buyuk yalan slide

Putin’e açık mektup!

Size en başta kuşkusuz kendi adıma yazıyorum.

Ama bunun ötesinde ülkemin Cumhuriyetçi, Atatürk atılımlarını benimsemiş, yurtsever, barışsever, sol düşünceli aydınları için yazıyor olduğumu düşünüyorum. Dünyanın 300 büyük şirket ile üç bin küçük devletten oluşmasını düşleyen ve bunu gerçekleştirmeye çalışan Batı emperyalizmi, bunun olmasında dirençle karşılaşınca küstahlaşıyor, daha da saldırganlaşıyor. Kuşkusuz en başta Amerikan egemenleri.

Burada, konuyu tam açmadan dile getirmem gereken bir nokta var. Bilime yaklaşım, felsefi düşünce, yaşama bakış, değerlerimiz gibi çağımız yaşamının belli başlı yönlerinde daha çok Anglo-Sakson eğilimlerinin önde geldiği bir aydın olduğum söylenebilir. Buradaki bağlamımızda öne çıkan nokta, ülkelerin toplumsal-iktisadi düzenleri ile ülkeler arasında en geniş anlamdaki siyasal ilişkilerdir. Yine burada, kendimden söz açmam gerekiyorsa, öz olarak tümüyle Atatürk’ten yana, sömürgecilik karşıtı ve sol düşüncede biri olduğumu belirtmeliyim.

Siz, özellikle son aylarda Rusya ile Türkiye arasında, teröre karşı kurulacak bağın ve birlikte hareket etmenin, ülkemiz için ne ölçüde yerinde olacağını sık sık vurguladınız. Sovyetler Birliği’nin kuruluşunda ve Kurtuluş Savaşımızın kazanılmasındaki yakın işbirliğinin emperyalizme karşı nasıl çok önemli sonuçlar verdiğini biliyoruz. Şimdikinin de ne ölçüde önemli olduğunu gözlüyoruz.

Benim burada önde gelen amacım, “Ermeni sorunu” olarak adlandırılan, Dr. Doğu Perinçek’in çok haklı biçimde “emperyalizmin oyunu” olarak belirttiği ve Osmanlı İmparatorluğu’nun son zamanlarındaki olanlara benzer olaylar konusunda sizden bir istekte bulunmak. Bu arada, sizin bu konunun ana noktalarını yakından bildiğinizden eminim. Bu konuda zaman, yıllardır Türkiye’nin aleyhine işledi. Ülkemizi yönetenler arasında Mustafa Kemal Atatürk’ün vurgulamasıyla “gaflet, dalalet ve ihanet” içinde olanlar, emperyalistlerin, saldırgan Ermenilerin ve dostlarının, Asala gibi terör örgütlerinin saldırılarına ve oyunlarına karşı koymadılar, karşılık vermediler. Emperyalistlerin ve içimizdeki ve dışarıdaki düşmanların yalanları gittikçe büyüdü. Ancak en son olarak, Doğu Perinçek ve (Rus arşivlerini de inceleyen) akademisyen-araştırmacı oğlu Mehmet Perinçek ve Talât Paşa Komitesi’nin çabaları ile, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden, son yargı olarak Türkiye için olumlu bir karar çıkmıştır.

Yalnız burada şu noktayı belirtmeden de geçemeyiz: Ne yazık ki kararın 7’ye karşı 10 oyla alınmış olması, ülkemizin en başta gelen ilerici gazetesi Aydınlık’a yazan birtakım yazarların da belirttiği gibi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi için hiç de yüz güldürücü bir durum değildir. Kuşkusuz tam bir karşılaştırma yapmış olmak için, olumsuz oy veren yargıçların gerekçelerini de okumak gerekir. Yine de, Dr. Perinçek ve Türkiye için olumlu oy kullanan on yargıcın verdikleri kararlardaki sağlam mantıksal, etik ve hukuki gerekçeleri, kullandıkları çok açık dili de görünce, onların vardıkları sonuçların haklı ve çok yerinde olmaları yargısına güçlük çekmeden varabiliyorsunuz.

Burada en sonunda, “Strasbourg’da yargıçlar var” diyebiliyorsunuz. Öte yandan, “Keşke sayıları daha çok olsaydı” diye de ekliyorsunuz.

Değerli Önder Putin,

Kuşkusuz biliyorsunuz, “Ermeni soykırımı” yalanı, değişik ülkelerin parlamentoları ve birtakım kurumları tarafından “tarihsel bir gerçekmiş” gibi kabul edilmiştir. Bu yapılırken, ne tarih belgeleri, ne o tarihteki Ermeni göçlerinde gerçekten olup bitenlere bakma gereksinimi duymuş değiller. Burada, işlerin nasıl geliştiği konusunda Ermenistan dışında yaşayan Ermenilerin bir bölümünün ve emperyalistlerin “görevlilerinin” söyledikleri, yazdıkları, aktardıkları, yeterli görülüyor. AİHM’nin kararı, ülkemizde Cumhuriyetçileri, yurtseverleri, aydınları, çağdaş insanlarımızı harekete geçirmiş görünüyor. Eminim, onların konuyla ilgili beklentileri arasında, şu anda Türkiye’deki siyasal durumlar ne olursa olsun, gerçekten adaletten ve dürüstlükten yana önderlerin bulunduğu ve Anadolu insanına düşmanlıkla bakmayan ülkelerin devlet adamlarının, söz konusu mahkemenin kararını kendi ülkelerinde yaşama geçirmeleridir . Bu konuda ilk usumuza gelecek kişinin kuşkusuz siz olduğunuzu; kurumun da Rusya Parlamentosu DUMA’nın olduğunu düşünüyorum.

İçten Saygılarımla ve Dostlukla.

Yaman ÖRS - 06 Kasım 2015 - Aydınlık

Son Yazılar

Partly cloudy

12°C

Istanbul