devrimci_genclik_seli_karanligi_yirtiyor225

Varsın basın yazmasın, tarih yazacak!

“Yürümek; yürekten gülerekten yürümek…” Nazım Hikmet

TGB deyince aklınıza ne geliyor? Benim aklıma ilk önce “kafasına koyduğunu yapan örgüt” geliyor.

Dediğimizi yaptık mı? Yaptık!

“19 Mayıs kutlama yasağını kaldıracağız! Geliyoruz!” demedik mi? Dedik ve gereğini yaptık.

“Mustafa Kemal’i yasaklama girişiminin nelere mâl olacağını gök gürültüsü gibi bir eylemle yanıtlayacağız! Gençlik zor zamanlarda tarih sahnesine çıkar ve mazlum halkına güç verir. Biz de kararlılığımızla, coşkumuzla ve disiplinimizle tarihe yön vereceğiz. Biz herkes sussa bile vatan, devrim ve cumhuriyet düşmanlarına karşı, emperyalizme karşı mücadele etmeye devam edeceğiz” demiştik.

Guruluyuz çünkü sözümüzü tuttuk!

Onlar 19 Mayıs’ı yasaklıyorsa, biz de yasaklarını kaldırmak için oturmayı yasaklıyoruz demiştik. Mutluyuz, başardık.

19 Mayıs 2012 tarihi “Gençliğin Diriliş Günü” olarak tarihe geçmiştir.

6 YILLIK MÜCADELEDE AŞILAN EŞİK!

19 Mayıs 2006 tarihinde 3500 gençle kurduk TGB’yi.

2007′de Cumhuriyet Mitingleri’nin ateşleyici unsuru olduk. 2008′de düzenlediğimiz Mehmetçik eylemleriyle binlerce genci sokaklara döktük. 1 Temmuz 2008′de Ergenekon tertibinin hedefi olduk. Tertiplere ve baskılara karşı cevabı örgütümüzü ve mücadeleyi büyüterek verdik. 12 Mart 2011 tarihinde “Özgür Bilim, Özerk Üniversite, Tam Bağımsız Türkiye Yürüyüşü“yle 12 Eylül sonrasının en büyük yürüyüşünü gerçekleştirdik. 20 bin genci yürüttük.

19 Mayıs 2012 tarihinde en sevdiğim ifadeyle “müthiş” bir yürüyüşe önderlik ettik. Yüz binleri TGB’yle yürüttük. Yine umudun sembolü Bandırma vapuru en önde. Bu kez bir farkla yüz binleri sürükledi peşinden.

EN’LERİYLE HATIRLANACAK BÜYÜK YÜRÜYÜŞ!


2012′nin en büyük yürüyüşünü gerçekleştirdik…

2012 toplumsal muhalefetin yükselişe geçtiği bir yıl.

Tiyatrocuların, doktorların, Bölünme Anayasası’na karşı mücadele eden Anayasa Forumcuların (TGB’de bu forumun birleşenlerinden bir tanesi), Gençliğe hitabe eylemleri, yüz binlerce kişinin katıldığı 1 Mayıs eylemleri… Ve 19 Mayıs bütün bu eylemlerin doruk noktası ve birleştirici unsuru.
Diriliş Yürüyüşü eylemimiz Ergenekon tertibinden sonra yapılan en büyük eylem olarak kayıtlara geçti…

En kalabalık yemin bu yürüyüşte edildi. Atatürk’ten görev aldık dediği için AKP’nin rektörü tarafından okuldan atılan, TGB’nin mücadelesiyle okuluna geri dönen TGB GYK üyesi arkadaşımız Erdem Özdemir yürüyüşçülere Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni okuttu.

Son elli yılın en büyük yürüyüşü. Devlet desteğiyle değil alın teriyle, göz nuruyla, halkın desteğiyle ve halkla beraber gerçekleştirilen kararlılıkla, disiplinle dolu büyük eylem.

19 Mayıs’ta gençliğin dirilişine tanıklık ettiniz. Gençliğin gücünü bütün dünyaya hep birlikte ilan ettik!

ARTIK HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK!

19 Mayıs’ı, Gençliğe Hitabe’yi, Andımız’ı, 4+4+4′le bizi kul, köle yapmak isteyenler, başka bir ifadeyle Türk gençliğini Milli kimliğinden koparıp, Atatürk’ü bu topraklardan silmek isteyenler, Bu yolla Bölünme Anayasa’sını dayatıp, Suriye’yi bölmeye çalışanlar Genç Türk kayasına çarpmışlardır.

Ölüm fermanlarını imzaladılar. Fermanın gereği yapılacak, Türk milleti yeniden ayağa kalkıyor.

19 Mayıs’ta yeniden geleceğimize, yeniden Atatürk’e sarıldık.

Yeniden 19 Mayıs’a sarılmak yeniden devrim yapmanın yolunu açar. O yol açılıyor. AKP’nin yasağını çiğnedik, düşmana bayrak gösterdik. Salonlarda değil, meydanlarda kaldırdık yasağı.

Eylemimizin büyüklüğü TGB’nin büyük bir umudu temsil ettiğini daha da bilincimize çıkarıyor. 19 Mayıs 2012 Gençliğin Diriliş Yürüyüşü eylemimiz görev ve sorumluluklarımızı artırdı, sadece sorumluluğumuz değil TGB’yi büyütmenin olanakları da öyle.

MİLLETTE YARATTIĞIMIZ RUH HALİ!

Öncünün görevi herkes durduğu, herkes sustuğu vakit ileri atılmaktır.

Millete moral vermek, cesaret vermek, ateşleyip, harekete geçirmektir. TGB’nin en esaslı görevi budur. Bunun için kurulmuştur.

Bu ruh halinin yaratılmasında mücadelenin ön cephesinde Silivri ve Hasdal Zindanlarında tutsak edilen yurtseverlerin rolü büyüktür. Dim dik duruyorlar, eğilip, bükülmeden milletimize cesaret, umut ve güven aşılıyorlar.

Milletmizde bir direniş ve mücadele ruhu yaratmak istiyoruz!

Silivri kalasına dayanıp direnişin çadırının kurulması, Kürecik’te eşkıyanın inine, kaldığı otele baskın yapılması, radar üssünün duvarlarına dayanılması ve coni subayının kafasına çuval geçirilmesi hep bu nedenledir!

Gençliğe Hitabe yasağının çiğnenmesi, 29 Ekim’de milletinin alanlara toplayışımız vs…

Şimdi büyük milletimiz bu direniş ve mücadele ruhunun parçası haline geliyor.

TGB’nin yürüyüşü tarihi bir olaydır. Devrim niteliğinde bir eyleme önderlik ettik. Sıradan bir kutlama töreni değildir yapılan. TGB’dir eyleme çağıran. TGB siyasetleri belli, programı net bir örgüt. O programa, o siyasete koşarak gelinmiştir.

Kahrolsun Amerikan emperyalizmi, Cumhuriyet değil AKP yıkılacak!

Yankee Ortadoğu’ya gömülecek!

Cumhuriyet değil AKP yıkılacak!

Cumhuriyet Devrimi kazanacak!

Hükümet istifa! Vb. sloganlarla yürüdük.

Herkes doğru anlasın!

Yürüyen devrimcililiktir, kararlılıktır, umuttur, iyimserliktir, fedakârlıktır!

Bu tarihi eylem geniş halk kitlelerinin devrimcileştiğini ortaya koyuyor.

AKP hükümetinin kutlama yasağını çiğnemek için yürünmüştür. Ve o yasak çiğnenip, atılmıştır!

Suçumuz büyük korku duvarı yıkılıyor!

Yakındır Silivri duvarlarını da yıkacağız! AKP’yi de öyle!

Yemin etmişiz, Tam Bağımsız Türkiye’yi kuracağız!

GELİYORUZ, DEĞİŞTİRECEĞİZ, YAPACAĞIZ!

Zor bir görev önümüzde duruyor.

Yalnızca büyük sorumlulukları olanların karşılaşacağı bir zorluktur bu. Olsun, TGB’nin kuvveti büyüktür. Zaten büyük başın büyük belası olur! Küçük işlerin örgütü olmadık hiçbir zaman. Kolay işler bize göre işler değildir!

Hedefe yürünen yolda taşınan yükün büyüklüğü bizi korkutmaz!

Bizim taşıdığımız yük hiçbir zaman gövdemizin büyüklüğünden küçük olmamıştır.

TGB Türk devriminin karıncalarıdır. Tıpkı bir karınca gibi taşıdığımız yük gövdemizin büyüklüğünden daha büyüktür. Daha büyük bir gövdeye sahip olabilmek için büyük yüklerin altına bütün vücudumuzu koyuyoruz. Biliyoruz, bu yüke bütün milletimiz omuz verecektir.

Her ne şartta olursa olsun, gençlik emperyalizm ve onun işbirlikçilerine karşı vatanını ölümüne savunacaktır.

Birinci Vazifemiz Türkiye’yi AKP belasından kurtarmak ve bağımsız Türkiye’yi yeniden kurmaktır.

Biz yapacağız!

Biz değiştireceğiz!

Biz geliyoruz!

Biliyoruz mazlum milletimiz bu sese ses verecek!

Varsın basın yazmasın, tarih yazacak!

Yener GÜNEŞ TGB Genel Sekreteri - 21 Mayıs 2012 - Ulusal Bakış
http://www.ulusalbakis.com/
http://www.tgb.gen.tr/

Son Yazılar