cemaat_sona_yaklasiyor225

Balyoz’un yeni raundunda Cemaat çuvalladı, yeni tertipler yolda…

Cemaat bizi mahcup etmedi!

“Cemaati yeni yılda neler bekliyor?” başlıklı yazımızda açıkladık.

Dedik ki, “Ergenekon ve Balyoz tertiplerinin arkasında ısrarla durmak, halkta oluşmaya başlayan ‘bu tertiplerin Cemaat tarafından yapıldığı’ kanaatini kesin hale getirir. Cemaat, bu operasyonları savunmaya devam ederek, sadece herkesin bildiği birkaç tetikçisini deşifre etmekle kalmayacak, televizyonlara çıkıp strateji uzmanlığı yapan beyin takımını da deşifre edecektir.”

Cemaat sanki bizi doğrulamaya karar vermiş gibi, Balyoz Davasının gerekçeli kararının açıklandığı gün Ahmet Gündel ve Faruk Mercan’ı alelacele sahneye sürdü. Ama sanki birileri arkalarından itmiş gibi hazırlıksız bir şekilde Ahmet Hakan’ın “Tarafsız Bölge” programına çıktılar. “Biz buradayız” dercesine el kaldırıyorlar. 28 Şubat’ın “Medya ayağı”nı arayanlar, Balyoz ve Ergenekon’un failleri olarak kendilerini tarihe kaydediyorlar haberleri yok.

Ahmet Gündel, gerekçeli kararı doğrudan savunup kendisini riske atmamak için kıvranıyor: “…tutuklanacakların listesinin yapılması, bunlar ceza hukukunda icra hareketi olamaz. Mahkeme burada çok önemli bir hataya düşüyor. Zaten doğrudan doğruya icra hareketine geçilmemiş. Ben bu hareketlere bakarım, zaten Yargıtay da bu hareketlere bakacak…” ıvır zıvır. Konuşurken adamın yüzü şekilden şekle giriyor, ne diyeceğini bilemediğinden kelimeler ağzına düğümleniyor, eli ayağına dolaşıyor. Eee fedailik kolay değil.

Suçluluk ve panik duygusu yüzlerinden okunuyor!

Faruk Mercan sıkı durmaya çalışıyor, poz yerinde, ama ne yapsa, yüzündeki süt dökmüş kedi ifadesini saklayamıyor. Kendinden emin bir eda ile Avukat Celal Ülgen’e fırça atıyor, “dinle beni” vb. Elinden gelse bir dijital belge de onun için düzecek, sonra hem savcı hem yargıç olup oracıkta infazı gerçekleştirecek. Tertip yeni başladığındaki gibi hala meydanı boş zannediyor.

“Mahkemeye” bakın, sanki Cemaatin propaganda merkezi… Gerekçeli kararını önce Cemaatin medyasına sunuyor. Diğer medyaya servisi, Cemaatin medya merkezi yapıyor. Özel hazırlanmış bir metinle ve kararın hangi bölümlerinin öne çıkarılacağını belirleyerek… Kimler hangi bölümleri seçip kullanacak… Cemaatin propaganda merkezi, her şeyi en ince ayrıntılarına kadar planlayarak servis yapıyor. Bunlar, Silivri’deki mahkemenin boyunu ve uzmanlığını aşan “işler”…

Mahkeme, yargılama boyunca yaptığı yasadışılığı sürdürüyor. Gerekçeli karar metnini Cemaat medyasına öncelikle ve özel servis yapmakla suç işlemiştir.

Bu kez çuvalladılar!


Ama Cemaat ve suç ortakları, psikolojik savaşın bu aşamasında çuvalladılar. Zannettiler ki, bütün medya bu metni alıp günlerce üzerinde tepinecek, yer gök darbeciler, Balyozcular diye inleyecek. Plan yürümedi, önce sabah Ayşenur Aslan’ın “Medya Mahallesi”nde, sonra akşam Ahmet Hakan’ın “Tarafsız Bölge”sinde ağızlarının payını aldılar. Diğer televizyon ve gazetelerde de durum pek farklı değil.

Biz bunlara daha geçenlerde dedik ki, Türkiye’de hava değişti, artık büyük medya organları Balyoz ve Ergenekon’un birer tertip olduğunu yazmaya, konuşmaya başlayacak, ama dinletemedik. Elinize yazıp veriyoruz, bize inanmıyorsunuz, bari bir telefon açıp Sam Amcanıza sorsaydınız.

Avukatlardan önce medyaya verilen özel metinle kamuoyu oluşturma planı daha ilk günden çöktü. “Belgelerin asılları Genelkurmay’da” gibi ömrü 12 saat bile sürmeyecek yalanları piyasaya sürecek kadar düştüler. 19 CD’nin sadece 3’ü sahte (her şey 11’nolu CD’de bitiyor) bunların da aslı, bırakın Genelkurmay’ı, tertipçilerden başka hiç kimse de yok. İnanılacak gibi değil, bu yargıçlar ilkokul talebesi düzeyindeki kelime oyunlarına inanmamızı bekliyorlar. Gerekçeli değil gerekçesiz karar yazmışlar. Türkiye bu yalanları yemiyor artık.

Sayın Başbakan, Sayın Özkök ve Yalman Paşalar…

Şimdi bu ekip büyük medyadaki ilk raundu kaybetti, yenilerini kazanmak için milleti susturmaya çalışacak. Bu ülkede büyük medyayı susturabilecek tek bir kişi var; o da Hürrem’e başını örttüren Başbakan. O halde bu programlar baskı altına alınırsa sorumlusunun Başbakan olduğu anlaşılacak, devam ederse bu sefer Başbakanın tertipçileri sıkıştırmak istediği anlaşılacak.

Sayın Özkök paşam, Sayın Yalman paşam, size de bir çift lafım var. Bakın Cemaat, Balyozu kendi kafasına vurmaya başladı. Allah gecinden versin, başınıza bir şey gelir, Türkiye’nin kaderiyle oynamış olursunuz. Sizi insafa davet ediyorum. Çıkın medyaya iki çift laf edin, bitsin bu iş. Eğer susmaya devam ederseniz herkes sizin de bu tasfiye ve kadrolaşma operasyonunun bir parçası olduğunuzu anlayacak.

Türkiye’de siyasi yaşam, gizemli bir polisiye roman konusu olacak komplolarla örüldü. Gözümüzün önünde olup bitenlerin arkasında bambaşka gerçekler var. Ama katili bulana ödül yok (Ahmet Ümit’ten tweet).

Bir sonraki yazıda Başbakana konuyu tüm ayrıntısıyla anlatacağız.

Mehmet BORİ - 09 Ocak 2013 - Ulusal Kanal

Yazarlar

Sunny

20°C

Istanbul