mine kirikkanat2

Yunus Nadi’nin Fethiye’si...

Yunus Nadi’nin doğup büyüdüğü ve oğlu Nadir Nadi’nin ana rahmine düşüp göbeğinin kesildiği topraklardan geliyorum.

İnsanı coğrafya biçimler, derler. Doğruymuş.

Antikçağdaki adıyla “ışık yurdu” Likya’nın mirasçısı Fethiye, adeta çöl ortasında bir vaha, cehalet cehenneminin ortasında Yörük bilgeliğini yücelten bir cennet parçası olarak, ışıklı yurt insanları yetiştirmeyi sürdürüyor.

Abalızade Halil Efendi’nin oğlu Yunus Nadi, 1879 yılında Fethiye’nin Seydiler Mahallesi’nde doğdu. İlkokulu Fethiye’de okudu.

Yunus Nadi’nin yaşadığı yıllarda Fethiye, Rumca “uzak diyar” anlamına gelen Makri (Meğri) diye anılırdı. 1934 yılında Şam’dan havalanarak Teberiye yakınlarında uçağı düşürülüp şehit edilen ilk pilotlarımızdan Fethi Bey’in anısına, Fethiye adını aldı.

Çocukluk anılarının zeki, donanımlı ve duygulu insanların belleğinde silinmeyecek izler bıraktığını, zor günlerde güç veren anılar ördüğünü bilirsiniz.

Yunus Nadi de çocukluk gözlerini kamaştıran Meğri güneşini, Osmanlıca elifbe, tebareke, amme cüzlerini öğrendiği Seydiler’deki mahalle mektebini, yazın çıkılan yayla evini, Yörük çadırlarını, Telmessos denizinin tuzunu; yalnız Fethiye bölgesinde yetişen günlük ağaçlarının kokusunu, hemşerilerini hiç unutmadı.

Nasıl unutabilirdi ki?

1901 yılında Abdülhamit’e karşı gizli örgüt üyesi olduğu gerekçesiyle çarptırıldığı hapis cezasını izleyen üç yıllık sürgün dönemini Fethiye’de geçirmiş ve ödül olarak, oğlu Nadir Nadi de onun ait olduğu bu güzel coğrafyada dünyaya gelmişti.

Seviyordu “memleket”ini.

Arşiv sevmeyen AKP kütüphanecisi!

Cumhuriyet gazetesinin yayımlanmaya başladığı 7 Mayıs 1924 tarihinden öteye Yeni Gün ve Cumhuriyet gazeteleri, Yunus Nadi’nin isteği üzerine Fethiye Halk Kütüphanesi’ne gönderilmeye başlandı.

Kütüphanenin gelen geçen müdürleri tarafından titizlikle saklanan, ciltlenen ve hatta CHP’li Belediye Başkanı Özer Olgun tarafından özel raflar yaptırılan gazete koleksiyonu, pek çok araştırmacıya belge ve bilgi kaynağı oldu.

2018 yılına kadar Cumhuriyet gazetesinin kendi arşivleri dışındaki belki de tek eksiksiz Fethiye koleksiyonu, ne yazık ki halen kütüphane müdiresi olan Özlem Bağcıtek tarafından sözde dijital ortama kaydedilmek üzere Muğla Belediyesi’ne gönderildi.

Eğer maksat arşivi dijital ortama geçirmekse, bu iş niçin Fethiye’de yapılamadı, bilinmez...

Koleksiyonun hazin taşınma öyküsünü, meslektaşım Celal Bozkurt’un 20 Eylül 2018 tarihli Gerçek Fethiye gazetesine yazdığı makaleden öğrendim: “En son 20 gün önce gittim kütüphanemize. Cumhuriyet arşivi yoktu yerinde! Araştırdım, soruşturdum. İki kamyona yüklenerek bir yerlere gönderilmiş, 1990 sonrası arşiv ise bahçeye atılmış, bir yerlere gidecekti! ” (*)

2018 yılına değin korunan bu değerli koleksiyonun Muğla’daki akıbeti, halen meçhul.

Eğer arşiv yok edilmediyse, Yunus Nadi’nin Fethiye’sine iade edilmeli ve entelektüel birikimi AKP düzleminde olduğu pek belli Özlem Bağcıtek de Mozambik’e falan konsolos (büyükelçi de olabilir) atanarak, yurtiçinde herhangi bir kültür arşivini Süleyman Şah Türbesi gibi diyar diyar gezdirmekten alıkonulmalıdır... diye düşünüyorum!

Nadir Nadi devrede...

Fethiye’de bir cadde Yunus Nadi’nin adını taşıyor, bir de okul.

Yunus Nadi İlkokulu’nun öyküsünde de gazetemizi babasından devralan, Cumhuriyet’in unutulmaz imzası Nadir Nadi’nin izleri var.

1957 Fethiye depreminde tamamen yıkılan Yunus Nadi İlkokulu, 1959 yılına kadar geçici bir barakada eğitim verdi. 1961 yılında yapımına başlanan yeni okulun müteahhitleri Ömer Dur ve Raif İrgil’di. Okulun kaba inşaatı 1962’de bitti, ama ayrılan bütçe de tükenmişti. Nadir Nadi devreye girdi.

Okulun tüm ihtiyaçlarını, müteahhit arkadaşı Raif İrgil’in aracılığıyla o yıllarda karadan zor ulaşılan Fethiye’ye Rodos üzerinden gemiyle gönderdi.

Raif İrgil, eski CHP Bursa Milletvekili Op.Dr. Ceyhun İrgil’in babasıydı. Ve oğluna, Nadir Nadi’nin okulun duvarına asılacak Yunus Nadi İlkokulu yazısını taşıyan özel granit taşı bile İstanbul’dan gönderdiğini anlatmıştı...

Ne yazık ve ayıptır ki, günümüzde Yunus Nadi adı altında eğitim veren bu ilkokulun yunusnadiilkokulu.meb. k12 adresli internet sitesinde, ne okulun tarihçesi yer alıyor, ne de Yunus Nadi ve Nadir Nadi hakkında en küçük bir bilgi kırıntısı...

İki Cumhuriyet’in bir kalesi!

Ama aydın ve yiğit Fethiyeliler, hemşerileri Yunus Nadi’yi hiç unutmuyor, Nadir Nadi’yi de övündükleri “memleket evlatları”ndan sayıyorlar.

25 yıl aradan sonra Fethiye Belediyesi’nin başında yeniden bir CHP’li var. 19 Mart seçimlerinde belediye başkanı seçilen Alim Karaca, lise yıllarından beri CHP saflarında yer alan, inançlı bir politikacı. Eğitimi, sporcu disiplini (çünkü lisanslı voleybolcu) ve sakin kararlılığıyla umut veriyor, çok çalışıyor.

Son yıllardaki en güzel günlerimi Fethiyeliler arasında geçirdim.

Kalbim has Cumhuriyet okurlarının diyarı, canım Üzümlü köyü bakkalında bile en çok Cumhuriyet gazetesinin satıldığı, iki Cumhuriyet’in bir kalesi, Fethiye’de kaldı...

(*) https://gercekfethiye.com/yazi/ celal-bozkurt/cumhuriyet-arsivi-nereye- gitti/1899/

Mine KIRIKKANAT - 29 Eylül 2019

Son Yazılar