turkiye_suriye_kardestir

AKP Belasını Buluyor

Kurulduğu günden beri dünya siyaseti ve dünya ekonomisinin rüzgarını arkasına alan AKP nihayet çetin bir cevizle karşı karşıya.

Başını taşa vurmak üzere, duvara toslamasına beş-altı ay kaldı.


Dünya siyaseti ve dünya ekonomisinde ağzını ABD anahtarıyla açıp kapatan AKP, ya bunca yıl yediği naneleri yemeğe devam edecek (artık geri dönüş yok) ya yediği kaba pisleyip nankörlükle suçlanıp siyasi hayatını sonlandıracak ki hiç ihtimal vermiyoruz.

Sebep, Suriye.

Suudların sarı sarı altınları ABD’nin yeşil yeşil dolarlarıyla gününü gün eden AKP’ye talihi, artık yar olamayacak keskin bir uçurumun kenarına getirdi koydu. Şeytanlarla tamahkâr dostluğun bedelini artık ödemek zorunda.

Suudlar’ın ‘Şiilere’ karşı amansız kavgasında taraf olduğunu açıkça ortaya koydu, artık herkes biliyor ki AKP’nin Suudlar’la ortaklığının en büyük sebebi tatlı sıcak dolarlar. Suudlar’ın hiç hazzetmediği İran, Suriye, Lübnan Hizbullah’ına karşı ‘cephe’ çoktan kuruldu.

Öbür taraftan iki ayrı savaşta da rezil olup geri çekildiği Lübnan Hizbullah’ının bu vesileyle darbe yiyecek ihtimali olması İsrail’i düğün evine çevirdi, AKP’nin Hizbullah’ı karşısına almasına zil çalıp oynuyorlar.

Yani Suudlar, Müslüman Kardeşler, Amerika-İsrail ve AKP aynı cephede, oyun çoktan başladı.

Rusya Suriye’nin sıkıştırılmasına sessiz kalır mı ya da ne kadar dayanır, tam bir muamma, ancak otoritelerin görüşü kızışmanın çok ileri safhalarına kadar mesela Suriye’yi gemileriyle silaha doyurana kadar geri adım atması düşünülemez.

Şimdi de gelişigüzel fantastik konuşalım,

l) kriz gittikçe büyürse önümüzdeki kış doğalgaz sıkıntısı önceden kestirildiği için mi azıcık bir nebze de olsa bir vadiye bir tane yeterken dört beş hidrolik santral kurulmaya panikle başlandı. Ya da Rusya’ya nükleer tesislerde peşin peşin tavizler verilmesi, bugünler için miydi?

2) Geçen yıllarda Suriye’nin mayınlı arazilerini meclise sormadan İsrail’e verilmesinde Tayyip Erdoğan’ın ısrarcı davranmasının sebebi, bugünler miydi?

3) Ortadoğu’nun en huzurlu bölgesi Hatay bölgesinde bakalım önümüzdeki günler hangi oyunlar sahneye koyulmaya başlanacak… “Suriye Hatay’ı istiyor” kampanyalarına hiç şaşırmayın. Hatay’ın dünya siyasetinin gündemine getirilmesi iyilik meleğiyle çoktan başlatıldı.  Hani ‘dinlerarası hoşgörünü’nün bayraktarlığını yapanlar nerde? Tam da bugünlerde yatıştırıcı olmaları gerekmez mi, tam tersine hücum marşlarıyla gençliği dolmuşa getirip Hatay sınırına saldırıya geçtiler. Yoksa, bizim de tahminimiz, Hatay’ı bataklığa sokmak isteyen güçler Dinlerarası diyalog’un sivil güçleri mi?

4) Suriye, tarihimizde ilk defa tanklarını toplarını sınıra dizip Türkiye’ye meydan okumuştur. Ve bu meydan okuma hem AKP hem medya tarafından nedense böyle bir şey yokmuş gibi davranılarak geçiştirilmeye çalışıldı. Bir ülke daha ne yapsın, siz meydan okudunuz, iç işlerine karıştınız, herifler de ‘çok ileri gidiyorsunuz’ postası atıp tankları sınıra dizdi. Ancak Türkiye’de direnecek ses getirecek yazar medya asker kim varsa susturulduğu için, Kardak gibi çekirdek sayılmayacak konularda dahi dünyayı ayağa kaldıranlar bugünlerde niçin çok sessizler.

5) Suriye’ye bir müdahale ya da sert bir iç savaş halinin en az Libya kadar uzun süren bir direnişle karşılık bulacağını tahmin edersek, Türkiye ekonomisi bu belirsiz savaş haline ne kadar dayanabilir ve AKP dünya siyaset devlerinin bilinmez kazıklarına karşı nasıl bir hazırlık içinde.

6) Bizler de artık keriz değiliz, olup biteni Balkondan Seyredeceğiz, AKP, İsrail, Suudlar, Amerika, Müslüman Kardeşler, bataklıklarında boğulana kadar.

Irak Savaşı’nda safça bağımsızlık dedik, safça savaşa karşı çıktık, safça yürüyüşler, mitingler yaptık ve hepimiz ‘keklik gibi’ avlandık, Edelman tek tek not edip hepsini, tek tek içeri tıktırdı.

7) Gazanız mübarek, başınız b.ktan beladan kurtulmasın, amin...

Nihat GENÇ - 27 Haziran 2011

Son Yazılar