esref bitlis pasa225

Suikastın nedeni trafikte gizli!

Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis, bölgesel güçlerle işbirliği yaparak terör örgütünün Amerika ve İsrail ile bağlarını koparmaya çalışıyordu.

Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis, bölgesel güçlerle işbirliği yaparak terör örgütünün Amerika ve İsrail ile bağlarını koparmaya çalışıyordu. Ekim 92’de büyük operasyon yaptı. PKK’nın belini kırdı. Operasyon sonrası Irak’ın kuzeyine giderek Barzani ve Talabani ile görüştü. Bölgeye giden ilk Türk generali oldu. Mart 93’te yapılacak olan büyük operasyonu görüşmeye giderken yolda helikopteri iki Amerikan uçağı tarafından taciz edildi. Amerikan tehditlerine boyun eğmeyen Eşref Bitlis, Mart’ta yapılacak olan büyük operasyonu görüşmek için Diyarbakır’a giderken 17 Şubat 1993 günü uçağı düşürülerek şehit edildi.

Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis’in (60) katledilişinin 23. yılı. Bitlis, ABD’nın Kürt projesine engel olduğu için CIA operasyonuyla katledildi. Uçağına yapılan suikastla hayatını kaybeden Bitlis, geleceğin Genelkurmay Başkanı adayıydı. Kürt meselesinde, ABD’nin bölgede çevirdiği oyunları saptayan Bitlis, bunu bölge ülkeleri ve güçleriyle işbirliği yaparak bozmaya çalıştı. Aydınlık, olayın ilk gününden bugüne takipçisi oldu. Örtülmeye çalışılan suikastı aydınlattı. Perde arkasındaki Gladyo’yu gün yüzüne çıkardı.

BİTLİS’İN KARARLILIĞI...

1990 yılında Jandarma Genel Komutanlığı’na atanan Org. Eşref Bitlis döneminde PKK’ya yönelik büyük operasyonlar yapıldı. Irak’ın kuzeyindeki Kürt örgüt liderleri Mesut Barzani ve Celal Talabani ile işbirliği yaparak, PKK’nın bölgeye yerleşmesinin ve buradan Türkiye’ye eylem yapmasının önüne geçilmeye çalışıldı. 31 Ekim 1992 günü Sefin Dizai ve ekibini Ankara’da ağırlayan Bitlis Paşa, onlara şunları söyler: “Sizlerle bir anlaşma yapmıştık. PKK yok edilecek diye. Oysa şimdi siz PKK’yla anlaştınız. Aramızdaki anlaşmayı ihlal ettiniz. Gerekirse 36. paralelin güneyine de ineriz. PKK’yı orada yakalayıp hepsini temizleriz. Ya bize teslim edin ya da öldürün. Sizlerin içinde de PKK’lı var. Gerekirse Kuzey Irak’ta nehirlerde, sokaklarda savaşırız. Gerekirse Süleymaniye’ye de gireriz, Erbil’e de. Bu meseleyi kökünden hallederiz.”

BÖLGESEL GÜÇLERLE İTTİFAK...

Bitlis Paşa, Kürt meselesini PKK gibi terör örgütlerini etkisiz hale getirerek ve onların emperyalist bağlantılarını bölgesel müttefiklerle keserek çözmekten yanaydı. Buna ‘Bitlis Planı’ deniliyordu. Bitlis, Gladyo’nun Güneydoğu’da uyguladığı şiddet ve göç politikasından da rahatsızdı. Planda şu önemli başlıklar vardı: “Bölge halkı kazanılacak. Irak yönetimi, Barzaniler ve Türkiye ortak hareket edecek. Dış destekli PKK, bölgeden çıkarılacak.” Bu politikası nedeniyle bölgedeki halk tarafından da seviliyordu. Bitlis Paşa, Amerika’nın Türkiye’de konuşlandırdığı Çekiç Güç’e de karşıydı. Ölmeden önce 7 Şubat 1993 günü yaptığı açıklamada, “İncirlik üssünden kalkan ABD uçakları PKK’ya yardım ediyor” demişti.

ABD’Yİ RAHATSIZ EDEN RAPORLAR...

PKK’nın arkasında ABD ve Batılı güçlerin de olduğunu tespit eden Org. Bitlis, buna ilişkin görüş ve önerilerini zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal’a da rapor etmişti. (22 Mart 1992 tarihli mektubu gibi...) Özal’ın da bu raporları, ABD’li yetkililere verdiği ve bu bilgilerden rahatsız olan ABD’nin de, CIA üzerinden Türkiye’deki Gladyo unsurlarını kullanarak suikastı planlandıgı ileri sürüldü. Aydınlık, olayda ABD’nin Adana Konsolosu Elizabeth Shelton’un da etkin olduğunu yazdı. Aydınlık Haber Müdürü Adnan Akfırat da gelişmeleri ‘Eşref Bitlis Suikastı’ ismiyle kitaplaştırdı. Bitlis suikastından önceki olaylar önemli ipuçları veriyor.

5 Ekim 1992 günü, bölgeye yerleşen ve neredeyse bütün kampları dolduran PKK’ya karşı çok büyük operasyon yapıldı. ‘Kazıma Operasyonu’ adı verilen harekâta kuzeyden Türk ordusu, güneyden de Barzani ve Talabani kuvvetleri katıldı. Kasım ayı sonuna kadar süren operasyonlarda, PKK’ya çok büyük darbe indirildi. PKK ilk kez düzenli orduya karşı cephe savaşına tutuştu ve 2 bin 500 kayıp verdi. Burada Osman Öcalan da yakalanmaktan kurtuldu. Bu cephe savaşı nedeniyle Abdullah Öcalan, kardeş Öcalan’ı görevden aldı. ABD tarafından 4 Kasım 1992 günü yapılan açıklamada, operasyondan duyulan rahatsızlık dile getirildi ve operasyonun uzamadan bitirilmesi istendi.

HELİKOPTERİ DÜŞÜRÜLMEK İSTENDİ!

Operasyon sonrası bölgedeki durumu görmek için Org. Eşref Bitlis, Asayiş Kolordu Komutanı Korg. Necati Özgen’le birlikte 17 Aralık 1992 günü Şırnak’tan Skorsky helikopteriyle Selahattin kentine gitmek için hareket etti. Kuzey Irak’a giden ilk Türk generali olmuştu. Zaho’yu geçtikten sonra ABD’ye ait iki F-15 uçağı belirdi. Biri yukardan aşağıya, diğeri de aşağıdan yukarıya helikopteri yalıyarak geçti. Adeta helikopteri düşürmek istercesine uçtular. 1.500 metreden uçuluyordu. Helikopteri kullanan Pilot Jandarma Yarbay Öner Yaktuğ o anları yanında bulunan Özgen Paşa’ya şöyle anlatır: “Komutanım, jetlerin egzoz gazı helikopterin motorlarını dolduruyor. Bu yüzden motorlar oksijensiz kaldı ve güç kaybediyoruz. Neredeyse durma noktasına geldik.” Bitlis Paşa’nın yanında bulunan Necati Özgen Paşa ise o anları 10 yıl sonra şöyle anlatır: “Epeyce alçaldık. Neredeyse yalama uçusu halinde uçmaya başladık. Bu arada durumu Beytülşebap yukarılarında hava trafik kontrol görevi yapan Awacs’a bildirdik. Hezil’i biraz geçtik. Selahattin kentine yaklaşmaya 20-25 dakika kala, aynı uçaklar aynı şekilde bir daha alttan ve üstten dalmaya başladılar.” (Sabah, 16 Eylül 2002)

DİYARBAKIR’A GİDİYORDU!

Eşref Bitlis, Ekim-Aralık arası başlayan operasyonda PKK’ya büyük dabe vurdu. Örgütün içerde de saptanan üslerine yönelik harekât planlamıştı. Bunu da Ocak 1993’te yapacaktı. Ancak yoğun kar yağışı nedeniyle bunu Mart sonuna erteledi. İşte bu planı uygulamak için 17 Aralık 1992 günü Barzani ve Talabani ile görüşmeye gitmişti. Amerika, Barzanilerin kendi kontrolünden çıkarak Türkiye’nin kontrolüne girmesinden çok rahatsızdı. Çünkü, onun Irak’a gelmesinin de nedeni kukla Kürt devletiydi! Bunun önünde de engel görmek istemiyordu! Bitlis Paşa yaptıklarıyla bu planı adım adım bozuyordu. Bütün mesaisini bölgedeki gelişmelere veren Bitlis Paşa, öldürüldüğü gün olan 17 Şubat 1993 günü de Diyarbakır’a; Mart ayında başlayacak olan büyük operasyonun ayrıntılarını görüşmek için gidiyordu. Hem de İzmir’de başlayan Harp Oyunu tatbikatına katılmayarak...

AĞIR DARBE!

Eşref Bitlis, 5 Ekim’de başlayan operasyon için şu değerlendirmeyi yapmıştı: “Biz Kuzey Irak’daki Kürtlere sınırdan PKK’lıların sızmasından duyduğumuz rahatsızlığı çeşitli yollardan bildirdik. Yapılan görüşmelerden sonra Barzani ve Talabani’nin, PKK’nın topraklarını kullanmaması yolunda çağrıları oldu. Biz kesinlikle bu çatışmaya önce müdahale etmedik. Taa ki, Peşmergelerden kaçan PKK’lıların sınırımıza yığılmalarına kadar. Bu tarihten itibaren sınırımızı korumak, PKK’lıların sızmasını önlemek amacıyla havadan ve karadan operasyon yapıldı. Bizim tahminimiz ve uçaklarla tespit edilen görüntüler, bu operasyon sırasında 2 bin-2 bin 500 civarında PKK’lının öldüğü yolundadır. Bu operasyon sırasında çok ağır darbe yediler.”

BAHARDA TEMİZLİK YAPACAKTI!

Bitlis Paşa, yaşasaydı Mart ayında başlayacak olan büyük bir iç temizlik ve dışarda da yeniden imha operasyonları yapacaktı. Onun yapmayı planladığı büyük operasyon, 27 Mayıs 1993 günü başlatıldı ve içeride temizliğe dönüştü. Daha sonraki yıllarda da aralıksız sürdü ve en son 21 Mart 1995 günü ‘Çelik Harekâtı’ ile PKK’ya çok büyük darbe vuruldu ve Türk ordusu bölgenin kritik yerlerini kontrol etmeye ve birlik bulundurmaya başladı.

Ercan DOLAPÇI - 17 Şubat 2016 - Aydınlık

Son Yazılar

Partly cloudy

25°C

Istanbul