abd defol2

Rockefeller, ExxonMobil Ve Rex Tiller­son !.. (2)

Geldikleri yere bak!.

Öcalan…

Marksizm-Leninizm ideoloji­sini Soğuk Savaş'ın bitimiyle bıraktı.

Canlıların birbirleri ve çevreleriyle ilişkilerini incele­yen ekolojiye merak sardı! Toplumsal ekolojinin önde gelen isimlerinden ABD'li eski solcu Murray Bookc­hin (1921-2006) hayranı oldu. Onun “Özgürlüğün Ekolo­jisi” kitabı düşüncesinde köklü değişikliğe sebep oldu. Dilinde, “ekoloji, komünalizm, konfede­ralizm” kavramları düşmemeye başladı.

PKK'lılara “Özgürlüğün Ekolojisi” kitabını okumalarını şart koştu!

Sizin anlayacağınız PKK “çevreci” olup çıktı! Gül­meyin!

“Yeni”/ (Y) PKK böyle doğdu.

Kuşkusuz her “Yeni” hareket gibi, “bu emperyalizm harika dostum” demeye başladılar! “ABD'siz çözüm olmaz” idi! Emperyalizm eliyle, çev­reci-özgür- demokratik -konfe­deral “Kürdistan”ı kuracaklardı.

İşte…

“Ütopyalarını” hayata geçire­ceğine inandıkları -emperyaliz­min temsilcisi- ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson dün Türkiye'de resmi görüşmelere başladı.

Konuyu başka bir açıdan ele almak istiyorum:

Tillerson'un bakanlıktan önce -Rockefeller'ın sa­hibi olduğu dünyanın en büyük petrol şirketlerin­den- ExxonMobil'in başında bulunduğunu dün yazdım.

Yazmadığım şu:

Amerikalı çevreci hareket­lerin gündeminde bir süredir ExxonMobil var. Fosil-pet­rol yakıtlarıyla dünyayı zehirleyen Rockefeller, iklim değişikliği-küresel ısınma tartışmalarında “iklim-miklim değişmiyor” diyen üniversi­telere, sözde bilim insanlarına, sözde sivil toplum kuruluşlarına 1980'den itibaren milyar dolar verdiği ortaya çıktı! (Oy­sa…1977'den beri atmosferi zehirlediklerini rapor haline getirmişlerdi!)

Zaten…

– Sera gazı emisyonunu azaltmayı dayatan- Kyoto Protokolü'nü, ABD'nin bir türlü imzalamamasının sebebi de Rockefeller'ın petrol şirketi ExxonMobil idi.

Bitmedi…

Konunun “konuğumuz” Tillerson'u daha yakından ilgilendiren yönü var…

ROCKEFELLER KADINLARI…

Saklı Seçilmişler…

Kitabımı çalışırken Rocke­feller ailesi konusunda çok okumalar yaptım. Sanki aile­nin kadınları “ölüm imparator­luğu” algısını yıkmak için çaba harcıyor gibiydi! Örneğin…

Rockefeller'ı dünya devi yapan John D. Rockefel­ler'ın eşi -kısaca Abby de­nen- Abigail Greene Aldrich, New York'taki Modern Sanat Müzesi/MoMA'nın kurucu­suydu. (Babası da Amerikan Merkez Bankası/FED kuru­cularından senatör Richard Steere Aldrich idi.)

“Abby”in -oğlu David Rockefeller'dan- toru­nu Neva Goodwin Rocke­feller (d.1944), tıpkı baba­annesi gibi ailenin “ayrıksı” kadını. (“Rockefeller” soyadı yerine “Neva Goodwin” adını kullanıyor! Vs.)

Çevreci, akademisyen Neva Goodwin, ExxonMobil'in raporları sümen altı etmesi, küresel ısınma karşıtı lobilere milyar dolar aktarması gibi haberlerin çıkmasıyla harekete geçti.

Yıl, 2006 idi. Babası -geçen yıl ölen- David Rockefeller, Exxon'un eski CEO'su Lee Raymond, yeni CEO'su Rex Tillerson ve kızını -New York'taki Rockefeller Cen­ter önündeki patent pistine bakan- bir lokantada öğle yemeğinde yan yana getirdi.

Deniz mahsulü yerken Neva Goodwin ısrarla “neden alternatif enerjiye yatırım yapmadıklarını” sordu. “Denedik işe yaramadı” filan dediler.

Sonuçta anlaşamadılar. Neva Goodwin, “şirket adına değil kendi adıma davranıyorum” diye yemekten ayrıldı.

Bu yemekte petrol üretimi konusunda taviz vermez kişi kimdi dersiniz; Rex Tiller­son!

Yani “çevreci” PKK'nın umudu ABD Dışişleri Bakanı…

Sahiden bunlar ekolojik konfederalizm filan mı kura­caklarını sanıyorlar?

Konunun bir yönünü daha yazayım:

ÇOCUK OLMAYINIZ!.

ABD'de çevreciler ExxonMo­bil'i tartışa dursun…

Bu küresel petrol şirket, PKK/YPG eliyle Akdeniz'e ulaşmak istiyor. Niye? Sadece Kuzey Irak'taki petrolü Akdeniz yoluyla taşımak için mi? Çocuk olmayınız.

Geçen yıl…

ExxonMobil Araştırma Şirketi Başkanı Stephen Greenlee, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nicos Anastasiades'in onuruna düzen­lediği resepsiyonda şunu dedi:

“Kıbrıs'ı bölgede bir enerji merkezi haline getirece­ğiz!” Ve…

ExxonMobil, Katar Petroleum ve Kıbrıs 5 Nisan 2017'de an­laşma imzaladı. Kıbrıs ile Suriye arasında kalan sahada petrol-do­ğalgaz arama çalışmalarına bu yaz başlamaya karar verdiler!

Yani…

Sadece toprağın değil, denizin altını da düşünün!

ExxonMobil dışında, Sta­toil, Eni ve Total gibi küresel şirketlerde bu bölgede. (Bu mevzu uzun, ayrıca yaza­rım. Sahi… Yunan Ordusu ısrarla Akdeniz'de Türkiye'yi kış­kırtmaya niye çabalıyor acaba?)

Sadece Akdeniz değil

Tillerson döneminde Exxon­Mobil, Rus ortağı Rosneft ile Karadeniz'de – Suudi Ara­bistan'ın 20'nci yüzyılda sahip olduğu rezervlerle karşılaştırılabi­lecek düzeyde- petrol buldu!

Öcalan hâlâ diyor ki:

“Marksizm, insanı-toplumsal sorunları ekonomiye indirgedi.”

Hadi oradan…

ExxonMobil Karadeniz'de, Akdeniz'de petrol-doğalgaz arı­yor; Suriye'yi bölmeye çalışıyor! Bunu herhalde “spor olsun” diye yapmıyor:

Şirketin geçen yılın dördüncü çeyreğindeki geliri, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüz­de 18 artarak 66.5 milyar dolara yükseldi! Tillerson'un bakanlığı ExxonMobil'e yaramış görünüyor!

Çevre haklarını filan dinlediği yok emperyalizmin…

– Emperyalizm çağı bitmiş­miş!

– Emperyalizm sayesinde çev­reci demokratik konfederalizm kurulabilirmiş!

Marksizm'den geldikleri yere bakar mısınız?

Yenilgi psikolojisidir; kanmak istedikten sonra ideolojik kılıf mutlaka bulunur!

Soner YALÇIN – 16 Şubat 2018 – Sözcü

Yazarlar

Cloudy

10°C

Istanbul