dsk3Karanlık Savaşta Khan’a İftira Örneği

Aydınlık‘ta 2 Mart 2011 tarihinde çıkan ilk yazımın başlığı “Karanlık Savaş, Aydınlık ve Ekonomi”  idi. Yazıda artık eski tip sıcak savaşların, silahlı suikastların  dış ve iç siyasal mücadelelerde görece ikinci, üçüncü sıraya düştüğü, şimdilerde bunun yerini karanlıkta tezgâhlanan tertipler, oyunlar, iftiralar, tuzaklarla yürütülen bir tarzın aldığı uzmanların görüşüne gönderme yapılarak ileri sürülmüştü. Ekonomik manipülasyonlar keza bu yeni tür savaşın öne çıkan bir diğer bileşeni olarak anılmıştı.


Türkiye’nin bu tür savaşın bir numaralı arenası olduğu, iç ve dış güçlerin Türkiye’de siyaseti yeniden dizayn etmek üzere yıllardır sahneledikleri tertip ve oyunlar okurlarımızın yakından bildiği bir acı gerçektir. Elbette bu savaşın ardında senaryoları yazanlar, oyuncuları belirleyenler, şah, vezir, piyon gibi taşları oynatanlar en başta öndegelen istihbarat örgütleridir.

Kuşkusuz bu sadece Türkiye’ye yönelik değil. ABD Başkanı Barack Obama’nın aslında ABD dışında doğmuş olduğu ve dolayısıyla başkanlığının düşmesi iddiası ve bu yönde yapılan yayınlar, uydurulan kanıtlar unutulmasın. Nedeni Obama’nın İsrail’in çıkarlarına ters bir Orta Doğu politikası uygulamaya koymasıydı. Daha önce yine aynı nedenle Demokrat Parti’den Bill Clinton, sekreteri Monika Levinski alet edilerek başkanlıktan düşürülmek istenmişti.

Yandaş Fransız medyası


Uluslararası Para Fonu’nun Başkanı Dominique Strauss-Kahn’ın 14 Mayıs’ta uğradığı iftira (New York’ta kaldığı oteldeki oda hizmetlisi kadına tecavüze yeltenmiş güya) üzerine bu köşede 1 Haziran’da yayınlanan yazımızda bunun çok büyük olasılıkla tamamen bir siyasal komplo ve tipik bir “karanlık savaş” örneği olduğu görüşünü savunmuştuk. Fransız olan Khan’ın gelecek yılki Fransa Cumhurbaşkanlığı seçiminin en güçlü adayı olduğunun bilinmesi, Sarkozy’nin o’nun karşısında kazanma şansının bulunmadığı ve Washington’un Kaddafi’ye karşı operayonunda Fransa’nın alışılmadık bir biçimde en aktif “tetiikçi” rolünü canla başla oynaması gibi etkenleri değerlendirerek bu kanaate varmıştık.

Bir de yıllardır yakından izlediğimiz Fransız basınının başta sağcı Le Figaro gazetesi olmak üzere, Le Monde’uyla, Libération‘uyla genelde yapmadığı bir şekilde aynen bizdeki yandaş medya organlarının Ergenekon tertiplerini verişi gibi bu haberi vermesi dikkatimizi çekmişti. Daha ilk günden Kahn suçluymuş gibi bir kamuoyu oluşturma çabası çok belirgindi.

O koşullarda IMF Başkanı görevini sürdüremezdi. Nitekim istifa etti. Bu Washington’un da işine geliyordu zira Sosyalist Parti’den olan Kahn, IMF’de yükselen yeni ekonomik güçlere daha fazla ağırlık vermeye yönelik bir yeniden yapılanmanın savunucusuydu ve icraatıyla da, IMF Raporlarıyla da bunun somut örneklerini veriyordu. Görevinden olması Washington’u rahatsız etmezdi. 30 Haziran’da IMF’nin yeni başkanı seçildi, yine bir Fransız ve Sarkozy’nin sağ kolu mertebesinde bir kadın. İlginç olan nokta şu ki daha o akşam New York Times gazetesinde New York mahkemesinin Kahn’ı serbest bırakmasının an sorunu olduğunu duyurmasıydı. Kadının yalan söylediği anlaşılmıştı. 1 Temmuz’da Kahn özgürlüğüne yeniden kavuştu. Komplo işlevini gördükten sonra, Kahn ağır şekilde yıprandıktan ve IMF’nin başına Washington’a gebe biri geçtikten sonra!

Fransız İklim Bayraktar!


4 Temmuz’da bu kez Paris’te bir kadın gazeteci L’Express dergisine açıklama yaparak Kahn’ı 8 (evet tam sekiz) yıl önce ondan demeç almaya gittiğinde kendisine tecavüze yeltendiği suçlamasıyla dava açacağını duyurdu! Kısacası bizde zaten kaset darbesiyle koltuğundan olmuş Deniz Baykal’a yeni şantaj yapma gereğinin duyulmasında kadın gazeteci İklim Bayraktar’ın “demeç almaya gittim bana sarktı” senaryosundaki gibi neredeyse sözcüğü sözcüğüne (yaptığı benzetmelere dek) aynı ifadelerle yeni bir iftira attı. Çünkü Kahn’ın cumhurbaşkanlığı seçimi için aday olması olasılığı (Sarkozi için tehdit) sürüyordu!

Denebilir ki peki neden Washington, Kahn’ın bu kadar çabuk aklanmasına göz yumdu?

“Büyük Güç” kompleksi! Paris’e ve dünyaya iplerin Washington’da olduğunun anımsatılması! En önemlisi Kahn’a yapılanın gerçekten “komplo” olduğunun dünyaca anlaşılmasının tercih edilmesi! Aksi takdirde, her geçen gün, kamuoyunda Kahn’ın suçlu olduğu kanaatini pekiştirecekti! Oysa Washington’un işine gelmez bu. Ekonomik olarak zaten feci zayıflamış bir ABD’nin karanlık savaşta dünyaya güç göstermesi başkalarına da tehdit ve sindirme işlevi görür… IMF gibi küresel ekonomik kurumlardan birinin başına öriüen bu çorap günümüzde karanlık savaşa nefis bir örmektir. Ekonomiye bakarken  işin bu yanını da asla göz ardı etmemek gerekir.

Nazım GÜVENÇ - 06 Temmuz 2011 - Aydınlık

Son Yazılar