Türkiye Üzerinde Fransa-Almanya Çekişmesi

Pazartesi günü yayınlanan Financial Times gazetesinde Fransa Ekonomi Bakanı Christine Lagarde'ın bir röportajı yayınlandı. Röportajda Lagarde; Almanya'yı ticaret fazlası nedeni ile suçluyor ve Almanya'yı vergileri keserek iç talebi arttırma yönünde teşvik ediyordu. Böylece Almanlar daha fazla Fransız malı alabilecek ve ticaret dengesi sağlanabilecekti.

Lagarde'a göre bu ticaret fazlası, Euro bölgesindeki diğer ülkelerin de rekabet gücünü engelliyordu. Lagarde bu sözleri daha sonra Fransız radyo kanalı RTL'de de söyledi.

Almanya bu sözlere cevap vermekte gecikmedi Alman Başbakanı Merkel, Almanya'nın ihracata bağımlılığını azaltma yönündeki çağrıları reddederek; "güçlü olduğumuz alanlardaki avantajlarımızı bırakmayız" dedi.

Merkel'e göre Almanya'nın en yavaş olana uyum sağlamasının bir mantığı yoktu. Alman ticaret federasyonları da hükümetlerine destek çıkarak ; Almanya'nın diğer ülkelere uyum sağlamak yerine, diğer ülkelerin verimliliklerini nasıl arttırabileceklerini düşünerek Almanya'ya benzer reformlar yapmaları gerektiğini savundu.

2008 yılı itibarı ile Almanya ile Fransa arasındaki ticaret açığı 30.3 milyar Euroya ulaşmış durumda. Türkiye'ye gelince her türlü uyum/entegrasyon mesajı veren bu iki ülkenin; sözkonusu kendi çıkarları olunca Avrupa Birliği'nin nasıl içi boş bir kılıfa dönüştüğünü ortaya çıkaran bu söz duellosu aynı zamanda Fransa-Almanya çıkar çatışmasının Türkiye'ye yansımaları açısından da önemli.

Dünün(18 Mart 2010) iki gazetesinden iki manşete bakalım. Bugün gazetesi ; "Test Uçuşunda Yere Çakıldı" manşeti ile çıktı. Haberde; uzmanların karşı çıkışlarına rağmen, 9 adet Deniz Karakol ve Sahil Güvenlik uçağı için Fransız Thales firması ile anlaşma yapıldığını, bu uçakların yıllardır teslim edilemediğini ve maliyetlerinin yüz milyonlarca dolar arttığı belirtiliyor. Uçakların; dönemin Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun Ermeni yasa tasarısı nedeni ile askeri ilişkileri dondurmasına ve dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Ergin Celasin'in uyarılarına rağmen Oramiral Özden Örnek'in ısrarı ile alındığı da belirtiliyor.

Bugün'ün bu haberdeki Fransa vurgusu önemli. Çünkü istese bu haberin oklarını sözkonusu uçaklar Casa olduğu için İspanyollara; Thales firması İngiltere kökenli bir firma olduğu için İngiltere'ye de yöneltebilirdi. Fakat Bugün; Fransa'ya özel muamele yapmayı tercih ediyor.

Sabah'ın aynı gün attığı manşet ise şöyle : "Fransızların Türk Kahramanı" Haberden öğreniyoruz ki; Fransız otomotiv sanayisinde 90 yıllık geçmişe sahip Heuliez fabrikasına talip olan Türk işadamı Alphan Manas bir anda Fransa'da gündemin ön sırasına oturmuş. Bir Alphan Manas güzellemesi olan bu haberin ; Fransa gündemini de çok yakından takip etmediği anlaşılıyor.

Avrupa'nın tarih boyunca kaderini belirleyen Fransa-Almanya çekişmesi günümüzde de değişik formlarda devam ediyor; bu çekişmeyi frenlemek gerekçesi ile şekillendirilen Avrupa Birliği projesine rağmen. Bu gizli savaşın cephelerinden biri de hep Türkiye oldu.

Modern Almanya'nın coğrafyasında etkin Hasburg hanedanına karşı Osmanlıların Fransız kralları ve Alman prensleri ile ile girdikleri denge oyunları bu sürecin ilk aşamalarıdır. Bu iki ülkenin Anadolu'yu etki alanı olarak paylaşım savaşı Türkiye'deki politik sürecide derinden etkiledi.

"Ergenekon" sürecinde bile; bu iki ülkenin özellikle silah sanayii üzerindeki çekişmesi, hangi generallerin tutuklanıp, hangilerinin dışarıda kaldığı tablosuna bile etki edebiliyor.

"Ergenekon" bir yönüyle; Almanya-Fransa-İngiltere-ABD-Rusya arasındaki dengeler üzerinden şekilleniyor. Hukuk bahane.

Almanya-Fransa çekişmesini; doğrudan Türkiye'deki manşetler üzerinden takip edebilmeniz ; bu iki ülkenin Türkiye'deki derinliği açısından da güzel bir örnek. Gladio'yu Silivri'de arayanlar; yanlış yöne bakmayı bırakıp Gladio'yu bu manşetlerin arkasında araması gerekiyor.

20.03.2010 - Açık İstihbarat
http://www.acikistihbarat.com/

Son Yazılar