abd hegemonyasi225

Arka plan !

Tarih: 18 Nisan 2001.

Cavit Çağlar, New York'ta FBI tarafından yaka­landı. Eline kelepçe vurulup hapse atıldı. Ve 10 gün sonra Türkiye'ye iade edildi.
Tarih: 16 Haziran 2001.
Hürriyet Gazetesi, İhlas Finans Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Mücahit Ören'in, ABD ilk Başkanı George Washington'un yaşadığı evin bahçesinde yemin ederek Amerikan va­tandaşı olduğunu fotoğraflı haber yaptı!
İki kişi…
İkisi de “hortumcu” ol­makla itham ediliyordu.
FBI, Çağlar'a kelepçe taktı; Ören'e Amerikan vatandaşlığı verdi!
ABD, Mücahit Ören'i ne­den “koruması” altına aldı?
Sizleri yıllar öncesine götüreyim:
NATO'nun Avrupa'daki en stratejik merkezlerin­den biri İtalya/Napoli'dir. Sadece ABD Deniz Kuvvet­leri'nin Akdeniz'deki ana karargâhı, NATO'nun as­keri harekâtları planlama ve yürütme yeri değil; aynı zamanda Ortadoğu is­tihbaratının toplandığı merkezdir!
Türkiye'den, İsra­il'e Asya ülkelerinin de bağlı olduğu merkezin başında Amerikalı bir general vardır.
Napoli NATO karargâ­hının görevleri arasında şu vardı:
“İflas etmiş devletleri yeniden inşa etmek!”
Libya'ya 40 bin bom­ba ve füzeyle döven hava – deniz saldırısını yöneten merkez burası.
Suriye'de yürütülen savaşta başat rol oynayan merkez burası.
İlginç konulara geldik…

Rockefeller Vakfı…

1950'ler sonunda Türkiye'nin gündeminde ABD'nin kuracağı askeri üsler konusu vardı. Çünkü:
Mısır'da, Irak'ta ve Suriye'de darbe yapan milliyetçi Arap /Baas'ın Sovyetler Birliği'ne yakınlığı NATO'yu kaygılandırdı. ABD, Lübnan'a müdahale etti.
Soğuk Savaş'ın en gergin günleri yaşanıyordu; çıkması muhtemel nükleer savaş dünyanın gündemindeydi.
Dönemin Napoli NATO Komutanı Amiral Charles Brown, Türkiye'de füze üsleri kuracaklarını açıkladı. Ama…
Bu konuda NATO tek parça değildi: İngiliz ve Fransızlar NATO'nun nükleer caydırıcılık unsurunun ABD'nin kontrolü altında olmasına itiraz ediyordu. İtalya ve Türkiye bu endişelere rağmen nükleer silahlara ev sahipliği yapmayı kabul etti; Norveçliler ve Danimarkalılar ise topraklarında nükleer silah bulunmasını istemedi!
ABD üye ülkeleri ikna etmek için, NATO şemsiyesi altında 1958'de Napoli'de “Barış ve Güvenlik İçin Bilim Komitesi” kurdu!
Adındaki “bilim” sözcüğüne bakmayın, “başka diplomasi mümkün” direktifiyle hareket ettiler! Bu sebeple, Süveyş Kanalı krizinin çözümü için büyük gizlilik içinde arabuluculuk görüşmesi yaptılar. Adana'dan havalanan Amerikan U-2 casus uçağının Sovyetler Birliği'nde düşmesinin ardında Pentagon ve Napoli'deki “bilim çalışmaları” vardı!
Başlarında Amerikalı Isidor Isaac Rabi ve İngiliz Solomon Zuckerman gibi bilim adamları bulunuyordu. Arkalarında ise Rockefeller Vakfı!
Napoli'deki “Bilim Komitesi”ne Türkiye 1961 yılında kimi gönderdi dersiniz:
Yeni biyoloji öğretmeni Enver Ören!
Mücahit'in babası!

Işık/İlluminata ittifakı…

Diyorlar ki:
– Cumhuriyet dini yasakladı!
– Jandarma inananlara eziyet etti!
Yıl, 1929.
Hüseyin Hilmi Işık, İstanbul Halıcıoğlu Askeri Lisesi'nde okurken, Cuma günleri Eyüp Cami'ne gidip Abdülhakim Arvasi'nin vaazlarını dinledi ve evinde din derslerine devam etti. İlişki hep sürdü; tıp fakültesinde okurken Arvasi'nin isteğiyle eczacılık bölümüne geçti. Türk Ordusu'nda kimyager olarak görev yaptı. 1947'de Bursa Askeri Lisesi'nde öğretmenlik ve sonra müdürlük; arkasından Kuleli ve Erzincan askeri liselerinde 1960'da Albay rütbesinden emekli olana kadar çalıştı.

Öğrencilerine her fırsatta “şu camiye gidip bu hocayı mutlaka dinleyin” dedi; ve hakkında tek soruşturma açılmadı. Keza öğretmenlik yaparken 1956'da -hoparlörden ezan okunamayacağı, dolgulu dişle-boyalı saçla abdest alınamayacağı gibi hurafelerin bulunduğu- “Seadet-i Ebediyye” kitabını yayınladı. Bir yıl sonra bu kitabın ikinci cildini çıkardı.
Askeri okullara “şeyh-mürit” ilişkisini ilk sokan Hüseyin Hilmi Işık oldu. “Işıkçı” müritlerden biri de -ileride damadı olacak- keman çalan öksüz roman çocuğu Enver Ören idi.
Enver Ören de şeyhi gibi -askeri okullarda kimya öğretmeni olmak için- Kuleli'den İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi'ne girdi. Okul biter bitmez 1961'de Napoli yolcusu oldu!
“Işıkçı” Enver Ören NATO'nun beynine nasıl girdi? Güvenlik soruşturmalarından nasıl geçti? Bir buçuk yıl kaldığı Napoli'de ne tür kurslar aldı? NATO'nun o dönem inşa ettiği “Stay Behind” (Gladio) yapılanmasına sokuldu mu? Soru çok… Enver Ören o yılları hiç anlatmadı.
Özeti şu: CIA, II. Dünya Savaşı bitiminde Nazilerden şu stratejiyi aldı: Milli-ulusalcı güçlere karşı dini kullanmak! Soğuk Savaş döneminde birçok Müslüman devşirildi! FETÖ bunlardan sadece biri
“Işık/İlluminata kardeşler”; Gülen ve Ören'in Erbakan'a düşman olması tesadüf mü?
CIA, Fethullah Gülen'e Yeşil Kart ve Mücahit Ören'e Amerikan vatandaşlığına boşuna onay vermedi!
Bu pilav çok su kaldırır!

Soner YALÇIN – 22 Ocak 2019 - Sözcü

Yazarlar

Error: No articles to display