molla barzani itiraf2

Baba Barzani sağ olsaydı oğul Barzani'ye ne derdi?

“Bizim yıllarca mücadele edip elde edemediğimiz haklara Türkiye’deki Kürtler yıllardan beri sahiptir!”

Barzani aşireti Kürt tarihinde önemli rol oynayan bir aşiret. Hele bu son hezimette yapmış oldukları üst üste hatalar, Kürt tarihinin kara sayfalarına yazılacak cinsten.

Bin bir “emek!”le kazandıkları tüm toprakları kaybedip eski sınırlarına geri çekildiler. Böylece tüm hayalleri yıkıldı. Yalnızca kendi halkının değil tüm dünyada destekleyicilerinin morali, inancı sıfıra indi.

Almanya’da bile yalnızca siyasi elitte değil halkta da Kürt sempatisi sönmeye başladı.

Daha da kötüsü aldıkları bu yanlış siyasi kararla düşmanlarını bir araya getirdiler; İran, Irak, Suriye birlikte hareket etmeye başladı.

“Oğul” Mesut Barzani, “Bizi Amerikalalırın ihaneti yıktı” demiş.

Peki baban Molla Mustafa Barzani’nin söylediklerini hiç mi dinlemedin diyesi geliyor insanın!

LÜTFÜ AKDOĞAN’IN ÜNLÜ RÖPORTAJI

Efsane gazetecilerimizden Lütfü Akdoğan’ın Tercüman gazetesinde 10 Nisan 1970 Cuma günü başlayan ve bir ay yayını süren  “Barzani Anlatıyor” başlıklı röportajı, o günlerde deyim yerindeyse kıyameti koparmış, hem Türkiye’de hem dünyada büyük yankı yapmıştı.

Süleymaniye’de Molla Mustafa Barzani’nin dağlarda bulunan karargâhına çıkıp yaptığı konuşmada, “Hayatınızı ağzınızdan anlatır mısınız?” sorusuna Barzani, “Kendi hayatım anlatılmaya değmez” dese de önemli şeyler anlatıyor.

1903 ya da 1904'te doğan Barzanı Çoğu Kürtlerden oluşan Hamidiye Alaylarından bir grup asker gelip köyünü basmış. Bütün ailesiyle birlikte Diyarbakır cezaevine atılmış. İki yıl, yani bebekliği boyunca Diyarbakır cezaevinde kalmış. Daha sonra yanlışlık anlaşılınca İstanbul’dan gelen emirle köylerine geri dönmüşler:

“Babam rahmetli Abdulrahim, sofu bir insandı. Zap suyunun vadisinde kurulmuş Barzan köyünde bir tekkesi vardı. Kendisi Nakşibendi tarikatına mensup dindar bir insandı. Babamız ölünce en büyük ağabeyimiz Abdülselam onun yerine geçti. Şeyh Abdülselam köyde tekke inşa etti ve tekkemiz büyüdü, İran’a Irak’a Türkiye içlerine kadar yayıldı.

Birinci Dünya Harbi ilan edilince Barzaniler asker ve para vermemeye başlamışlar. Osmanlıyla araları bozulmuş. Ama Molla Mustafa Barzani:

“Osmanlı imparatorluğu yıkılınca tekkede toplandık ağlamaya başladık. Yüzlerce insan sanki kan ağlıyordu. Osmanlıdan hiçbir kötülük görmedik. Bulunduğumuz topraklar rakip aşiret Şeyh Mahmud’un işbirliğinde 1918 yılının Kasım ayında İngilizlerin olmuştu.”

“Baba” Molla Mustafa Barzani’nin bu ünlü röportajda kıssadan hisse çıkarılacak konuşmalarından bazıları şöyle:

- ”İngilizler büyük Zap Suyuna kadar geldiler. Her iki kabilemiz de Türklerin tarafını tutuyordu. İngilizler köylerimizi yakıp yıktılar birçok adamımızı öldürdüler... İki kabile de İngilizlere ayaklandık ağır zaiyat verdirdik..”

- Türkiye Irak İran içinde bir Kürt devleti kurmak için tek bir beyanatım yoktur. Kürt devleti için değil buradaki Kürtlerin de Türkiye’deki kadar hak sahibi olması için vuruşuyorduk. Türkiye’de herkes eşit vatandaş. Her vatandaş devlet kademelerinde eşit yükseliyor.”

- “O dönemde Kürtlük Türklük diye bir şey yoktu. Birbirine kenetlenmiş Kürt ve Türkler Anadolu’yu böyle düşmandan temizledi. İngilizler ise Kürtle Türkün hep boğazlaşmasını istiyordu. Bu nedenle Şeyh Sait’i ayaklandırdı. Biz Barzaniler olarak en ufak bir desteğimiz olmadı, aksine Türk tarafında onlara karşı savaştık.”

- "İngilizler 1930’larda bizim topraklarımızda kale inşa etmeye başlayınca durdurun dedik. Kendi askerleri karşımıza çıkarmıyor satın aldıkları hain Kürt aşiretlerini karşımıza çıkarıyorlardı. Ben de ilk 1931 yılında 600 kadar silahlı adamımla Nererikan köyü ile Şeyh Lolan’a saldırdım... İlk hamlede köyü ateşe verdik.. Artık İngiliz Irak hükümeti Arapları, diğer Kürt aşiretleriyle savaşıyorduk...”

- "Dayanamadık, Türk sınırına sıkıştık. Ben ağabeyim şeyh Ahmed ve küçük kardeşim Şeyh Sadık oturup düşündük, İngiliz subayına teslim olmaktansa Türkiye’de iple asılmayı tercih ederiz, dedik. 23 Haziran 1932 yılında üç kardeşim ve 100 kadar adamımızla Türkiye’ye iltica ettik. Türkiye’de asılmayı bekliyorduk ama Mustafa Kemal bizi himaye edilmemizi emretmişti! Bizim yıllarca mücadele edip elde edemediğimiz haklara Türkiye’deki Kürtler yıllardan beri sahiptir!”

- “İngilizler Kürt varlığını kendi himayelerinde istiyordu. Kürtler İngilizlerin gaye ve temayüllerine göre bazen Türklere, bazen İranlılara, bazen Iraklılara, Fransızlara, Rusya’ya karşı savaşmalıydı!”

- “İkinci Dünya Harbi patlak verdiğinde ise yine korktuk. Artık yalnızca muharip değil bir de politik tecrübemiz vardı. Kimlerin bizi nasıl, niçin, nerede, ne maksatla kullandıklarını gayet iyi öğrenmiştik!”

- ”Bilmediğimiz bir takım gizli güçler bizi birbirimize düşürmektedir!”

AKDOĞAN NE DİYOR?

Akdoğan ünlü röportajını şöyle bitiriyor:

“Ben bu yazı serisini hazırlarken yalnızca Molla Mustafa Barzani’nin hayat hikâyesini yazacağımı ümit etmiştim. Ama öyle konular çıktı ki, Kürtleri kışkırtırken adım başında İngilizler’i gördüm, adım başında Ruslar’ı gördüm, adım başında Fransızlar’ı, Almanlar’ı gördüm, hatta Museviler’i gördüm... Ve koca tarih sahifesinde Kürtleri ne hale soktuklarını...”

Ahmet YILDIZ – 08 Kasım 2017 – Odatv

Son Yazılar

Partly cloudy

10°C

Istanbul