siyasetle ilgilenmeyen aydinlar3

Pısırık Aydın Edilgen Halk !

Kendini “Atatürkçü”(!) olarak tanımlayan, halkımızın her gün izleyip bilgi ve fikir sahibi olmaya çalıştığı “enkırmenlerimiz”(!)var.

Bunlar “medya aydını”dırlar. Muhalif duruşlarıyla önemli bir halk kitlesine hitap ederler. Kendilerini birer medya yıldızı olarak gördükleri için, hata yapmayı bile hüner sanırlar. İşlerine son verildiğinde yıldızları söner. Sonunda bir mizah konusu olarak anımsanırlar.

Örneğin; bunlardan biri, Sadettin Teksoy gibi “ben” havasındadır. Programında özel mesajlaşmalar yapar. Girdiği konuyu daha başlamadan değiştirir. Objektife iyice yanaşarak izleyiciyi etki altına almak ister, çoğu berbat şiir denemelerini “burası önemli” havasında okur. İzleyiciye ve her görüşe yağcılık yapar. Düzgün tümce kurmaya çalışmaz. Bu beceriksizliğini “doğallık ve içtenlik” olarak sunar. Bir başkası habere hazırlanmaz. Sıkça, önündeki kağıtları karıştırarak haberi bulur. Konuya bodoslama dalar. Düzgün konuşma diye bir derdi hiç yoktur…. Bunlar en iyilerine verdiğim iki örnek… Demem o ki, bütün medya dil bilmezlerin, ciddiyetsizlerin, cahillerin işgali altındadır. TRT nin 40-50 yıl önceki haber dilini ve ciddiyetini, çalışanlarının bilgi ve kültür düzeylerini özlüyorum. Nereden nereye?..

Bu konuya neden girdim?

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında bir vagondaki topluluk birlikte marş söyleyip slogan atmışlar. Bundan daha doğal ne olabilir, diyebilirsiniz. Öyle değil. Orada bir sakallı varmış. Gruba katılmıyormuş. Gruptakiler o kişiyi de görüntülemişler. Bu nedenle grup çok ayıp etmiş! Videoyu çeken daha büyük ayıp işlemiş!

Dinci medyanın durumu eleştirmesi normal görülebilir. Onlar zevkten dört köşe olduklarında bile “zulüm” diye bağırırlar. Ancak; çağcıl, demokrat, Atatürkçü, laik kimi köşe yazarlarının, kimi habercilerin eleştirisi ne anlama geliyor? Hem de en önce?.. Yanlıştır. Toplu taşım araçlarında, caddelerde, meydanlarda; taraftarlar ortalığı birbirine katarak eğlenebilirler. Asker eğlencelerinde çevre rahatsız edilebilir. Düğün konvoylarında gürültü patırtı serbest. Siyasi partiler, seçim ortamlarında kentlerimizde gürültülü terör estirip, bütün karşıtlarına sövüp sayabilirler(!) Cahil dinci sürüsü her gün küfür, hakaret ve iftira yağdırabilir. Dinci gruplar “ya allah, bismillah” diyerek her taşkınlığı yapabilirler. Tüm bunlar ve daha nice aşırılıklar kanıksanmıştır. Doğalmış gibi kabul edilir. Kimse ses çıkarmaz. Üzerlerine gidilmez. Yasal işlem yapılmaz.

Ama Cumhuriyet Bayramı kutlaması bir kez olması gerektiği yapılınca suç icat etmek için seferber olunur. Metroda slogan atıp marş söyleyenlere karşı çıkılır. Önce marş söylenmesi, sonra tesadüfen orada bulunan bir tarikat mensubunun videoya alınması eleştiri konusu yapılır. Haber bültenlerinde kezlerce tekrarlanır. Hem de kendilerine laik, demokrat, ilerici denilen medya tarafından.. Dinci medya fırsatı hiç kaçırır mı? Hiç bir kötü muameleye uğramamış olan tarikat mensubunu "mücahit" ilan ediverir... Kapak olsun...

Yani, ne yapılmalıydı?

Kutlama yapan grubun -orada bir tarikatçı var diye, ona saygı olarak- marş okumaktan vazgeçmesi mi bekleniyordu? Dinciliği azdıran bu kafadır. Azdırmayalım. Biz Türk bayrağının yasaklandığı günleri gördük. Otomobillerde bayrak ve Atatürk posteri yollarda çevirmeye uğradı. Unuttuk mu? Ezan okurken iş yapmamak, oruçlu vardır diye ramazanda aç kalmak, yanlış olduğunu bildiği halde cehalet erbabının uydurmalarına karşı çıkmamak, şoförün yolda otobüsü durdurup namaz kılmaya kalkması gibi dinin gerekli görmediği uygulamalar bu zavallı anlayıştan kaynaklanıyor. Hoşgörü ve duyarlılık kılıfına sokulan edilgen olma hali, sonuç olarak irticaya yardım ve yataklıktan başka bir anlam taşımaz. Türkiye’de bugüne kadar bir tarikatçının bile laikler tarafından öldürüldüğü görülmemiştir. Ama din terörü ile öldürülen aydın, öğrenci ve yurttaş sayısı her yıl artmaktadır. İtiraf edelim. Ülkemizi içine düşürdüğümüz durum bir felaket görüntüsüdür.

BİZ ULUSAL, LAİK, DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİNİ HAK ETMİYORUZ!

Altan ARISOY - 02 Kasım 2019

Son Yazılar