cov19 biyolojik savas225

Peşin hükümler !

COV-19 insan eliyle mi üretildi?

Büyük bir grup bu iddiayı duyar duymaz büyük tepki gösteriyor.

Ben temkinli yaklaşıyorum. Gazetecilik mesleğinin temelini şüphecilik oluşturur. Hele insanlık tarihi okumaları yapan biri iseniz, atalarımızın biyolojik savaş yaptığını bilirsiniz:

Hititlerin metinlerine, göre, çavdar mantarı olan ergotla Asurluların kuyularını zehirlemeleri ilk biyolojik  savaş olarak bilinir…

İskit (Saka) Türkleri, okları vasıtasıyla Romalı askerlere tetanos bulaştırdı…

Moğolların vebadan ölen askerlerinin cesetlerini kuşattıkları Kırım kenti Kaffa'nın duvarlarından içeri atmaları hâlâ tartışılır; bu biyolojik savaş 25 milyon kişiyi öldüren “Kara Ölüm”ün Avrupa'ya yayılmasının sebebi miydi?

Daha yakın tarihlerde; İngilizlerin Kızılderililere karşı -1763'te Fort Pitt Kuşatması sırasında çiçek hastalığını kasıtlı bulaştırdığı biliniyor. İngilizler bunu 1789'da Avustralya'daki Aborjin nüfusunu kırmak için de kullandı!

1900'ler… Bakteriyolojideki buluşlar savaşta kullanılmaya başlandı. Örneğin, Birinci Dünya Savaşı sırasında şarbon ve ruam savaş silahı oldu… Fransızlar Almanya'nın atlarına burkholderia bulaştırdı. Vs.

Güya, biyolojik savaş 1925 yılında Cenevre Protokolü ile yasaklandı. Sonuç?

İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla İngiltere'de, mikrobiyolog Paul Fildes başkanlığında “Porton Down” adlı sözde “bilim merkezinde” biyolojik savaş programı başlatıldı. Araştırma Başbakan Winston Churchill tarafından desteklendi. Kısa sürede tularemi/tavşan ateşi, şarbon, Akdeniz humması ve zehirli bakteri botulizm etkili şekilde silahlandırıldı. Ve…

İngilizlerin isteğiyle ABD, (Merck ilaç şirketinin sahibi) George W. Merck yönetiminde 1942 yılında Maryland Fort Detrick'de biyolojik araştırma kompleksi kurdu.

Yeter, ABD'nin Vietnam Savaşı'ndaki kara geçmişini filan yazmayacağım. Ama son bir örnek vereceğim:

GERİ TEPEBİLİYOR !

Japonlar durur mu:

Korgeneral -mikrobiyolog- Shiro Ishii tarafından Mançurya'da “Birim 731” programını harekete geçirdi. Mahkumlar üzerinde ölümcül deneyler yaptılar; ve savaşta kullanmak için biyolojik silahlar ürettiler…

Japon Ordusu Hava Kuvvetleri 1940 yılında, bubonik veba taşıyan pire dolu seramik bombalarla Ningbo'yu bombaladı. 400 bin insan öldü… (Ishii, 1946 yılında savaş suçlarının yargılandığı Tokyo Mahkemesi'nde dokunulmazlık almayı başardı!)

Ve fakat: Japonların, Çinlilere 1942'deki yaptıkları biyolojik silah saldırısı ters tepip kendilerini vurdu: Hastalığa yakalanan 10 bin Japon askerinden yaklaşık 1.700'ü öldü…

Yani:

Biyolojik silahlar kontrol edilemeyebilir! Geri tepebilir ve onu kullanana zarar verebilir! Üstelik, belki de hedeften daha kötü etkileri olabilir…

COV-19 bunlardan biri mi?  Bilmem. Sadece soruyorum. Sorusuz ne gazetecilik ne de bilim olur!

Keza:

Biyolojik silahlar, -kullanılmaya niyet olmasa bile (!)- geliştirildiği laboratuvardan kaçabiliyor! Bulaştığını fark etmeyen bir araştırmacı virüsü dış dünyaya aktarabiliyor! Laboratuvarda çalışırken araştırmacıların Ebola gibi ölümcül virüsleri dış dünyaya bulaştırdıkları bazı vaka örnekleri var…

NELER YAPMADILAR Kİ !..

Yıl,1972.

ABD, İngiltere, Sovyetler Birliği öncülüğünde 168 ülke “koruyucu ve barışçıl araştırmalar için gerekli olanlar dışında mikropların veya zehirli ürünlerin geliştirilmesi, üretimi ve depolanması” yasağına imza attı.

Sonra?

Tabii ki biyolojik savaş araçlarını üretmeye devam ettiler. Örneğin, ABD biyolojik savaş programıyla, ölümcül bakteri anthracis anthrax /şarbon, francisella tularensis/tulerami bakterisi, botulinum toksini/botoks zehiri…

Veya kişiyi etkisizleştiren ‘acapacitating agent'lar/ hayvandan insana geçen brucella suis/ Akdeniz humması, yine hayvandan geçen “Q Ateşi” denen coxiella burnetii, sivrisinek kaynaklı olup at, eşek vd. öldüren Venezuelan equine ensefalit virüsü ve gıda zehirlenmelerine sebep olan bakteri staphylococcal gibi biyolojik savaş araçları üretmeyi sürdürdü!

Sadece ABD değil her ülke bu biyolojik çalışmaları sürdürdü. Kimi saldırgan hedefleri için, kimi savunma amaçlı…

Tekrar sorayım: COV-19 biyolojik silah mı?

ABD, Soğuk Savaş döneminden başlayarak “düşman tarımını” yok etmek için (biyoherbisitler veya mikerbisitler gibi) biyolojik savaş yürütmedi mi? Çin-Sovyetler gelişimini engelleme gayesiyle hava püskürtme tankları ve küme bombalarıyla buğday ve pirinç ürünlerinde hastalıklar çıkarmadı mı?

Bitkiye, hayvana, insana bunu yapanlar COV-19'u biyolojik silah olarak kullanamaz mı? Bilmiyoruz. Bildiğimiz şu:

Peşin fikirler, yargısız hükümlerdir!

Soner YALÇIN - 07 Nisan 2020

Yazarlar