Düğün kısmetse 24 Nisan'da...

Ermenistan'la nişanlandık.

Görücü usulüyle...

*
5 çöpçatan var.

*
Biri, Avrupa Birliği...

Parlamentosu soykırımın hamisi.

Biri Fransa, soykırımı tanıyor.

Biri İsviçre, soykırımı tanıyor.

Biri Rusya, soykırımı tanıyor.

Biri ABD...

*
Obama Hawaiili, Hawaii soykırımı tanıyor, Illinois senatörüdür kendisi, Illinois soykırımı tanıyor, Beyaz Saray'daki komşusu Soykırım Müzesi... Yardımcısı Joe Biden, Delaware senatörü, zaten tanıyor dalavereyi... Temsilciler Meclisi Başkanı, California'nın diaspora mahallesinden... Yüzükleri takan Hillary abla desen, New York senatörüdür, ki, New York'un yanı sıra, Alaska'daki penguenler dahil, 43 eyalet soykırımı tanıyor.

*
E bakıyoruz...

Bu arkadaşlar bizi alkışlıyor!

*
“Allah tamamına erdirsin” diyor.

*
Çünkü, o nişandaki hatıra fotoğrafında, soykırım muradına eremeyen bi, biz kaldık.

*
Ve, sevenleri ayırmak istemem ama, sırf bu nişan töreni bile, bizim soykırım yapmadığımızın kanıtıdır... Çünkü, bu kadar saftirik bir topluluğun, soykırım moykırım yapabilmesi teknik olarak mümkün değildir.

En azından hafıza kaybı ve şuur problemi olduğu için, cezai ehliyeti yoktur.

Yılmaz ÖZDİL - 13 Ekim 2009 - Hürriyet

Baykal nasıl 'milli' oldu?

Bugün “milli” maç var.

Ama, futbol yazısı değildir bu.

*

“Kadere bak” yazısıdır.

*

Galatasaray’da başladı, Rizespor’da oynadı, Göztepe’de, Siirt’te, Fenerbahçe’de, Gençlerbirliği’nde, Konyaspor’da, Samsunspor’da, Trabzonspor’da oynadı, “Anadolu’da ayak basmadık” yer bırakmadı, şimdi Ankaragücü’nde oynuyor... Adı, Ceyhun.

*

Hayatını futbola verdi...

İlk kez milli takıma çağırıldı.

*

Kim çağırdı?

Fatih Terim...

Kim o?

Ceyhun’u taaa yıllar önce “defterden silen” ve Galatasaray’dan gönderen hoca.

*

“Bana lazım değil” demişti.

“Ona gerek yok...”

*

E bakıyoruz bugün...

Arda kart cezalısı, oynamayacak.

Emre kart cezalısı, oynamayacak.

Maç hayati.

Terim sıkıştı...

Ceyhun’a sarıldı.

Mecburen.

*

İçine düştüğü durumdan, kurtarsa kurtarsa “Ona gerek yok” dediği adam kurtarabilir çünkü.

*

Ve, bakıyoruz...

Fatih Terim’in siyaset sahnesindeki versiyonu olan başbakanımız, “Ona gerek yok” diye defterden sildiği, “cibilliyetsiz” dediği Baykal’a mektup yazmış, “zat-ı âliniz” diyor, kibarlıktan kırılacak, “Birikimlerinizden istifade etmek arzu ve niyetindeyim” filan diyor.

*

İçine düştüğü durumdan, kurtarsa kurtarsa “İki koyun güdemez” dediği adam kurtarabilir çünkü.

Yılmaz ÖZDİL - 10 Ekim 2009 - Hürriyet

Dokunmayın Şabanıma...

PKK’ya destek veriyor diye hapse sokmuşlardı, milletvekili seçildi diye çıkarıp TBMM’ye soktular, şimdi, PKK’ya destek veriyor diye TBMM’den çıkarıp, hapse sokmaya çalışıyorlar.

Haliyle soruyor Sabahat...

Tek benim mi kabahat?

¡

Dişli var mesela...

Filmi bile var.

¡

E tutuştu tabii arkadaşlar...

Formül arıyorlar.

- N’apçaz şimdi?

- Dokunulmazlığı kaldırsak...

- Biz de gideriz okkanın altına!

- Ulemaya mı sorsak acaba?

- Kevın’a soralım, Kevın’a...

¡

Benim önerim şu:

Dokunulmazlığı kaldıramayacağınıza göre, yokunulmazlık verin kardeşim.

¡

Gelsin polis Meclis’e, sorsun:

- Burdalar mı?

- I-ıh, yoklar.

¡

Olmadı, “utanılmazlık” verin...

¡

Utanıyor çünkü bu DTP’liler CHP’liler MHP’liler... Utanıyorlar, akçeli işlerden yargılanması gereken milletvekillerinin dokunulmazlığı kaldırılmadığı için.

NOT:

Terbiyesiz bir nesil yetişiyor.

Adamın kafasına ayakkabı attılar.

Hamdolsun ki, denk gelmedi.

Teğet geçti.

 

Yılmaz ÖZDİL - 02 Ekim 2009 - Hürriyet

Yazarlar

Sunny

22°C

Istanbul