ABD'nin 3. Dünya Savaşı Planları

Ekonomik kriz, Afganistan başarısızlığı ve Irak’da istenilenlerin elde edilememesinin ardından, parçalanma riski üst seviyelere çıkan Amerika, bununla birlikte güneyinden sosyalist iktidarlarca sıkıştırılmaya başlayınca kendine çıkış yolu aramaya başladı.


Konuyu bu şekilde ele almamızın sebebi ABD’in üçüncü savaş gemisini Pasifik’e yollamasıdır.

Amerikan medyası bu olayı korku ve endişe ile takip etti. Tartışmalar yaşandı. Fakat nedense bizde pek ele alınmadı.

Oysa bütün dünya “beklenmedik olaylara gebe” olarak gördü durumu ve haksız da değiller. Biz bu dünyada yaşamadığımız için olsa gerek, bizim gündemimiz de bu durum yok. Ya da özellikle bunun üstü örtülmeye çalışılıyor.

Güney Kore Devlet Başkan’ı, ABD’ye çalım atıp, Çin’in istediği altılı görüşmeleri onaylasa ve diplomatik yolları tercih etse de, içerdeki CIA destekli muhalefetin ve ABD’nin yalnız bırakma tehdidi yüzünden askeri tatbikatlara başladı ve bu yarımadayı daha da germiş durumda.

Şaka ve ya ‘komplo teorisi’ değil arkadaşlar, ABD kendini kurtarmak için, bütün dünyaya üstünlüğü olan, silah kozunu oynamak zorunda. Yoksa darmadağın olacak.

Bu yüzden dünyanın her yerinde hareketlendi. Buna ABD Başkanları’nın “artık vaktimiz yok” sözünün ne anlama geldiğini de ekleyin.

Gerçekten vakitleri yok!

Eyaletler tek tek iflasın eşiğine gelmiş durumda. Ayrılık isteyenler hapislere atılmaya başlandı. Büyük örgütlenmelerden bahsediyoruz, biz de kimse bu durumu anlatmıyor. Ciddi bir karışıklık yaşamakta Amerika.

Böyle büyük bir devlet dış tehditten korkmaz, onun korkusu içerdedir. Chavez’e, Lula’ya, Morales’e dokunamamasının başlıca sebebi de budur. Burnunun dibindeler ve ABD sokakları Latinlerin kontrolünde, her yerde onlar var.

ABD’nin bu kabustan sıyrılması için, bütün dünyayı sil baştana götürecek büyük bir savaştan başka çaresi yoktur.

Ama bundan önce yaptığı hatayı yapmak istemiyor. Büyük bir savaşın içinde yalnız kalmak istemiyor. Asya’nın büyük ve güçlü devletlerini birbirine sokup, yıpratıp üzerlerine çökmek istiyor.

Bölgeye gönderilen Ronald Reagan uçak gemisinin, çok gelişmiş nükleer silahlarla donatılmış olması da dikkat çekiyor.

Yani her şey göze alınmış durumda.

Çin’den çekinmese, ABD çoktan düğmeye basmıştı. Şimdi sadece yaralı ve aç bir yaban köpeği gibi etrafta dolanıp, herkesin uyumasını bekliyor.

Bunun beklerken bizde de boş durmuyor. İktidara taşıdığı AKP ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetleri’ni kulağından tutulup çekilen ve ne istenirse yapacak hale getirmeye çalışıyor. Yani Mehmetçik’in ikinci Kore macerası da çok yakın olabilir.

Bunları görünce, yani ABD’nin dünya üzerindeki hedeflerini görünce, belki bizde yaşanan olayları da herkesin daha net anlaması mümkün olabilir diye düşünüyorum.

Büyük Orta Doğu Projesi’nin temel amacı da budur. Büyük savaşta birlikte hareket edecek ve ABD’ye karşı cephe alacak bütün güçleri parçalayıp, birbirine düşman etmek.

Biz, bölünmeye ve parçalanmaya karşı çıkanlar, mücadele edenler; büyük savaşta da tavrımızı şimdiden belli etmiş bulunuyoruz.

Fakat maalesef, ABD planlarına çanak tutanlar ve bundan nemalananlar da, o gün bize silah satacaklarını bugünden ilan etmiş oluyorlar. İşte resim budur. İçinde olduğumuz tartışmaların gerçeği budur. AKP hükümeti Türkiye’yi, ABD’nin uzak karakolu olmanın da ötesinde, sağa sola çarpıp vurulacak bir ‘koç başı’ pozisyonuna getirme çabası içindedir.

Bunu  yapabilmesi için, tüm ulusal güçleri ve ilk önce de TSK’yı ele geçirmek ya da dağıtmak mecburiyetindedir.

Bu amaç ve planlar bize yabancı değildir. Bunlar, CFR örgütünün kuruluş amaçlarında ve kendilerini neyin tehdit ettiğini açıkladıkları, kendi konuşmalarında ve yazılarında yer almaktadır.

Ulusal devletleri dağıtmak

Ulusal orduları etkisiz hale getirmek

Hedeflenen ülkelerde devletin gücünü zayıflatmak

Demokrasi ve küreselleşme başlıklarıyla, hedef ülkeleri ABD kontrolüne sokmak.


Bunları kendileri zaten açıkça belirtmektedirler. Kapitalist, emperyalist düşünce kendi çıkarı için milyonlarca insanı yok etmeyi göze alır.

Hatta şu sözü hatırlamakta fayda var:

“Şu an dünya nüfusu çok fazla, bir milyar insan bize hizmet etmesi için yeterlidir.”

Rockefeller.

Emrah AKGÜN - 04 Ocak 2011 - Açık İstihbarat
http://www.acikistihbarat.com/

Son Yazılar