen kedi, akşam kumakuşu misali teleprompter üzerine kurulu içi boş hamasi nutuklarla seçmenini elde tutmaya çalışmaktadır.

Kusura bakmasın ama Recep Tayyip Erdoğan artık iyice Muazzez Abacı akıbetine sürükleniyor.

Olan, istismar edilen halkımıza oluyor. Geçim sıkıntısı ve 1-2 ayda 1 milyon iş imkanı vaadinin sonucunu bekleyen halkımız, 2009 Yerel Seçimi sırasındaki AKP harcamalarının neden kendisine ödettirildiğini de merak ediyor. Peki Mehmet Şimşek, hangi yüzle vergi denetimi yapacak ve neden? Komor'dan Mavi Marmara gemisi için avantalı bandıra alırken Ulaştırma Bakanlığı'nı uyarmış mıdır? AKP'ye yakın 15 vakıf için çıkartılan özel yasa ile nasıl vergiden muaf kılınmıştır bazıları ki şimdi halka gidip vergi terörü estireceklerdir?

Dünya,Küresel Soygun sonrası 2.nci dalganın içerisinde iken, hukuk askıya alınmışken, mundar edilmiş bir "Açılım" ile kamu güvenliği tehdit altında iken, Türk Hükümeti olamayıp,sadece bir AKP Hükümeti olmakla yetinen bir hükümete vergi ödemek vatan ihanettir.

Olan benim emeklerime oldu. 2008 Mayıs'ından beri İran ile nükleer takas anlaşması için hem fikir babalığı yapıp, o kadar yazışmadan ve çabadan sonra benim ülkemin 2023'ünü karartmaya kalkan bu AKP Hükümeti'ni kınıyorum. Halkmıza da çağrı yapıyorum: Malınızı kaybettiniz,canınızı kaybediyorsunuz,imanınızı kaybetmek üzeresiniz; aklınıza mukayet olun politikacıların şarlatanlıklarına alet olmayın. AKP'ye rağmen, şu Haziran'ı kazası belasız atlatsın diye Türkiye, dua etmeyi unutmayın. Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan ise uğrunda ölmeye değer devlet adamları falan değildir; Galata Port ve Mayınlı Araziler konusunda Mavi Marmara'ya helikopterlerle ve botlarla çıkanlara satmaya kalkanlar da yine AKP Hükümeti'dir.

Piyasalar nasıl derseniz, kördüğüm. Medya ise sahte pembe tablo sunmaya devam ediyor hem yurtiçinde hem de yurtdışında. Bu kördüğüm ise ancak ve ancak İran, Kuzey Kore konusundaki askeri veya siyasi adımlara bağlı olarak çözülecektir.

Altın fiyatlarındaki manupülasyon sizi panikletmesin; avro ve dolar ise birbirinden berbat durumdaki AB ve AB-D finans otoritelerinin subjektif  hareketleri ile yer değiştirmektedir.

Ne AB, ne de AB-D gerçek mali ve sosyal hasarları açıklayabilmektedir toplumlarına, fakat Küresel Soygun'un faturasını bireylere ve küçük-orta ölçekli firmalara ödettirmeye hazırlanıyorlar. Tıpkı, şu an bizde bireylerin ve esnaf kesiminin ödediği gibi.

Sebep olmadığınız soygunun, faturasını ödemek zorunda değilsiniz.

Mete AKINCI - 04.06.2010 - Ulusal Kanal
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.
http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar