sivas_kongresi

Toplumbilim Böyle Diyor : Bölücülük Yenilmeye Yazgılıdır!

Türk ulusunu bölmeye çalışan ABD ve AB hükümetleri ile onların işbirlikçisi günümüz Vahdettinleri, Said-i Kürdileri, Ali Kemalleri, … bilsinler ki, Büyük Orta Doğu Projesi dedikleri büyük kötücül çabalar demeti, ne denli kan, zaman ve kaynak yitirtici olursa olsun, dün olduğu gibi bugün de yenilmeye yazgılıdır, yarın da yazgılı olacaktır.


Çünkü BOP’un Türk toplumu için güttüğü bölücülük emeli de, ‘Ilımlı İslam’ aldatmacası gibi, toplumbilime aykırıdır.

Toplumbilim diyor ki:

“Bir toplum, aynı zamanda bir ideal yaratmadan kendini ne yaratabilir, ne de yeniden yaratabilir! Ve bu ideal yaratma işi, sonradan yapılma bir iş değildir; toplumun kendi kendisini yaratması ve düzenli aralıklarla yeniden yaratması işidir. İdeal toplum, gerçek toplumun dışında değildir; onun bir parçasıdır.”


Türk toplumu, Osmanlı dağılırken, Misak-ı Milli’de anlatıma kavuşan bin yıllık dinamiği ile Mustafa Kemal ve arkadaşlarının bayraklaştırdıkları DEMOKRATİK TÜRK ULUSLUĞU ve ULUSAL EGEMENLİK ideali temelinde kendi kendisini yeniden yarattı.

Ve tüm üyelerinin içtenlikle “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!” demesini sağladı.

Sömürgeciler ve maşaları, bu yüce ulusluk bütünlüğünden ayırmak istedikleri hangi parçaya, hangi ideali verebilirler ki onları yeni bir toplum olarak yaratabilsinler?

Onların et ve tırnak olmuş parçalarımıza önerdiği ‘ideal’ (?), ABD ve AB’ye sömürge olmaktır.

Bu, hangi ‘insan’ yığınını ‘toplum’a dönüştürecek bir ideal olabilir ki, onuru çok yüksek Türk ulusunun herhangi bir kesimini ondan koparabilsinler?

ABD ve AB hükümetleri, yaptıkları kötülüklerle, şu dünyanın her yerinde onuru, özgürlüğü, bağımsızlığı, erdemi, ilerleme ve gelişmeyi engellemeğe uğraşıyorlar.

Bu nitelikleriyle tüm insanlığın başındaki en büyük beladırlar!

Atatürk onlara, derin bir toplumbilimsel kavrayışla “siyaset Batısı” adını vermiş ve “uygarlık Batısı”ndan ayırt etmişti:

Avrupa ve Amerika’nın bilim, sanat ve teknoloji sahibi uygar halklarının, bize kendi yurdumuzda özgür ve bağımsız yaşama hakkımızı çok görmediğini vurguluyordu. Ama bize saldıranın, bu halkların ne yazık ki engelleyemediği tekelci sermayedarlarının güdümündeki askeri ve siyasi gücü temsil eden “siyaset Batısı” olduğunu belirtiyordu.

Bugün de dünyaya örnek bir uygarlık projesi üzerine kurulu Atatürk Cumhuriyetine saldıranlar, ABD ve AB’de somutlaşmış bulunan ‘Siyaset Batısı’dır.

Türk bilgeliği, zulmü artanın sonunun yaklaştığını söylüyor.

Bu da bir toplumbilimsel yasadır.

Türk ulusuna ve yurduna tuzak kuran “Siyaset Batısı”nın ve kapalı kapılar ardında bu tuzağa katkı yapan işbirlikçilerinini artan bölücülük zulmü, maskelerinin inmesine, kötlüklerini südüremeyecek kadar rezil olmalarına yolu hazırlamaktadır.

Özer OZANKAYA (Toplumbilimci) - 10 Ağustos 2011 - İlk Kurşun

Son Yazılar