baris terkoglu

‘Çaldılar’ yalanı nasıl üretildi ?

İnsan bir aşkı neyle karşılaştırabilir? Ancak aşkla.

Mesele sevgiyi tartmaksa terazinin öbür yanına sevgiden başka neyi koyabilir?

Enver Paşa’nın Naciye Sultan’a yazdığı mektuplara siz de şaşırıyor musunuz? Savaşın ortasında en yakın arkadaşı bir ceylan. “Bugün İtalyanların top atışlarından dönüşte ceylanı halının üstünde boynu ileri uzanmış, başı yana düşmüş, çok yavaş nefes alır buldum ve bir an öleceğini zannettim” diye anlatıyor karşılaştığı manzarayı. “Hemen yere oturdum, onu kollarıma aldım, adı olan ‘Mansure’ diye seslendim ona. Nihayet yavaşça çevirdi başını, gözlerini bana dikerek ve siyah dilinin ucunu göstererek sanki teşekkür ediyor gibiydi, hakikaten ağladım” diye devam ediyor.

Ya hayalindeki devleti anlattıktan “ruhum” sözüyle seslendiği sevgilisine “o imparatorluğu da senin ayaklarının altına sereceğim” demesi…

Belki görüşlerini eleştiriyoruz ya da kimi eylemlerinde yanlışlar buluyoruz. Ama ülkelerine, aşklarına, dostlarına sevgilerinden hiç kuşku duymuyoruz.

Peki, ailesinin servetini, partisinin menfaatini, yandaşlarının ikbalini ülkesinin önüne koyan gerçek bir yurtsever olabilir mi?

Seçimin iptaline bahane edilen sandıklar...

Kastettiğim tam da İstanbul seçimleri.

Çaldılar” diyorlardı. “Kim çaldı” diye sorulunca Cumhurbaşkanı yanıt verdi: “Siyasi dilde bunun adı çalmaktır, hukuki dilde usulsüzlüktür.

Bahsettiği seçimin iptal kararıydı. YSK, “oylar çalındı” dememişti. “Kimi sandık kurulu başkanlarının kamu görevlisi olmayan kişiler arasından belirlenmesi”ni usulsüzlük saymıştı. Seçim için 93 bin 558 kamu görevlisi gerekiyordu. İstanbul’da 220 bin kişi vardı. Buna rağmen 754 sandıkta kurul başkanı kamu görevlisi değildi. YSK bahanesini bulmuştu.

Cumhurbaşkanı özetle “kamu görevlisi olmayanları sandık başkanı yaptılar, onlar da oyların çalınmasına göz yumdu” demek istiyordu.

Şimdi herkes sonucu ya da adaylar arasındaki farkı konuştu. Benim gözüm ise o sandıklardaydı.

İncelediğim 754 sandığı buraya sığdıramam. Ama “çaldılar” denilen sandıklardan farklı ilçelerde rastgele seçtiğim 14 tanesini örnek vereyim. Bakın tutanakları karşılaştırınca özetle ne çıkıyor:

31 Mart’ta Adalar’da 1018 No’lu sandıkta 273 geçerli oy çıktı; CHP 148, AKP 110 oy aldı. 23 Haziran’da aynı sandıkta 296 geçerli oy çıktı; CHP 191, AKP 105 oy aldı.

31 Mart’ta Arnavutköy’de 1389 No’lu sandıkta 250 geçerli oy çıktı; CHP 64, AKP 176 oy aldı. 23 Haziran’da 245 geçerli oy çıktı; CHP 73, AKP 170 oy aldı.

31 Mart’ta Ataşehir’de 1239 No’lu sandıkta 262 geçerli oy çıktı; CHP 130, AKP 128 oy aldı. 23 Haziran’da 277 geçerli oy çıktı; CHP 148, AKP 129 oy aldı.

31 Mart’ta Bağcılar’da 2255 No’lu sandıkta 267 geçerli oy çıktı; CHP 128, AKP 136 oy aldı. 23 Haziran’da 289 geçerli oy çıktı; CHP 155, AKP 133 oy aldı.

31 Mart’ta Başakşehir’de 1112 No’lu sandıkta 297 geçerli oy çıktı; CHP 98, AKP 187 oy aldı. 23 Haziran’da 284 geçerli oy çıktı; CHP 103, AKP 177 oy aldı.

31 Mart’ta Beşiktaş 1311 No’lu sandıkta 266 geçerli oy çıktı; CHP 223, AKP 41 oy aldı. 23 Haziran’da 295 geçerli oy çıktı; CHP 266, AKP 28 oy aldı.

31 Mart’ta Beykoz 1515 No’lu sandıkta 284 geçerli oy çıktı; CHP 116, AKP 156 oy aldı. 23 Haziran’da 288 geçerli oy çıktı; CHP 130, AKP 153 oy aldı.

31 Mart’ta Büyükçekmece 1205 No’lu sandıkta 290 geçerli oy çıktı; CHP 77, AKP 211 oy aldı. 23 Haziran’da 284 geçerli oy çıktı; CHP 100, AKP 183 oy aldı.

31 Mart’ta Esenyurt 2202 No’lu sandıkta 258 geçerli oy çıktı; CHP 119, AKP 133 oy aldı. 23 Haziran’da 266 geçerli oy çıktı; CHP 150, AKP 116 oy aldı.

31 Mart’ta Eyüp 1142 No’lu sandıkta 282 geçerli oy çıktı; CHP 173, AKP 104 oy aldı. 23 Haziran’da 299 geçerli oy çıktı; CHP 199, AKP 100 oy aldı.

31 Mart’ta Fatih 2009 No’lu sandıkta 286 geçerli oy çıktı; CHP 66, AKP 206 oy aldı. 23 Haziran’da 299 geçerli oy çıktı; CHP 83, AKP 210 oy aldı.

31 Mart’ta Kadıköy 1310 No’lu sandıkta 257 geçerli oy çıktı; CHP 190, AKP 62 oy aldı. 23 Haziran’da 269 geçerli oy çıktı; CHP 214, AKP 55 oy aldı.

31 Mart’ta Kâğıthane 2183 no’lu sandıkta 267 geçerli oy çıktı; CHP 157, AKP 104 oy aldı. 23 Haziran’da 281 geçerli oy çıktı; CHP 180, AKP 97 oy aldı.

31 Mart’ta Küçükçekmece 1522 No’lu sandıkta 286 geçerli oy çıktı; CHP 150, AKP 130 oy aldı. 23 Haziran’da 283 geçerli oy çıktı; CHP 162, AKP 119 oy aldı.

Yalanla ülkeye ödetilen bedel...

Tablo “çaldılar” sözlerinin yalan olduğunu açıkça gösteriyor. Hatta daha fazlası, seçimin iptaline gerekçe olarak sunulan sandıklarda AKP 31 Mart’tan daha büyük bir fark yedi. Hayır, “AKP çalmış” demiyorum. Daha doğrusu, çalınan şey oydan daha fazlası.

31 Mart seçimleri anlattığımız bahaneyle iptal edildi. Türkiye 23 Haziran’a kadar bir siyasi karmaşa yaşamakla kalmadı. Milyonlarca pusula yeniden basıldı, on binlerce kişi yeniden görevlendirildi. Reklam, pankart, afiş dahil milyarlarca liralık seçim harcaması yapıldı. Milyonlarca insan tatil programını yarıda bırakıp İstanbul’a geri döndü. Turizm programları iptal oldu. Seçim için vergi indirimleri, yapılandırmalar, teşvikler dağıtıldı. 31 Mart seçimleri öncesinde 5 lira 60 kuruştan bıraktığımız doları bir ara 6 lira 20 kuruşun üzerinde gördük. Sonuçta ülke ekonomisi, siyaseti, hukuku büyük bir kayıp yaşadı. Millet daha da yoksullaştı. Üstelik halen bu sürecin tek bir sorumlusundan hesap sorulamadı.

Peki, neden?

Oğlanın vakıfları, damadın hizbi, yandaşın ihalesi İstanbul üzerinden sürsün diye.

Baştaki soruya geri dönelim: Kendi çıkarını ülkesinin önünde tutan kişi vatansever olabilir mi?

Barış TERKOĞLU - 27 Haziran 2019

Son Yazılar