ataol behramoglu

Neyi yuhalıyorsunuz?

TBMM’nin 15 Temmuz özel oturumunda CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç konuşuyor.

Konuşmanın ilk birkaç cümlesi sonrasında “15 Temmuz darbe girişiminin öncesi ve sonrası vardır” diyen konuşmacı, tok bir sesle, sözcükleri tane tane vurgulayarak devam ediyor:

Öncesinde dershaneler, yurtlar, Türkçe Olimpiyatları, eğitimde-yargıda- güvenlikte örgütlenme ve siyaseti araç olarak kullanmak...

İktidar grubunun sıralarında kıpırdanmalar başlıyor, fakat henüz sesli bir tepki yok.

Konuşmacı konuşmasını bir soruyla ve yanıtıyla, aynı tonda sürdürüyor:

Bu dönemde kim FETÖ’ye daha çok yardımcı olmuştur, bunun cevabını sayın Cumhurbaşkanı vermektedir: ‘Ne istedilerse verdik’ demişlerdir

İktidar sıralarında uğultular, sıra kapaklarına vurmalar.

Konuşmacı dikkatini önündeki tekstten ayırmadan sözlerini sürdürüyor:

Asıl olay tam bu değildir. Asıl olay Balyoz ve Ergenekon davalarıdır. Bir kişinin denetimsiz iktidarı sayesinde FETÖ darbe girişiminin zeminini hazırlayan Zekeriya Öz’ün önü açılıyordu. Bu ülkenin Genel Kurmay Başkanı gizli tanık ile hapse giriyor, müebbet hapse mahkûm ediliyordu.. Vatanseverler yargılanırken ölüyordu. Dönemin başbakanı sayesinde darbenin tüm hazırlıkları yapılıyordu. Darbeci subaylar önemli yerlere atanıyordu.

Söz konusu davaların “savcı”sı Reis, görünüşte tepkisiz, bulunduğu yerden konuşmayı izliyor.

Oturum başkanının uyarılarına rağmen devam eden uğultulara yuh sesleri karışıyor. Belli ki her şey söylense de, Reis’e dil uzatılamaz. Onun dokunulmazlığı var.

Konuşmacı ise dikkatini önündeki tekstten bir an bile ayırmadan, her biri kurşun ağırlığında kelimelerle hazırlanmış konuşmasını okumayı sürdürüyor:

15 Temmuz. Darbeci generallerin emriyle köprüler kesildi. Darbe enişteden öğrenildi. Gazi Meclis bombalanıyordu. CHP milletvekilleri ve diğer siyasi parti milletvekilleri arkadaşları TBMM’ye gelerek ‘Öleceksek bu çatı altında ölelim’ dediler ve demokrasimize sahip çıktılar. Halk tankların önüne geçti. 251 insanımız şehit düştü. Elbirliğiyle meşru direnme hakkını kullandık. Ne MİT, ne İstihbarat kuruluşları haber verdi.

Çığırından çıkmış olan yuhlar artık hedef gözetmeksizin devam ediyor.

*** *** ***

Konuşma darbe sonrasına ilişkin bölümüyle, başkanın sürekli uyarılarına rağmen sıra kapaklarına vurularak yaratılan gürültüler, şiddetini artıran uğultular ve yuh sesleri arasında devam ediyor:

Adil Öksüz yakalandı, kelepçelendi, sonra eline pasaport verildi, bırakıldı. Zekeriye Öz elini kolunu sallayarak yurtdışına çıktı. Bu organizasyonun arkasında duran kişi ‘Hata ettik affedin’ dedi hâlâ Cumhurbaşkanı.

Konuşmacı alkışlanacak bir serinkanlılıkla, aksatmaksızın, duraksamaksızın konuşmasını sürdürüyor:

On binlerce insan işten çıkarıldı. Bu kişilerin içinde asker, polis, öğretmen var, ama bir tek siyasi yok. Çözüm güçlü parlamentodadır. 15 Temmuz gecesi Gazi Meclis’imizde ölümü göze alan tüm siyasi partiler olarak güçlü parlamenter sistemi yeniden tesis etmeliyiz. Enkazı kaldırmalıyız. Yeni darbelerin oluşmasına engel olmalıyız. Güçler ayrılığının temelinde güçlü Meclis, bağımsız yargı ve denetlenebilir yürütme olmalıdır.

Video görüntüsünde iktidar sıralarına bakıyorum. Birkaç türbanlı hanım milletvekiline gözüm ilişiyor. Burada, erkeklerin arasında bulunmalarını Mustafa Kemal Atatürk’e borçlu olduklarını ne kadar bildikleri hakkında kuşkum olan bu hanımlar, cezbeye kapılmış gibi sıra kapaklarına vurmakta, bağırıp çağırmakta, yuh çekmekteler.

Uğultular, bağırışlar, yuh sesleri arasında konuşma aşağıdaki cümlelerle sona eriyor:

Eğer kurucu lider arıyorsak o liderin adı Mustafa Kemal Atatürk’tür. Eğer uğruna ölünecek bir vatan arıyorsak onun adı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Bir rejim arıyorsak o laik ve demokratik parlamento sistemidir.

*** *** ***

Güçler ayrılığı, denetlenebilir bir yürütme ve bağımsız yargı temelinde, laik ve demokratik bir parlamento sistemini reddeden, yuhalayan bir parlamento çoğunluğu.

İnsan bu kargaşa görüntüsünün videosunu izlerken bu insanlar neyi yuhaladıklarının farkındalar mı diye düşünmekten kendini alamıyor.

Yoksa kendilerini mi?

Ataol BEHRAMOĞLU – 17 Temmuz 2019

Son Yazılar