muazzez_ilmiye_cig

TGB'ye 'sevdam' nereden?

İki yıl kadar önceydi, Mersin'de bazı gençler elime Kırmızı Beyaz adlı dış görünüşleri çok sevimli iki dergi verdiler. Akşam eve gelince dergileri satır atlamadan sonuna kadar okudum. Hiçbir dergiyi bu şekilde okuyamam. Ama bunun yazarları gençlerdi, yaşlarına göre çok da güzel yazmışlar, tam benim ilgilendiğim konulara değinmişlerdi.

Bunu yayımlayan Türkiye Gençlik Birliği gençleri ile tanışmalıydım! İstanbul'a döner dönmez Dergiden aldığım telefon numaralarını aradım. Karşıma Adnan Türkkan çıktı. Buluştuk yanında başka arkadaşları da vardı. Uzun soru yanıtlardan sonra anladım ki, bu geçler tam Atatürk'ün istediği gençlerdi. Onlar 3 yıl önce (şimi 5 yıl oldu)Türkiye Gençlik Birliği adında merkezi Ankara'da olan 'birlik' kurmuşlar. Buraya herhangi bir ayrım yapmadan her genç üye olabiliyor. Aralarında bir tek bağlantı var Atatürk'ün ülkemizin var olması, çağdaşlaşabilmesi için ön gördüğü kuralların gerçekleştirilmesi ve halkımızın bu yolda eğitilmesi, uyarılması. Gençlerin hiç dedikoduya sapmadan, atıp, tutma yoluna gitmeden, dürüst ve de umutlu olarak konuşmaları beni hayran bıraktı. Meğer ne cevherlerimiz varmış da haberimiz yokmuş. Bazı engeller yüzünden birliklerini çoğaltamamışlar. Fakat öyle bir organize olmaya başlamışlar ki, bugün 71 ilde en az 20.000 gençten oluşan bir topluluk haline gelmişler. "Her gün üyemiz artıyor, bunun için biz kimseye ne para ne de başka bir hediye veriyoruz, tüzüğümüzü okuyup, bizlerle konuşup üye oluyorlar. Yaptığımız araştırmalarla şunu gördük ki, Atatürk başta olmasaydı ne bu güzelim ülke kalacak ne de bugünkü durumumuza ulaşabilecektik, diğer taraftan O zamanlar büyük sıkıntılar ve özverilerle elde edilenlerin tükenmekte olduğunu görüyoruz. Bu gidiş sürerse ne Türkiye diye bir vatan ne de bir Türk milleti kalacak. O zaman buna bir DUR diyenler gerek. O DUR'u biz söylemek zorundayız, çünkü bu bizim geleceğimiz. Biz bir Türk milletiyiz, vatanımız Anadolu. Bu ikisini korumazsak ne dinimiz, ne milletimiz, ne de vatanımız kalacak. Bunu algılayan, algılamayı bilen gençler bize katılıyor."

Bu sözler beni son derce etkiledi. Ama yapacakları işler için para gerekti. Bunu nasıl karşılıyorlardı? Bir kere bütün çalışanlar gönüllü imiş. Bu bana Atatürk zamanını anımsattı. O zaman hepimiz vatan için gönüllü olarak çalışmaya hazırdık. Çoğu da öyle oluyordu. Önce vatandı düşündüğümüz. Birliğe verilen bağışlarla masraflarını karşılamaya çalışıyorlarmış. Duyarlı bazı vatandaşlarımız varmış bağış yapan. Nasıl mutlu oldum. Yaptığımız bağışlar yine kendi çocuklarımız ve torunlarımız için. Bunlara ne kadar yardım edersek o kadar güçlenip seslerini çıkarabilecekler. Protesto yürüyüşleri yapabilecekler. Yapıyorlar ama hepsi her yere ulaşım masrafı yüzünden gidemiyor. Her yerden otobüs tutmaları, pankartlar hazırlamaları, gittikleri yerlerde kalmaları, yemeleri için para gerek. Bu yüzden bazı gidecekleri yere gidemiyor veya az olarak gidiyorlarmış.

Ben bütün bunları duyunca çok çok mutlu oldum. Karanlık düşünceler hemen silindi kafamdan. Ülkemizi aydınlığa gençlerin çıkaracağına inandım ve onlarla bir olmaya karar verdim. Aramızda yaş farkı çok ama kafalarımız aynı yaşta. Onlarla her zaman beraberim. Nereye gitmemi, hangi okulda konuşmamı isterlerse durmadan gidiyorum. Okullarda konuşmalar düzenliyorlar, gençleri bilgilendirmek için. Yürüyüşlerinde de önlerinde olmak beni çok mutlu ediyor. Zengin değilim maddi yardım edemiyorum. Ama Belki edebileceklere önayak olabilirim, diyorum. Demokrasi adına Elimden ne gelirse Türkiye Gençlik Birliğine yapacağım, herkesin de yapmasını öneririm. Onlara yapacağımız her yardım kendi çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği içindir, bu iyi bilinsin ve değerlendirilsin.

Muazzez İlmiye ÇIĞ - 30 Mart 2011 - TGB

http://www.tgb.gen.tr/

Son Yazılar