ayaga kalkmanin zamani geldi

Atatürk’e kimler lanet okur?

Diyanet İşleri Başkanı’nın, geçen hafta Ayasofya’daki törende, cuma hutbesinde, Atatürk ve Cumhuriyet kurucularına yönelik sözleri, gündemdeki yerini koruyor.

İsim vermeden, Cumhuriyeti kuranları lanetleyen başkanın, Atatürk hakkındaki düşünceleri sır değil. Bu kez, kendi çıtasını da hayli yükselttiği için büyük tepki çekti. İstifası istendi. Hakkında, yargıya başvuranlar var. Türkiye içinde ve dışında, iktidarda ve muhalefette, din adına, mezhep adına, etnik kimlik adına, liberalizm adına, sosyalizm adına, milliyetçilik adına Atatürk’e, Cumhuriyete, Cumhuriyetin kurucularına söven geniş cephenin varlığı malum. 

Peki, bu cephe kime hizmet ediyor? İslam dinine mi, Türklüğe mi? Yoksullara mı, emekçi halka mı? Mazlum milletlere mi? Kadınlara mı, gençlere mi? Hiçbirine. Emperyalizme hizmet ediyor. Kimlerle yan yana? Emperyalist odaklarla, onların güdümündeki yapılarla, FETÖ, PKK, PYD, YPG başta olmak üzere terör örgütleriyle, Türkiye’nin bağımsızlığı, bütünlüğü, egemenliği ve siyasal birliğine karşıt güçlerle… 

Hemen bir örnek verelim. 2012’de, İngiliz Ordu Müzesi, sanal ortamda bir anket yapmış, İngilizlerin en büyük düşmanının kim olduğunu sormuştu. Atatürk ilk sırada çıkmıştı. Belli ki, Atatürk düşmanları, Atatürk’ü en büyük düşman olarak gören İngiliz emperyalizmiyle birlikteler.  

Atatürk düşmanlığının boyutları… 

Vatanı işgalden kurtaran, düşmanı yurttan kovan, TBMM ile millet iradesini egemen kılan, laik bir Cumhuriyet kuran, yurttaşların eşitliğini, kadın haklarını, hukuk devletini, çağdaş, bilimsel, eşit, halkçı bir toplumsal düzeni savunan Atatürk’e düşmanlığın, sadece ideolojik boyutları yok. Bu düşmanlık, özgüven eksikliğiyle, kişisel öfke ve kinle, cehaletle, ezik bir ruh haliyle de yakından ilgili. 

Çünkü Atatürk, meşruiyetin kaynağı olarak Meclis’i ve milleti görüyor. milli iradeyi, milli egemenliği, milli güçleri temsil ediyor. Lanet okuyanlar ise emperyalizmin işbirlikçilerini, tek adam ve saltanat özlemini… 

Çünkü Atatürk, emeği, gayreti, özveriyi, özgüveni, vatan sevgisini, vatan için çalışmayı, gerektiğinde ön safta, en ön sırada vatan için ölümü göze almayı temsil ediyor. Lanet okuyanlar ise korkaklığı, cepheden kaçmayı, işgalci güçlere yaranmak için her türlü ödünü vermeyi, tembelliği, teslimiyetçiliği…   

Çünkü Atatürk, dürüstlüğü, erdemi, tüm mal varlığını millete bırakmayı temsil ediyor. Lanet okuyanlar ise çalmayı, çırpmayı, hırsızlığı, yolsuzluğu…  

Çünkü Atatürk, millete hesap vermeyi temsil ediyor. Nutuk ile tarihe not düşerken, millete de hesap veriyor. Lanet okuyanlar ise yaptıklarını milletten gizlemeyi, millete hesap vermemeyi, yabancı güçlerle gizli işler çevirmeyi… 

Çünkü Atatürk, doğru söylemeyi, aldatmamayı, kandırmamayı, yanılmamayı, yanıltmamayı temsil ediyor. Lanet okuyanlar ise aldatmayı, kandırmayı, yanıltmayı, aldatılmayı, kandırılmayı, yanıltılmayı…  

Çünkü Atatürk, bilgi birikimi yüksek, ilgi alanları geniş, entelektüel altyapısı sağlam, düşünsel hazırlığı güçlü bir liderliği temsil ediyor. Lanet okuyanlar ise bilgisizliği…  

Çünkü Atatürk, şıklığı, zarafeti, nezaketi, karizmayı temsil ediyor. Lanet okuyanlar ise kabalığı, hakareti…  

Çünkü Atatürk, kararlı bir duruşu temsil ediyor. Lanet okuyanlar ise sürekli fikir değiştirmeyi, büyük güçler karşısında geri adım atmayı, boyun eğmeyi, yalpalamayı…  

Çünkü Atatürk, tam bağımsızlığı, ulusal egemenliği, aydınlanmayı temsil ediyor. Lanet okuyanlar ise teslimiyetçiliği, bağnazlığı, cehaleti, eşitsizliği.  

Sözün özü Atatürk, Çanakkale Zaferi’ni, Kurtuluş Savaşı’nı, Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşunu temsil ediyor. Lanet okuyanlar ise Osmanlı Devleti’nin teslim oluşunu, Mondros Mütarekesi’ni, Sevr Antlaşması’nı…

Barış DOSTER – 29 Temmuz 2020