RTE-MATRecep Tayyip Erdoğan’a soruyoruz:

2004 yılında Mehmet Ali Talat ile “Cumhurbaşkanı Denktaş ve KKTC’yi bitirme” konuşmaları yaptınız mı?

İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin, dün (17 Ekim 2009) Ankara'da bir basın toplantısı düzenleyerek Tayyip Erdoğan ile M. Ali Talat arasında yapılan telefon görüşmesinde geçen konuşmaları değerlendirdi. Gültekin özetle şunları söyledi;

İçeriğinden, 24 Nisan 2004 tarihindeki “Annan Planı” referandumundan hemen sonra, Recep Tayyip Erdoğan ile dönemin KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat arasında yapıldığı anlaşılan bir telefon konuşmasının metni, e posta yoluyla Partimize ulaştı.

Söz konusu telefon konuşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet gelenekleri ve çıkarları ile bağdaşmayan ve açıkça suç teşkil eden ifadeler içermektedir. Bu gerçekleri milletimizin bilgisine sunmayı görev sayıyoruz.

Konuşmanın ilgili bölümü şöyledir:

Add a comment

Devamını oku...

Türkiye'deki Etki Ajanı Borsası - Fethullahçılar

Necip Hablemitoğlu'nun Fetullahçıları deşifre ettiği kitabı "Köstebek" de kitabının oluşmasında yardımcı olanlara teşekkür ettiği bölümdeki isimler;
- Emin Değer - Hapishanede,
- Ergün Poyraz - Hapishanede,
- Hüseyin Buzoğlu - Gözltına alındı,
Kitabını armağan ettiği kişilerden Kemal Yavuz gözaltına alındı, salıverildi.

Add a comment

Devamını oku...

İki Sait de Haindi

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 1995 yılında, Said-i Nursi'yi Türkiye için örnek alınması gereken insan olarak göstermişti. Başbakan Erdoğan, başka isimlerle birlikte Nur tarikatinin kurucusu bu kişiyi Hüseyin Çelik'in yaptığı gibi örnek şahsiyet olarak sundu. Böylece; Türkiye'de demokratik açılım adı altında tarihimize ters bir süreç başlatıldı.

Halbuki 30 Kasım 1925 tarihinde yürürlüğe giren 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler ile Türbelerin Kapatılmasına ve Türbedarlar ile Bazı Ünvanların Men ve İlgasına Dair Kanun sonucunda: Bütün tarikatlarla birlikte; şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik seyitlik, çelebilik, babalık, emirlik, halifelik, falcılık, büyücülük, üfürükçülük, gaipten haber vermek ve murada kavuşturmak amacıyla muskacılık gibi, eylem, unvan ve sıfatların kullanılmasını, bunlara ait hizmetlerin yapılmasını ve bu unvanlarla ilgili elbise giyilmesini de yasaklamıştır.

Atatürk, Kastamonu’da 30 Ağustos 1925’te söylediği bir nutukta bunun işaretini vermişti ve şöyle demişti: 'Ölülerden medet ummak, medeni bir cemiyet için, lekedir. Efendiler ve ey millet, biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler ve meczuplar memleketi olamaz. En doğru en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.'

Add a comment

Devamını oku...

Son Yazılar