abd_ergenekon_yargiclari_silivri225

“A.B.D'de Olsaydı Yeni Watergate Olurdu…”

Anımsarsınız; tam 40 yıl önce, Watergate binasındaki Demokrat Parti merkezine  girenler tutuklandı.

Soruşturma, iktidardaki Cumhuriyetçi Parti’nin adamlarının Demokrat Parti’nin telefonlarını dinlemek için mikrofon yerleştirmek amacında olduklarını ortaya koydu. Bunun üzerine Başkan  Nixon olayın soruşturulması için Adalet Bakanı Richardson’u görevlendirdi.

O da Cox isimli bir savcıyı  görevlendirdi. Cox, Beyaz Saray’da başkanın tüm konuşmalarının teybe alındığını öğrenerek, bu kayıtların kendisine teslimini istedi. Nixon bu isteği reddederek Cox’un görevden alınmasını emretti. Bakan Cox’u görevden almayınca, bizzat Nixon azletti.

Olaylar çorap söküğü gibi gelişmeye başladı.Yüksek Mahkeme bant kayıtlarının savcılara teslimini sağladı. Kayıtlar açıklanınca hakkında soruşturma açılan ve kamuoyu desteğini de yitiren Nixon Ağustos 1974’de istifa etti.

Amerika bu skandalı unutmuyor… 1976 yapımı ‘Başkan’ın Adamları’ filminde, Nixon’ı istifaya götüren skandalı ortaya çıkaran gazeteci Bob Woodward’u canlandıran usta oyuncu R. Redfort  ”tarihe dönüp bakmak için doğru zaman” olduğunu belirterek “All The President’s Men Revisited” belgeselinin anlatıcı rolünü de üstlendi. Belgeselin ilk gösterimi 2013′te…

baransu_zekeriyaoz225

Gelelim Türkiyeye… Örneğin Balyoz Davasına…

İlgili mahkeme, sanık avukatlarının  tanık(Dava konusu olan seminerin bir darbe provası olup olmadığını saptayacak en yetkili kişiler olan dönemin Genkur.Bşk. ve K.K.K) dinleme taleplerini kaale almıyor. Dijital delillerin sahte olduğunu saptayan bağımsız bilirkişi raporlarını da dikkate almıyor.

Gelelim bu bağımsız bilirkişi raporlarından birine…

Balyoz davasına temel oluşturan CD ve hard diskler için Ç.Doğan’ın damadı Dani Rodrik’in isteğiyle inceleme yapan Arsenal Consulting isimli Amerikan şirketinin başındaki Mark Spencer, süreci Boston Chelsea Record gazetesine anlattı.

Spencer, “Adli tıp açısından konuşmak gerekirse bu bilinen, basit bir doküman sahteciliği değildi. Bunu yapan insanlar tutarlı olabilmek için çok büyük çaba harcamışlar. Asıl bu tutarlılık beni çok şaşırttı. Daha önce birçok sahtecilik vakasıyla karşılaştık, ama, böylesini hayatım boyunca görmedim. Ustaca bir iş çıkarmış olduklarını söyleyebilirim”

Yazı karakterleri şüphesi: 2004 değil 2007…

“Ancak, birçok kişi bir doküman üzerinde ne kadar çok iz bıraktığının farkında değildir. Biz Arsenal’de, insanların varlığından bile haberdar olmadıkları bu izleri inceleriz. Bize gelen bu CD ve hard diskte yer alan darbe planlarının 2003 yılında hazırlandığı belirtilmişti. İşimiz bunların gerçekten 2003’te mi kaydedildiğine bakmaktı.

O yüzden özellikle tarihlere yoğunlaştık. İlk incelememizde her şey normal gözüküyordu. Ancak detaylı incelemede, dokümanlara derinlemesine baktığımızda “Calibri” adlı yazı karakterine (font) ilişkin referanslar bulduk. Microsoft Word programını kullanan herkes bu fontu bilir. Ayrıca belgelerde XML uzantılı dosya referansları gördük.

Her ikisi de 2003 yılında kullanılmayan, hatta o dönemde icat bile edilmemiş şeylerdi. O an ‘bu işte çok büyük bir yanlışlık var’ diye düşündük. Sonunda 9 Powerpoint belgesinde XML uzantısına atıf, 71 Word ve Excel belgesinde de Calibri ve Cambria adlı yazı karakterleri bulduk. Hemen Microsoft ile iletişime geçip bu yazı karakterlerini icat eden kişiye ulaştık.

Bize bunların ilk kez “Microsoft’un Office” 2007’de kullanılmaya başlandığını söyledi. Yani zaman makineniz yoksa bu belgeleri 2003 yılında kaydetmiş olma ihtimaliniz de yoktu…”

2004 değil 2009…

“Benzer bir durum hard disk konusunda da yaşandı. Hard diske 2009  Temmuz’unda el konulmuş, diskte 8 Nisan 2004 tarihinde kaydedilmiş 120 dosya ve klasör bulduk. Ancak dosya sisteminde daha derinlemesine inceleme yaptığımızda bu belgelerin 28 Temmuz 2009’dan önce kaydedilmiş olmasının imkansız olduğunu anladık.

Bize göre biri bu diski, tarihi geriye alınmış bir bilgisayara bağlayıp bu 120 dosyayı aktardıktan sonra yerine geri koymuş olmalı.. CD’ler ve hard disk ile ilgili raporumuza 11 ve 17 numaralı CD’lerde bulunan 76 dosyanın sahte olduğunu yazdık…” Bu durum hakkında Chelsea Record’un yorumu, “Bu tür bir delil sahteciliği, ABD’de  yeni Watergate skandalı yaratırdı.” şeklinde…

Aman efendim, Türkiye’de bu durumlar “vaka-i adiyeden”…

Noyan UMRUK - 06 Mayıs 2012 - Aydınlık

Son Yazılar

Sunny

20°C

Istanbul