pyd amerikali ve alman ajanlari2

Özerklik, kukla ‘Kürdistan’a giden yolda alt aşamadır!

24 Ağustos tarihli Özgür Gündem gazetesindeki bazı haber başlıklarına bakarak özerklik uygulamasının ne anlama geldiğini görelim.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) 3. Kongresinde Emine Ayna “Türkiye artık Ankara’dan yönetilemeyecek” demiş. Aynı kongrede “DBP’nin sadece Kürdistan ve Türkiye değil Ortadoğu’daki mücadelelere öncülük edeceği” açıklanıyor. Bunlar ikide bir “Ulus devlet modeli” çöktü diyorlar. Bu sözde yasal parti kongresi Öcalan’ın tezlerini resmileştirmiş. PKK-HDP ve DBP’nin bu politikalarının asıl sahibi Amerika ve batılı emperyalistlerdir.

EMPERYALİST TEZLER...

Türkiye Ankara’dan yönetilmeyecek demek, ‘Türkiye Cumhuriyetini tanımıyoruz, yıkacağız’ demektir. Peki bunu dillendiren çizgi nasıl oluyor da Meclis’te temsil edilebiliyor? Bu ne biçim bir gaflet ve delalettir? Ulus devlet modeli çöktü iddiası, Amerika ve Batılı emperyalistlerin tezidir. Çünkü bu gün küresel saldırının önündeki en büyük engel milli devletlerdir. PKK-PYD-BDP ve DBP gibi aynı merkeze bağlı örgütler, emperyalizmin piyonu olarak milli devletimizi ve Ortadoğu’daki diğer milli devletleri yıkmaya yeltenmektedir. Bu görevi kendilerine Amerika vermiştir. Bu örgütler emperyalizmin maşasıdırlar, bizler ise en yüce insan hakkı olan vatan savunması cephesindeyiz.

TKP’yi tasfiye eden döneklerden Veysi Sarısözen, Demirtaş’ın özerklik programı ne kadar demokratik; onu kabul edin diyor. Sözde özerklik ilan edilen bölgelerde yapılanlara anarşi ve eşkıyalıktır. Halkın hayatını düzenleyecek hiçbir adım yok. Zaten PKK’nın silahına güvenerek ilan edilen özerklikten başka ne beklenebilir?

Kürtlere tehcir uygulanıyormuş. Bölgeden bir göç vardır. Ancak bunun sebebi PKK’nin yarattığı terör ve güvensizlik ortamıdır. Yatırımlar durmuş, sınır ticareti başta olmak üzere piyasa ölmektedir. PKK’nın uyuşturucu ticareti, haraç toplama, belediyelerin gelirlerine el koyma ve Avrupa’nın kendisine daha iyi hizmet etsin diye ayni (silah) ve nakti hibelerle örgütünü besleme dışında başka bir ekonomik bir kaygısı yoktur.

pyd amerikali ve alman ajanlari

Demirtaş Avrupa kapılarında barış dilenip, Türkiye’yi şikayet ediyor. HPG basın irtibat merkezi ise şu kadar asker öldürdük diyerek övünüyor. Her tarafı uyuyan bombalarla donatmış, evler ve dağlar silah ve patlayıcı deposu haline getirilmiş. Bir de önce TSK başladı tartışması açıyorlar. Hem kel hem fodul! PKK’nın hangi meşruiyet temeli var ki, bunu soruyorsun? Sen emperyalizme karşı milli mücadele ile kurulmuş ve uluslararası meşruiyeti tartışılamayacak bir devlete savaş ilan etmiş bir terör örgütüsün. Silahlarını teslim et sonra görüşelim. PKK’nin elindeki silahlar Amerika, İngiltere ve Almanya’dan, özerklik ve kanton eğitimi Amerika’dan, silahlı eğitimi Amerikan Delta Force, Mossad ve İngiliz MI 6’dan.

PSİKOLOJİK SAVAŞ!

TSK’nın başlattığı vatan savunmasına karşı, PKK-HDP, bunların kuyruğundaki vatansız solcular, Fethullah cemaati ve yandaş yazarlardan Y-CHP’ye kadar uzanan bir cephe, “Bu harekat Saray savaşıdır. AKP’yı tek başına iktidara getirmek içindir. Komutanların geçmişi zaten şöyledir, böyledir” içerikli bir psikolojik savaş yürütmektedirler. Güvenlik güçlerimiz harekete geçmiş, devletin refleksleri çalışmaktadır. TSK hakkında güvensizlik yayanlar emperyalizm ve terör örgütünün yanındadırlar.

Ali MERCAN - 31 Ağustos 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Cloudy

26°C

Istanbul