izmir_cumhuriyet_mitingi

Cumhuriyet Mitingleri yeniden başlar mı?

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan, yeni yılla birlikte Cumhuriyet Mitinglerinin yeniden başlayacağını açıkladı.

Cumhuriyet mitinglerinin yapılması için kendilerine baskı noktasına varan çok sayıda talep geldiğini belirten Çölaşan, “Bu istek Türk milletinin zor şartlar karşısındaki devrimci kişiliğini, korkmadığını, yılmadığını gösteriyor” dedi. Çölaşan mitinglerin ardından toplumun bütün kesimlerinin katılacağı bir büyük kongre toplamak istediklerini de açıkladı.


Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kitlesel eylemleri olan Cumhuriyet mitingleri yeniden başlıyor.

Bu bilgiyi Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan, Aydınlık’a açıkladı. Milyonların ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle Cumhuriyete sahip çıkmak için Türkiye’nin dört bir tarafında yaptığı mitingler yeni yılla birlikte yeniden yapılacak.

Cumhuriyet mitinglerinin yeniden başlaması için kendilerine yoğun bir talep geldiğini belirten Çölaşan, 28 Aralık günü yapılan Genel Yönetim Kurulu toplantısında mitinglerin yeniden başlamasını kararlaştırdıklarını ifade etti.

Çölaşan şunları kaydetti:

” Neredeyse ‘baskı’ diyeceğim şekilde talep var. ‘Türkiye Cumhuriyeti bir yere götürülmek isteniyor. Ne için siz oturuyorsunuz? Biz hazırız’ diyorlar. Bakın bu çok güzel bir ifade. İnsanlar bizden öncü olmamızı bekliyorlar. Biz bu anlamda mitinglere başlamayı düşünüyoruz.”

Bu yoğun talebin halkın gücünü gösterdiğini belirten Çölaşan, “Bu istek Türk milletinin zor şartlar karşısındaki devrimci kişiliğini, korkmadığını, yılmadığını gösteriyor” dedi.

Büyük Kongre toplayacağız


Miting için sendikalar, kitle örgütleri, barolar, üniversiteler başta olmak üzere toplumun bütün kesimleriyle görüşeceklerini belirten Çölaşan, mitinglerin ardından seçim sürecinde geniş katılımlı büyük bir kongre toplama kararı aldıklarını açıkladı.

Çölaşan şöyle konuştu:

” Toplumun her kesiminin katılacağı, görüşlerini paylaşacağı, çözümlerini sunacağı büyük bir kongre toplamak istiyoruz. Kongrede seçim sürecinden önce toplumu aydınlatmak istiyoruz. Bu süreci mitinglerle, panellerle halkla birebir iletişim içinde olarak yürüteceğiz.”

Henüz bir takvim oluşmadığını belirten Çölaşan, toplantıda alınan kararların hemen hayata geçirilmesi için komisyonlar kurduklarını ve çalışmaya başladıklarını kaydetti.

Kemalizm’den uzaklaşılarak halka yakınlaşılamaz

24-25 Aralık günlerinde yaptıkları Ulusal Yönetim Sempozyumundan da söz eden Çölaşan, Türkiye’nin sorunlarının çözümünün Kemalizmde olduğunun saptandığını ifade etti.

Çölaşan şöyle konuştu:

” Türkiye’de bugün Kemalizm tartışılıyor. Süresinin dolduğu, tasfiye edilmesi gerektiği iddia ediliyor. Hatta CHP’nin yeni kuralları, yeni yönetimiyle birlikte belirlenmek istenirken, çok yoğun da bir baskı altında tutuluyorlar. Aslında Kemalizmden ne kadar ayrılır, uzaklaşırsa CHP sanki halkla o kadar bütünleşecekmiş gibi bir tavır. Atatürkçü düşüncenin mirasçıları olarak derneğimiz bilim adamlarının görüşlerini almak, durum tespitini yapmak için bu sempozyumu düzenledik.”


ADD, Ulusal Yönetim Sempozyumu topladı

ADD’nin 24-25 Aralık günlerinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Morfoloji binasında düzenlediği “Bağımsızlık ve Toplumsal Eşitlik İçin Ulusal Yönetim Sempozyumu”nda altı oturumda sunulan yazılı ve sözlü bildirimler sonucunda kabul edilen sonuç bildirgesinde özetle şu görüşler yer aldı:

Çıkış yolu,

-Kurtuluş ve kuruluş felsefemizin yoğunlaşmış ifadesi olan Kemalizm’e sıkı sıkıya bağlı kalarak, emperyalizme karşı mücadeleyi temel alan ve altı ilkenin altısına da aynı önemde değerlendiren bir anlayışla, güçlü bir planlama anlayışıyla sağlanacak olan iktisadi bağımsızlık sistemi ve yoksullukla mücadele gibi sadakacı politikalar yerine sosyal devlet ve eşitlikçi bir gelir dağılımı sistemi kurmaktır.

-Türkiye, temel bir anayasal ilke olarak, “ülkesi ile bölünmez bir bütündür”. Federalizm önerileri kabul edilemez. Türkiye yoluna “üniter devlet” olarak devam etmelidir.

-Etnik kökene bağlı çok-milliyetli ve dinsel tercihe bağlı çok-hukuklu siyasal yapı önerileri kabul edilemez. Türkiye yoluna “ulusal devlet” olarak devam etmelidir.

-Günümüzde cemaat-tarikat sisteminin dile getirdiği din ve vicdan özgürlüğü, bir insan hakkının değil, giderek çeteleşen sıradan çıkar birlikteliklerinin savunulmasıdır. Türkiye yoluna “laik devlet” olarak devam etmelidir.

-Çözüm, yaratıcı-üretken güçlerin büyük birliğini ve dayanışmasını sağlamaktan geçmektedir.

- Çözümün tüm araçları, Ulusal Yönetim Anlayışı’nda toplanmıştır. Son otuz yıllık küreselci yönetim anlayışına karşı savaşım, ancak Ulusal Yönetim Anlayışı ile başarılabilir. Ülkemizin yaratıcı güçleri, ancak ulusal planlı bir ekonomi ve eşitlikçi gelir dağılımı politikasıyla diriltilebilir.

- Haziran 2011′de yapılacak ilk genel seçimler, bu ağır koşulları bize dayatan dinci-gerici-bölücü-işbirlikçi faşizmden kurtulmanın fırsatı olarak değerlendirilmeli, halkın iktidarının ancak yukarıdaki ilkelere sahip çıkılarak kurulabileceği akılda tutulmalıdır.

ADD Küçük Kurultayı’nda birlik çağrısı


Atatürkçü Düşünce Derneği 26 Aralık günü de Küçük Kurultay topladı. Kurultay’ın sonuç bildirgesinde şunlar vurgulandı:

- Dün emperyalizm Sevr Antlaşması ile vatanımızı parçalamak istemişti bugün de ABD ve AB emperyalizmi yeni Sevr olan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP)’yle ülkemizin ve Ortadoğu ülkelerinin sınırlarını değiştirmeyi amaçlamaktadır. BOP’u reddediyor ve BOP dayatmalarına karşı çıkıyoruz.

- Cumhuriyetimizin temel kurumları; limanlarımız, yeraltı yerüstü kaynaklarımız, madenlerimiz, topraklarımız, bankalarımız satılmış ulusal ekonomimiz çökertilmiştir. Bu çöküş terk edilen Devletçilik ilkesinin yerine uygulanan liberal ekonomi politikalarının sonucudur.

- Hukuk, “çadırdan bozma mahkemelerde başka, Silivri’de başka” işlemektedir. Emperyalizme karşı bağımsızlığı, ulus devleti, cumhuriyeti savunan ve onurlu tavır sergileyenler hukuk dışı gerekçelerle yıllardır cezaevlerinde tutulmaktadır. Hukukun üstünlüğünün yerini işbirlikçilerin hukukunun alması ve yurtseverlerin haksız yere cezaevlerine konması kabul edilemez.

- NATO’ya bağlanarak ABD ve AB emperyalizminin koruyucu kalkanı durumuna düşürülmüş olan ulusal savunmamız bugün de füze kalkanı vb. projelerle ülkemizi açık hedef konumuna getirmekle daha da savunmasız bırakması kabul edilemez.

- İki dil, özel kolluk kuvvetleri, özel ordu nihayetinde özerklik ve hatta federasyon gibi bölücü dayatmalar ve bu dayatmalara karşı terörist başıyla pazarlıklar yapanların inandırıcı olmayan açıklamaları kabul edilemez.

- Ulusumuzu eşit yurttaşlar topluluğu olmaktan çıkarıp etnik, dinsel, mezhepsel farklılıklarına göre yeniden düzenleme çabalarını ortaçağa dönüş özlemlerini gerçekleştirme anlamına gelen girişimlerine karşı halkımızı uyarıyoruz.

- Gençlerimizin Atatürk’ten aldıkları görevlerini yapmalarına, hak arama mücadelelerine hiç bir güç engel olamayacaktır.

- Ülkemizin ve ulusumuzun daha fazla yıkıma sürüklenmemesi için gerekli olan Ulusal Yönetim anlayışını; yönetsel ve iktisadi bağımsızlığı gerçekleştirmek için yurtseverlerin Kemalizm’in yol göstericiliğinde birleşmeleri gerekmektedir.


Umut ALBAYRAK - 03 Ocak 2011 - Aydınlık
http://www.ilk-kursun.com/

Son Yazılar