davutoglu_hillary

Dış Politikada “Müteahhitin” sonu bir depreme bakar...

Dış politikamızın sihirli formülü “sıfır sorun”du. Bakan Ahmet Davutoğlu'nun dış politika konsepti sayesinde kimseyle sorunumuz olmayacaktı. “Vin vin” yani...

Dış politikanın, ülkelerin çıkarları istikametinde şekillendiğini; çıkarların olduğu yerde mutlaka çıkar çatışması olacağını, yani aslında “sıfır sorun” diye bir şeyin olmayacağını elbette biliyorsunuz.


Dolayısıyla ve Suriye ile kanlı bıçaklı olmak üzere olduğumuz, Libya'ya karşı hukuk dışı tavrımız, İran ile, Azerbaycan ile komaya sokulan bağlarımız da düşünülünce “sıfır sorun”un aslında bir palavra olduğunu somut olarak görüyoruz.

Bizim dış politika modelimize “Yap – işlet – devret” formülü daha çok uyuyor aslında... Bir ihale veriliyor, bizimkiler ihalenin gereğini yapıyor ve sonra da işverene teslim ediyor... Kılıçdaroğlu, “taşeron” demişti ama aslında “müteahhit” dese daha havalı olurdu... ABD Dış İşleri Bakanlığı sözcüsü Victoriya Nuland bile Davutoğlu'nun Şam gezisi ile ilgili olarak “ABD ile çalışmayı taahhüt etti” ifadesini kullanıyor.

Anlaşıldığı üzere yeni ihale Suriye... Yapılacak iş şöyle: Türkiye'nin Suriye'ye askeri müdahale yapması sağlanacak. Yabancı basın pohpohlamaya başladı: “Esad'ı ancak Türkiye durdurur.” Tayyip Erdoğan'a da Ortadoğu'nun kurtarıcısı rolü biçildi...

Türkiye oraya girince Kürtlerin yoğunlukta olduğu bölgelerde, bir tampon bölge oluşturulacak. Bu bağlamda, Kemal Burkay hükümetin kanatları altında Türkiye'ye getirildi. Federasyonu anlatmak için çabalıyor. Diyor ki; “Kürtler; Suriye, Irak, Türkiye ve İran'da yaşıyor. Federasyon demek ayrılık demek değil, vs.”

Irak'taki Kürt bölgesi tamam. Türkiye'deki hazırlıklar hızla ilerliyor. Suriye'deki de bölünürse etti üç bölge...

Geriye kaldı İran...

Bir operasyonla İran'da da ayrışma sağlandı mı, işte büyük Kürdistan. Aynı anda Türkiye'de de bazı kalemler bu konuyu işlemeye başladı.

Örneğin Fatih Altaylı “Hudutlarımız büyüyecek” şarkısı söylüyor...

Netice olarak, Türkiye ile federasyon kuracak Kürdistan'ı kurmak ihalenin ana şartı... Burası “Yap – işlet” kısmı... Fazla değil 10-15 yıl içinde de “Devret” aşaması gerçekleşecek... Yapılmak istenen bu. Ama İran'ın PJAK'a karşı Kandil'de yürüttüğü operasyon ve bu operasyona Suriye'nin PKK içinden vereceği destek bütün planları alt üst edebilir. Ama ihale verilmiş bir kez... İhalelerin belli karşılıkları da olur. 6 aylık bilançoda kaynağı belirsiz olarak görünen ve iç piyasayı ayakta tutan 9.8 milyar doların Suriye politikamızla bir ilişkisi var mı dersiniz?

Diyelim ki, plan başarıya ulaşamadı, sizce ABD ne yapacak? Derhal Suriye ve İran ile durumu kurtarmaya ve en azından asgari müştereklerde birleşmeye çalışacak. Bu sırada daha önce desteklediği herkesten ve her şeyden vazgeçebilir. Geçmişte Domuzlar Körfezi'nde veya yakın zamanda Mısır'da olduğu gibi...

Peki, o zaman bizim müteahhitlere ne olacak dersiniz?

Omurgasız dış politika, ilkesiz siyaset anlayışı hiçbir milleti abad etmedi... Dahası komşularıyla düşman olan hiçbir ülke rahat görmedi.

“Müteahhitin” sonu bir depreme bakar...

Mehmet YİĞİTTÜRK - 26 Ağustos 2011 - Odatv

Son Yazılar