devrimci_genclik_seli_karanligi_yirtiyor225

Türkiye, kısım kısım, damar damar ayağa kalkıyor!

Galatasaray’dan Taksim’e doğru yürüyorum.

Güzel bir bahar günü, öğle üzeri İstiklal caddesi sermiş kendini yere, insanlara hizmet ediyor. Geçen gün 19 Mayıs’ı özgürleştirmek için yürüyen yüzbinleri anımsıyorum. Türkiye, kısım kısım, damar damar ayağa kalkıyor. Taksim’e yaklaştıkça 1 Mayıs geliyor aklıma. Kalabalıklar içinde bir kişi, okyanus içinde bir damla, uçsuz bucaksız buğday tarlalarında, bir başak içinde tek bir buğday tanesi olmanın keyfini yaşıyorum ne zamandır.

Bu gün de memurlar ayaklandı. Grev yapıyorlar sabahtan beri. Sokaklarından, caddelerinden, damarlarda akan kan gibi yürüyorlar İstanbul’un kalbine. Az ileride, 19 Mayıs günü gençlerin astığı dev Nazım Hikmet posteri bana bakıyor. Ve gümbür gümbür bir davul sesi ulaşıyor kulağıma. Sonra bayraklar, kırmızı beyaz. Ay yıldızlı.

Meydanda insanlar iki öbek oluşturmuş halay çekiyorlar. Ellerinde bayraklar, ortada davul zurna.

Bu coğrafyada insanımız davul ve bayrak olmadan hiçbir şey yapmıyor. İlle bayrak olacak, ille davul. Ben bile bizim Deniz’i doğumundan sonra hastaneden çıkartırken, kaç kilometre davul zurna çaldırarak eve getirmişim.

Küçücük bir ev mi yaptırıyoruz, inşaatın en yüksek yerine bayrak dikiyoruz. Oğlanın sünneti mi, bayrak ve davul, kızın kınası mı, bayrak ve davul, kınalı kuzuyu askere mi gönderiyoruz, bayrak ve davul.

Vakit öğleye yaklaşmış. Henüz yürüyüşün başlama saati gelmemiş. Olsun. Simitçiler ne güne duruyor. Ellerde sendikaların pankartları, bayrakları, “Bana bir harf öğretene yüzde 3.5 veririm”, “Öğretmen haysiyetlidir” gibi yazılar içeren dövizler dolaşıp duruyor alanda. Davul zurnanın sesi yükseliyor. Halay kuruluyor.

İşte şu adam.
Memur.
Ya öğretmen, ya bir hastanede görevli.
Şu kadınlar, PTT memurları.
Şu kadın kesin hemşire. Üstündeki üniforma gösteriyor.
Bayrak seviniyor bu insanlarla. Onlar halay çekiyor, bayrak da onların elinde rüzgarda salınarak halaya katılıyor. Yüzü gülüyor bayrağın. Kırmızısı daha bir kırmızı, ay yıldızı daha bir beyaz. Davul keyfinden kudurmuş, bas bas bağıran zurnayla yarışıyor.

Yürüyüş başlarken memurlar, attıkları sloganla benim tespitimi doğruluyorlar.
“Davullar vursun, davullar vursun, davullar vursun” diye bağırıyorlar.
Davullar vuruyor. Sendika başkanları en öne geçiyor.
“Hükümet zammını al başına çal”, “Hükümet istifa”, “Zam, zulüm, işkence, işte AKP” diye slogan atıyorlar.

Davul zurna bir halaya başlıyor. Sözleri arasında “Sallan boyun göreyim aman” olan bir türkü. Eyleme yakışıyor.

Bu millet bayraksız ve davulsuz bir iş yapmıyor hala.
Değerlerini arkasında bırakmıyor. Önünde yürütüyor.

Bunlar başlangıç halayları.
Zafer davulunun çalması yakındır artık.

Halil NEBİLER - 24 Mayıs 2012 - Ulusal Kanal
http://www.ulusalkanal.com.tr/

Son Yazılar