“Ağa” Yasaya Hayır!!!

AKP geçmişte bir Anayasa taslağı hazırlattı. Bu taslağı da ABD’li ortaklarının beğenisine sunmak üzere ABD’ye gönderdi. Şimdi Anayasa değişikliği yeniden gündeme oturdu. “Darbe Anayasası” diye küçümsedikleri Anayasayı, küresel şirketlerin lehine değiştirmek istiyorlar.

RTE yeni bir Anayasa yapamaz!

Çünkü bakanlarını kapının önüne koymakla tehdit eden bir Başvekil kendileri… Meclis Başkanına emirler veren, aykırı düşünen vekilleri; “aday olmak için gelip yalvardınız” diyerek küçümseyen bir zat, antidemokratiktir. Vekilleri de “parmak çocuk” görevi yapan emir kullarıdır!

Böyle bir parti demokratik bir anayasa yapamaz.

Hiçbir aykırı sese tahammül edemeyen, köşe yazarlarını patronun kölesi zanneden bir zat ancak Hitler Anayasası hazırlatır.

Medya’nın %60’ını yandaş değil, AKP’li yapan diktatör bir zihniyet, bu ülkenin ihtiyacı olan Anayasa değişikliğini yapamaz!

Teröristi “barış elçisi”, kendi askerini “terörist” gören bir akıl Anayasa yapamaz.

ABD derin güçlerinin kurduğu bir partinin Anayasayı değiştirme hakkı yoktur! Kendi ülkesini de bölen bir projede “eş başkan” olmakla övünen bir zat Anayasayı değiştiremez!

Bütün varlıklarımızı yabancılara satan; halk aş-iş bulamazken bankaları zenginleştiren zihniyet bu ülke yararına hangi yasayı çıkarabilir?

Türk Halkını pervasızca dinleterek en temel insan hakkını ihlal eden antidemokratik bir kafa; mahkeme kararlarını uygulamayan siyaset; sosyal devlet anlayışını zulme dönüştüren, vergi yaptırımlarıyla ülkeyi “S.O.S” devlet haline getiren bir hükümet anayasayı değiştiremez!

“Demokrasi benim için amaç değil, araçtır. Gideceğim yere kadar kullanır, sonra inerim. Tutturmuşlar lâiklik elden gidiyor, bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek yahu.” Diyen bir zatın partisi anayasayı değiştiremez!

Kendileri için “kişiye özel af” çıkartan bir parti anayasayı değiştiremez!

Dokunulmazlık zırhına sığınan, yüz kızartıcı suçlardan dosyası olanlar yeni bir anayasa çıkaramaz!

Sürekli zenginleşen ve bu zenginleşmenin kaynağını açıklayamayanlar nasıl bir anayasa hazırlar sizce?

“Bunu bir de ulemaya sormak lazım” diyen bir kafa, anayasayı ulemanın fetvasına göre mi değiştirecek? “Onlar bizi kırk yıldır fişliyor, şimdi biz onları fişliyoruz” diyen; AKP iktidarına karşı çıkanlara “kanı bozuk” diye hakaret eden hastalıklı kafaların vekil olduğu kadrolar mı Anayasayı değiştirecek?

Yönetimini beğenmediği TBMM başkanvekilinin odasını basan; açtığı davayı beğenmediği Yargıtay Başsavcısına, “Başsavcı da ölümü tadacaktır” deyip tehdit eden; eleştirisini beğenmediği çiftçiye, “Terbiyesiz, kim gönderdi seni buraya” diyen azgelişmiş bir kafanın Başbakan Yardımcısı yapıldığı bir parti Anayasa hazırlayamaz!

Yenidünya düzenini kurgulayan Lucifer’in piçleriyle işbirliği yapan bir hükümet, Türk Halkına yeni bir Anayasa hazırlayamaz!

Bütün milli aydınlar AKP gerçeğini bıkmadan, usanmadan, tarihi bir görev olarak Türk halkına anlatmalıdır!

Değişecek olan Anayasa, küresel "Ağa"nın yasa değişikliğidir!!

Bir Daha Yanılmayın!!.

Biraz da MHP ve CHP’ye bakalım:

MHP deyince aklımıza “S. Önkibar’ın anlatımı ile” dükkanı haftada bir defa açan Bahçeli geliyor, sonra Oktay Vural… Çuvalcı general için ABD Konsolosluğunda verilen yemeğe katılan Oktay Vural. Duyulunca “bilmiyordum” diyerek özür dileyen “özrü kabahatinden büyük” Oktay Vural.

Üçlü koalisyon döneminde Enis Öksüz Telekom’un özelleştirilmesine karşı çıktı. İthal bakan Derviş Öksüz’ü ABD’ye şikayet etmişti. Öyle ki, doların inişi ve çıkışı bile Telekom’un özelleştirilmesine bağlandı. Sayın Öksüz Ulaştırma Bakanlığından alındı; yerine Telekom’u satsın diye Oktay Vural getirildi. Şimdi MHP’nin vitrininde Vural var. CHP’de bir ara Onur Öymen gündemde idi. Öymen de ABD Konsolosluğunda ki yemeğe katılan isimlerden.

Vitrine çıkartılanlara bakınca, AB-D’ci isimler olduğunu görüyoruz. Bu güne kadar tam teslimiyetçi AKP gibi bir hükümet gelmedi ama, 1938’den sonra gelenler Türkiye’yi ABD’ye uydu yaptı.

Türk Halkı “adı ne olursa olsun” bağımsız milli politikası olmayan parti ve kişilere destek vermemelidir!

Artık “gitti Kel Hasan, geldi Hasan Kel” klasiği bitmelidir. AB-D vampirleri rahat yaşasın diye ülkemizde maraba olmaya razı olmayalım.

Onlar başka ülkelerin iliğini-kemiğini sömürerek semiriyor, zenginleşiyor. Ülkemizin kan damarlarına yerleşen kanserli hücreler, metastas yaparak ülkeyi saran bu yapı sökülüp atılmadan iyileşemeyiz.

Televizyon Yüzleri.

Televizyonlara çıkartılan yüzlere bir bakın. Liboşlar, Soros beslemesi kalemler, döne döne kimlik kaybına uğrayanlar…

Asker kanadından televizyonlara çıkartılan iki isimden bahsedeceğim bugün. Biri Atilla Kıyat, diğeri Armağan Kuloğlu… Çevik Bir Fetullah’ın müridi İhsan Kalkavan’a danışman olmuştur. 28 Şubat sürecinde ki uygulamaları ile AKP’nin gelişine zemin oluşturan Çevik Bir’in takımından olan Atilla Kıyat emekli edildiğinde Cemaatin yayın organı Aksiyon’da desteklenmişti. Atilla Kıyat “Kıbrıs stratejik değil” diyen bir askerdir. Şimdi bu şahıs bilirkişi olarak televizyonlara çıkartılıyor. Armağan Kuloğlu ise Eşref Bitlis’in uçağının düşürüldüğünde “sabotaj değil, kaza” diye rapor yazan kişidir.

Ortada dinci, cemaatten, liberal, demokrat, sol, milliyetçi diye salınan tipler var. Tek bir ağacın “küresel efendilerin ağacı” dallarına, farklı aşı yapılarak geliştirilen GDO’lu ürünler geçidi sanki…

Görevleri, endemik yapıyı bozup dönüştürerek Luciferin piçlerinin kullanımına sunmak. Ne kadar hizmet; o kadar para, makam, unvan…

Bünyeyi saran bu kanser hücrelerini temizlemeden esaret zincirlerini kırmak mümkün değildir!!

Zahide UÇAR - 11.03.2010 - İnternetajans
This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Son Yazılar

Cloudy

20°C

Istanbul