İhbarcı Bir Asker mi? Kim Bu Mehmet Ali?

Deneyimli polis muhabiri Adnan Gerger olay yaratan cephane yüklü kamyonla ilgili ihbar mektubunun tam metni ile sevkiyat belgelerine ulaştı. Haber NTV’de yayınlandı.

Haberin arka planını ise Odatv ortaya koyuyor.

İhbar, mehmetali06168 @hotmail.com adresini kullanan şahıs ya da şahıslar tarafından e- posta yoluyla ulaştı.

E-postanın Ankara Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü'ne gönderildiği tarih ve saat; 10 Mart, 15.57.17.

****
İhbar mektubu ve arka plan bilgiler satır satır şöyle:

- "06 BJ 9915 plakalı MAN kamyona dikkat!!! Ankara Seferberlik Tetkik Kurulu ve 'Kozmik Oda'da yapılan aramalardan sonra Seferberlik üyeleri telaşa düştü.”


Plaka doğru, kamyon da MAN marka. İhbarcı nokta atışı yapıyor.

Ama bir terminoloji sorunu var. Telaşa düştüğü iddia edilenler “Ankara Seferberlik Tetkik Kurulu üyeleri” olamaz.

Kozmik oda araması yapılan birliğin adı “Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı”. Eğer doğruysa telaşlanacak kişiler de Bölge Başkanlığı personeli olabilir. Tektik Kurulu adlandırmasını daha çok gazeteler – özellikle de yandaş medya - kullanıyor

****

- “Ankara Seferberlik Tetkik Kurulu kullanmış olduğu sivil personelden bütün kirli silahları birer birer toplayarak Ankara’ya getirtiyor.”

Bölge Başkanlığı’nın “sivil – asker işbirliği” konseptine uygun olarak ilişkili olduğu siviller olabilir. İhbarcılar da söz konusu sivillerden haberdar görünüyor. Öte yandan cephane kamyonu bir tane değildi. Odatv’nin edindiği bilgilere göre mühimmat ve silah sevkiyatı 10’nun üzerinde sivil araçla yapıldı. İhbarcının da kamyon sayısının daha fazla olduğunu bildiği anlaşılıyor.

Ama polise bir kamyonu “yakalatıyor”.

****
- “Az önce Afyon’dan yola çıkan ve Ankara’ya gelecek olan 06 BJ 9915 plakalı Man kamyona uzun namlulu silahları olan şahıslar nezaret ediyor.”

İhbar saat 15.57’de polise ulaşıyor. İlk televizyon haberi ise 19.15 civarında yayınlandı. Ankara – Afyon arasındaki mesafe dikkate alındığında şu çarpıcı sonuca varmak mümkün.

Polis kamyonu durdurduğu anda basına haber verilmiş görünüyor. Yani polis aracı durduruyor ve haber ekranlara düşüyor.

Daha ilginç bir nokta daha var. Kamyon aslında Gölbaşı’nda durdurulmuyor. Durdurulduğu mevki Etimesgut – Gölbaşı kavşağı. Polis, kamyon Gölbaşı istikametine yönelmeden el koyuyor. Bu mevkinin özelliği “polis bölgesinin” sınırı olması. Polisin kamyonu biraz geride durdurma yetkisi yok. Çünkü o bölge Jandarma bölgesi.

Yani operasyonun çok titiz çalışıldığı anlaşılıyor.

****

- “Polis uygulamasından kurtulmak için araca subay kimliği taşıyan silahlı bir kişi bindirildi. Bu aracı mutlaka kontrol edin ama dikkatli olmalısınız. Çünkü silahlara nezaret eden uzun namlulu silah taşıyan kişi gerekirse çatışmaya girmeye de hazır olacak.”

İhbardaki “polis uygulaması” terimi dikkat çekici. Bu terim daha çok polis jargonuna uygun görünüyor. Araçta bir astsubay, bir de onbaşı rütbesinde iki asker bulunuyor. Görevleri muhafızlık.

Odatv’nin edindiği bilgilere göre ikisi de silahlı. İkisi de özel kuvvetler askeri. İhbarcı da bu bilgilere vakıf gibi duruyor.


****

“- Sevkiyatın ilk durağı Ankara. Silahlar burada elden geçirildikten sonra namluları temizlenecek, seri numaraları değiştirilecek."


Sevkiyat belgesi ihbarcıyı teyit etmiyor. Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Servet Yörük’ün Destek Grup Komutanlığı'na hitaben yazdığı 4 Mart 2010 tarihli sevkiyat belgesindeki ifadeler şöyle:

"Seri numarasız el bombalarına seri numarası verilmesi faaliyeti kapsamında ilgi A gereği Mühimmat Ana Depo Komutanlığı/Yahşihan/Kırıkkale'ye tesliminin sağlanması maksadıyla Güllük Milas'taki Genelkurmay Özel Kuvvetler Destek Grup Özel Eğitim Merkez Takım Komutanlığı envanterindeki mevcut el bombalarının tümü Oğulbey Kışlası'na nakledilecektir."

Yazıda, mühimmatın nakli için sivil bir kamyon kiralandığı da belirtiliyor. Kamyondan da “kirli silahlar” değil el bombaları çıkıyor. Bombalar da ABD menşeli taarruz tipi el bombaları.

Ama ihbarcı bir noktada çok bilgili görünüyor. Silahlar için ilk durak Ankara, sonraki durak ise Kırıkkale.

****

Bu kadar bilgi akıllara zarar görünüyor. Ama yaşananlar da ortada.

Genelkurmay eski Başkanlarından Yaşar Büyükanıt, PKK’ya yönelik bir sınır ötesi harekatın ardından “BBG (Biri Bizi Gözetliyor) evi gibi takip ediyoruz” demişti.

Gelinen noktada ise Genelkurmay’ın, hem de en özel birliğinin BBG evi gibi izlendiği anlaşılıyor.

11.03.2010 - Odatv.com

Son Yazılar

Rain

8°C

Istanbul