ysk secimler yenilensin diyen uyeler2 1

İşte skandal karara imza atan YSK üyelerinin geçmişleri…

Peki, kim bu üyeler?

Başkanvekili Erhan Çiftçi, YSK üyeleri Zeki Yiğit, Refik Eğri, Nakiddin Buğday, Muharrem Akkaya, İlhan Hanağası ve Faruk Kaymak AKP’nin itirazına kabul oyu verdi ve seçimlerin yenilenmesinin yolunu açtılar. 

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) dün yaptığı toplantıda AKP'nin olağanüstü itirazını oy çokluğuyla kabul etti ve İstanbul'daki Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine karar verdi.

YSK, söz konusu kararını 7’ye karşı 4 oyla aldı.

Kararın çıktığı ilk andan itibaren, hangi YSK üyesinin ne oy kullandığı merak edildi.

sadi guven muhursuz oylar750 1

Edinilen bilgilere göre; YSK Başkanı Sadi Güven, YSK üyeleri Cengiz Topaktaş, Yunus Aykın, Kürşat Hamurcu AKP’nin itirazına ret oyu verdi ve "seçimler yenilenmesin" yönünde oy kullandı.

İTİRAZI KİMLER KABUL ETTİ ?

Buna karşılık Başkanvekili Erhan Çiftçi, YSK üyeleri Zeki Yiğit, Refik Eğri, Nakiddin Buğday, Muharrem Akkaya, İlhan Hanağası ve Faruk Kaymak AKP’nin itirazına kabul oyu verdi ve seçimlerin yenilenmesinin yolunu açtılar.

ysk secimler yenilensin diyen uyeler750

Peki, kim bu üyeler?

Odatv Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız, 20 Nisan 2017’de kaleme aldığı yazıda YSK üyelerinin kim olduklarını yazmıştı. Buna göre; AKP’nin itirazına onay veren üyelerin öz geçmişleri şöyle:

Erhan Çiftçi: Danıştay Savcısıydı. Temmuz 2012'de HSYK tarafından Danıştay üyeliğine seçildi. Temmuz 2016'da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ başkanlığındaki HSYK toplantısında yapılan gizli oylamada 4 saatte atanan 342 üye arasında da Çiftçi vardı. Yeniden Danıştay üyesi seçilen Çiftçi, Eylül 2016'da da YSK üyeliğine atandı. 

Muharrem Akkaya: 1964 doğumlu, Karabük Ovacık'lı. 1989'da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra mesleğe Karabük'te başladı. Çeşitli ilçelerde hakimlik, Kocaeli'nde savcılık yaptı. Akkaya'nın mesleki kariyerinde de Adalet Bakanlığı görevleri var. Bakanlık İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tetkik hakimliğinden sonra Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı oldu. 24 Şubat 2011'de Yargıtay Savcılığına, üyeliğine seçilen Akkaya, Eylül 2016'da YSK üyeliğine atandı.

İlhan Hanağası: 1964 doğumlu, Elazığ'lı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden 1986 yılında mezun oldu. Planlama Uzman Yardımcılığından sonra Danıştay Tetkik Hakimliği, Malatya İdare Mahkemesi Üyeliği, İstanbul ve Konya Vergi Mahkemesi Üyeliği, Bolu Vergi Mahkemesi Başkanlığı, Konya Bölge İdaresi Mahkemesi Üyeliği, Konya İdare Mahkemesi Başkanlığı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üyeliği görevlerinde bulundu. 24 Şubat 2011'de Danıştay Üyeliğine, Ocak 2013'te de YSK üyeliğine seçildi.

Nakiddin Buğday: 1956 doğumlu. Rize İkizdere'li. Trabzon Bölge İdare Mahkemesi Başkanıyken, 2009'da Aydın Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığına atandı. 15 Aralık 2014'te Danıştay üyeliğine seçildi. Temmuz 2016'da Adalet Bakanı Bozdağ başkanlığında yapılan HSYK toplantısında Danıştay üyeliğine devam kararı verildi. Eylül 2016'da da YSK üyesi oldu.

Üye Nakiddin Buğday'la ilgili Aydın'da görev yaparken Ocak 2010'de başına gelen bir kazayı da aktaralım. Yatsı namazını kıldırdıktan sonra evine kullandığı plakasız motorsikletiyle dönen bir imam, Adliye lojmanları kavşağında karşıya geçmeye çalışan Buğday'a çarptı. Kazada Hakim Buğday'ın sağ kol bileği kırılırken, motorsikletten düşen imam da yaralandı. 

Zeki Yiğit: 1965 doğumlu, Zonguldak Alaplı'lı. 1987'de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra çeşitli ilçelerde hakim ve savcılık yaptı. Sonrasında Adalet Bakanlığı'na geçti. Bakanlıktaki görevine Adalet Müfettişi olarak başlayan Yiğit, önce Bakanlık Personel Genel Müdür Yardımcısı, 2008-2011 yılları arasında da Müsteşar Yardımcısı oldu. 2011'de dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Danıştay üyeliğine seçilen Yiğit, 2013'ten beri YSK üyesi.

Faruk Kaymak: 1962 doğumlu. Pamukpınar Öğretmen Lisesini bitirip, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden 1986 yılında mezun olduktan sonra, askerliğini Tokat’da kısa dönem olarak yaptı.

Tokat hâkim adayı olarak mesleğe başlayan Kaymak; sırasıyla Artvin/Yusufeli, Şırnak/Beytüşşebap, Adıyaman/Kahta, Çanakkale/Bayramiç, Kırıkkale ve Ankara Hâkimliği görevlerinde bulunmuştur.

15 Aralık 014 tarihinde Yargıtay Üyeliğine seçilen Faruk Kaymak, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Üyesi olarak görevini sürdürüyor. 23 Ekim 2017’den beri YSK üyesi.

Refik Eğri: Uzun yıllar Mersin'de görev yaptı. Daha sonra Yargıtay'da görevlendirilen Eğri, 11 Eylül 2018 tarihinden bu yana YSK üyesi görev yapıyor.

Odatv – 07 Mayıs 2019

İlgili Haber :

İstanbul seçimini iptal eden YSK üyesini hiç kimse böyle anlatmadı !

refik egri ysk uyesi

İstanbul seçiminin iptali yönünde oy kullanan YSK üyesi Refik Eğri bakın kim?

Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçimlerinin iptali yönündeki kararına tepkiler devam ederken, iptal yönünde oy kullanan 7 YSK üyesinden biri olan Refik Eğri hakkında dikkat çeken bir yazı kaleme aldındı.

YSK üyesi Refik Eğri’yi yazan isim, kendisini 1990’lı yıllarda Kayseri’den tanıyan gazeteci Recep Bulut.

Kayseri’nin yerel gazetesi Yeni Haber’de yazan Recep Bulut, Refik Eğri’nin Kayseri’de hakimlik yaptığı dönemde kendisine açılan davayı anlattı. “Hakim Refik Eğri bey de, kolayı var, siz bir dava dilekçesi verin, ben bir celse de onların kalemini kırarım dedi! Ona göre ayağınızı denk alın!” sözlerini Mehmet Özhaseki’ye Refik Eğri’nin söylediğini yazan Recep Bulut, sonrasında kendisine açılan davanın detaylarını anlattı.

YSK üyesi Refik Eğri’nin akrabalarındaki FETÖ bağlantılarına ilişkin iddiaları da yazan Recep Bulut, İstanbul seçimi iptal olmadan önce açıklamalarda bulunan AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki’nin açıklamalarına dikkat çekti.

Recep Bulut, Refik Eğri’yi yakından tanıyan AKP’li Özhaseki’nin, YSK’nın kararı öncesinde yaptığı açıklamalarla iptal kararını önceden bildiğini ima etti.

İşte Recep Bulut’un çok konuşulacak o yazısı:

“Geçtiğimiz pazartesi akşamı YSK’nın İstanbul seçimlerinin yenilenmesiyle ilgili kararının açıklanmasından sonra seçimlerin yenilenmesi için ”evet” oyu veren 7 hakimin adı açıklanınca, açıklanan isimler arasında adı geçen Kayseri Adliyesi eski hakimlerinden Refik Eğri adını görünce dikkatimi celp etti… “Aaa… Bu bizim Refik Eğri değil mi?” diye şaşkınlığımı dile getirmeden edemedim…YSK Üyesi Hakim Refik Eğri’yi nereden ve nasıl tanıdığımı sizlerle paylaşmazsam vebal altında kalırım…O vebalden kurtulmak için gelin size Kayseri Adliyesi eski hakimlerinden Refik Eğri’yi nasıl tanıdığımı anlatayım… Sanırım 1997 yılıydı…

1994 yılında yapılan yerel seçimlerde RP’den Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Şükrü Karatepe, “İçim kan ağlayarak” katıldım dediği 10 Kasım Atatürk’ü anma törenlerinden çıkıp katıldığı partisinin İl Danışma Kurulu toplantısında söylediği sözlerden dolayı yargılandığı Ankara 1 No'lu DGM tarafından ‘Halkı din farklılığı gözeterek, kin ve düşmanlığa açıkça tahrik’ ettiği gerekçesiyle, 1 yıl hapis cezasına çarptırılarak görevinden uzaklaştırılınca Büyükşehir Belediye Meclis üyeleri arasında yapılan oylama da 31 Mart yerel seçimlerinde AKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan merkez Melikgazi İlçe Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığına seçilmişti.

Seçildikten bir süre sonra bir akşam vaktiydi. Saat 21.00’i gösteriyordu. Sahibi olduğumuz yerel televizyon da program yapmış, programa ara vermiş ve stüdyoda ki kızgın spotlardan bunalıp biraz olsun serin bir hava teneffüs etmek için kapının önüne çıkmıştım…Siyasi konuların ele alındığı program da Şükrü Karatepe’nin yerine seçilen Mehmet Özhaseki’ye icraatlarından dolayı bir hayli yükleniyorduk. Televizyon stüdyomuzun olduğu Alparslan Mahallesi’ndeki binanın önünden geçen RP’nin ileri gelen esnaflarından tanıdığım kişi uzaktan selam verdikten sonra: “Sen ha bire Özhaseki’ye salla dur, az önce senin kalemini kırdılar haberin olsun!” diye esprili bir dille takıldı. Merak etmiştim: “Hayırdır, kimler kırıyor muş benim kalemi mi?” diye sordum. RP’li esnaf: “Haseki’nin evinden geliyorum. Evi bir hayli kalabalıktı. Orada sizin yayınızı izliyorlardı. Allah var siz de ha bire sallıyordunuz! Bunun üzerine orada ki partililer, Özhaseki’ye niye bunları susturmuyorsun, gücün mü yetmiyor diye sordular. Bunun üzerine Özhaseki, elimden ne gelir ki, laf-söz dinlemiyorlar, bildiklerini okuyorlar dedi. Orada bulunan Hakim Refik Eğri bey de, kolayı var, siz bir dava dilekçesi verin, ben bir celse de onların kalemini kırarım dedi! Ona göre ayağınızı denk alın!” dedi.

Doğrusu, RP’li o esnafın ayaküstü söylediklerini o an için pek ciddiye almadım: “Olur öyle şeyler! Bizim hakkımız da ileri-geri konuşan çok olur!” dedim, geçtim gittim… Ancak aradan birkaç hafta geçtikten sonra bir mahkeme celp kağıdı gelince, o akşam ayaküstü o RP’li esnafın dedikleri aklıma geldi, kendi kendime: “Allah! Allah! Yoksa o esnafın dedikleri doğru mu?” diye bir tereddüde kapıldım…

Öyle ya!

O RP’li esnafın dediği gibi hem Özhaseki davacı olmuş, hem de dava o gece o ev oturmasına katıldığı iddia edilen 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Başkanı Refik Eğri’nin mahkemesine düşmüştü… Ben yine de gelişmelerin olağan bir dava akışı sürecinde geliştiğine ihtimal vermeye gayret ettim…Ancak sonra ki gelişmeler şüphemi daha da arttırdı…

O günler de Kurban Bayramını ifa ediyorduk. Kayseri’ye gelen RP Milletvekili Abdullah Gül, Kayseri’de ki yerel televizyonları ziyaret ediyordu. Yayın kuruluşu olarak bize de bayramın ikinci günü öğleden sonra ziyarete gelecekleri bildirilmişti. Dendiği gibi RP’nin önde gelen isimlerinden ve aynı zaman da, partisi tarafından “Gölge Dışişleri Bakanı” olarak görevlendirilen Abdullah Gül yayın kuruluşumuzu ziyarete geldi. Yanında davalı olduğumuz bildirilen dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki’de vardı. Kendilerini karşılayıp odamıza da ağırladığımız sırada Sayın Gül, Sayın Özhaseki ile aramızda ki soğukluğu hissetmiş olmalı ki (Belki de Sayın Gül aramızda ki soğukluğu gidermek amacıyla bilinçli bir şekilde Sayın Özhaseki’yi de beraberinde getirmiş olabilir! Ki bence bu olasılık ilerleyen dakikalar da aramız da geçen konuşmadan sonra daha net olarak ortaya çıktı!) beraberinde

Sayın Özhaseki’yi de getirmişti… Sohbetin ilerleyen aşamasında Sayın Gül: “Anladığım kadarıyla aranız da bir kırgınlık var herhalde? Şu mübarek Kurban Bayramında kırgınlık-dargınlık olur mu? “ diye sordu.

Ben: “Şahsen bizim bir kırgınlığımız- dargınlığımız yok ancak Sayın Özhaseki bizden davacı olmuş!” dedim.

Bu sözüm üzerine Sayın Gül, Sayın Özhaseki’ye dönerek: “Öyle mi Mehmet Bey? Öyle şey olur mu? Bir tarafta bu şehrin sorunlarını çözmeye talip olmuş bir belediye başkanımız diğer tarafta bu şehrin güzide bir gazetecisi arasında dava mı olurmuş?" dedi.

Sayın Gül’ün bu yaklaşımından hareketle ben: “Maalesef efendim, hem de ev oturmalarına katılan bir hakimin söylediği iddia edilen sözlerle kalemimiz kırılacakmış!” dedim.

Sayın Gül daha da şaşırmış bir tavırla: “Yok canım, öyle şey olur mu? Kim söylüyor bunları?” dedi.

Ben de: “Valla Sayın Vekilim doğru mu eğrimi bilmiyorum ama bana da o gece Sayın Özhaseki’nin evinde ki oturmaya katılan bir partiliniz söyledi!” dedim.

Sayın Özhaseki susmakla yetiniyordu. Sayın Gül’ün, “Yok canım o kadar da olmaz, aslı yoktur, butür dedikodulara inanmayın siz!” sözleri üzerine oturduğum masanın çekmecesinden çıkardığım mahkeme celp kağıdını çıkarıp gösterdim ve: “İşte mahkeme celp kağıdı, üstelik dava o gece Sayın Özhaseki’nin evinde ki oturmaya katıldığı iddia edilen hakimin mahkemesinde açılmış!” dedim.

Bunun üzerine Sayın Gül, iş tatlıya bağlama gayretiyle: “Siz celp kâğıdını falan boşverin, bu tatsızlığı da şu mübarek bayramın hatırına tatlıya bağlayalım olsun-bitsin! Dediğim gibi bu şehrin sorunlarına talip olan değerli bir Belediye Başkanımızla güzide bir basın mensubu arasında dargınlık olması hem doğru değil hem de hoş değil!” deyince baştan beri sessiz kalmaya özen gösteren Sayın Özhaseki: “Bizim için dava falan mesele değil efendim, siz istedikten sonra elbette vazgeçeriz. Ancak arkadaşlarımızdan bizim ricamız, bir şey yazacaklar ya da ekrandan söyleyeceklerse bile açıp bir de bize sormaları! Bize sormaları durumunda biz de doğrusu neyse onu söyleriz. Sonra dilediklerini yazabilir, söyleyebilirler elbette!” dedi.

Sayın Özhaseki’nin getirdiği bu yorum üzerine ben de: “Efendim bizim de talebimiz, bize açık, şeffaf ve dürüst gelmeleri! Yoksa bizim hiçbir şahsi talebimiz olmaz, olamaz da!” dedim.

Bu gelişmeden sonra Sayın Gül: “O halde işi tatlıya bağlamış olduk! Sayın Özhaseki’den de rica edelim o şikayetinden vazgeçsin!” dedi. Sayın Gül’ün bu çıkışından sonra Sayın Özhaseki de: “Hay hay efendim, bizim içim mesele değil, avukatlarımıza gerekli talimatı veririz!” dedi.

Ve gerçekten bu bayram ziyaretinden sonra Sayın Özhaseki’nin dediği gibi de oldu…Çıktığımız ilk duruşma da kimlik tespitinden sonra Sayın Özhaseki’nin avukatı, davadan feragat ettiklerini beyan etti.

İşin taraflar arasında tatlılığa bağlandığını ve davadan feragat edildiğini duyan mahkeme Başkanı Hakim Refik Eğri’de bu gelişmelerden sonra bir hayli memnun olduğunu ifade eden bir neşeyle: “Hah! Böyle işte! Ne güzel! Bir tarafta değerli bir Belediye Başkanımız diğer tarafta da güzide bir basın mensubumuz, dava konusu olacak birbirinizden ne alıp veremediğiniz olabilir?” dedi.

Bunun üzerine ben de kendimi daha fazla tutamadım: “Haklısınız efendim de, bazı yargı mensupları bazı ev oturmalarında birilerinin kalemini kırmaya heveslenmese bu işler buraya kadar intikal etmeyecek!” deyince Mahkeme Başkanı Refik Eğri: “Olur mu öyle şey efendim, kim kimin kalemini kırabilir? Hangi yargı mensubu o tür bir oturmalar da öyle bir söz sarfedebilir?” diye işi espriye döktü ve “Davacının davasından feragat etmesi nedeniyle dava düşmüştür!” diye karar verdi… Böylelikle Hakim Refik Eğri’yi ilk kez o gün o duruşma da tanımış oldum…

YETKİLİ MAHKEME ALMANYA MI YOKSA TUNCELİ OVACIK MI

Hakim Refik Eğri uzunca bir süre Kayseri Adliyesi’nde hem 2. Asliye Hukuk Mahkemesi hem de 5. Asliye Ceza Mahkemesi başkanı olarak görev yaptı…Aldığı kararlar bir hayli tartışma konusu oldu. Hele hele bir boşanma davası vardı ki dava sonunda verdiği karar günlerce Kayseri Adliyesi koridorlarında espri konusu oldu…

Boşanma davası açan davacının Tunceli-Ovacık’ta, davalının da Almanya’da yaşıyor olması nedeniyle, Hakim Refik Eğri yargılama sonunda, “Yetkili Mahkeme Alman Mahkemeleridir” deyince verdiği bu karar hem Yargıtay’dan dönmüş hem de Adliye koridorların da avukatlar arasında, günlerce, “Yetkili mahkeme Almanya’mı yoksa Tunceli-Ovacık mı?” şeklinde esprilere neden olmuştu. Hakim Refik Eğri’nin 2014 yılında Mersin Adliyesi’ne adeta “sürgün” gibi gönderildiğini duydum. Kayseri eşrafıyla son derece sıcak ilişki içinde olan Hakim Refik Eğri’nin Sivaslı bir hemşerisinin Erciyes Üniversitesi’ne ait bir kamu arsasının usulsüz şekilde işgal etmesiyle ilgili vermiş olduğu karardan dolayı şikayet edildiği ve bu şikayet nedeniyle Mersin Adliyesi’nde Sulh Ceza Mahkemesi Başkanı olarak gönderildiği söylendi, durdu… Her ne kadar doğrudan doğruya Hakim Refik Eğri ile bağlantılı değil ise de AK Parti Sivas Merkez İlçe Başkanlığı yapan kayınbiraderi İsmail Çapraz’da özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası KHK ile mülkiyeti hazineye geçen Sivas Sultan Murat Koleji ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle Ocak 2011’den 2014 yılına kadar aralıksız yürüttüğü AK Parti Merkez İlçe Başkanlığı görevinden adeta “kibarca” istifa ettirilerek uzaklaştırıldı…Hakim Refik Eğri’nin bir başka kayınbiraderinin de FETÖ operasyonu kapsamında tutuklandığı ve bir sürecezaevinde yattıktan sonra tahliye dildiğine ilişkin sosyal paylaşım ağı Facebook’ta bazı paylaşımlar yeraldı ancak bu iddiaların ne denli doğru olduğu bilinmiyor. Bu iddialar bir yana esas benim Hakim Refik Eğri ile ilgili dikkatimiz çeken bir başka iddia Mersin’den geldi…

MERSİN SEÇİM SONUÇLARINA YAPILAN İTİRAZ DA TARTIŞMA KONUSU OLMUŞTU!

CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın 30 Mart 2014 yerel seçimleri sonrası basına yansıyan bir demecin de Kayseri Adliyesi eski Hakimi Refik Eğri’nin de adı geçince bir hayli ilgimi çekmişti…CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı yaptığı açıklama da, 30 Mart 2014 tarihinde yapılan yerel seçim sonuçlarına yapılan itirazların henüz karara bağlanmadan önce Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu'nun Mersin Adliyesi'ne giderek seçim kurullarında görevli hakimlerle, itirazlarla ilgili görüştüğünü, iddia etmişti… Aytuğ Atıcı’nın ortaya attığı bu iddia üzerine Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, 16 Nisan 2014 tarihinde Mersin İl Seçim Kurulunda görev alan Başkan Hakim Hasan

Aydın, üyeler Hakim Mehmet Dabak, Hakim Adnan Yıldırım, Akdeniz 1'nci İlçe Seçim Kurulu Başkanı Hakim Refik Eğri, Akdeniz 2'nci İlçe Seçim Kurulu Başkanı Hakim Celal Kabakurt, Mezitli İlçe Seçim Kurulu Başkanı Hakim Duran Demir, Toroslar İlçe Seçim Kurulu Başkanı Hakim Sabahatin Aras ve Yenişehir İlçe Seçim Kurulu Başkanı Hakim Selçuk Zöhre'nin imzasıyla şu ortak açıklama da bulunmuştu:

"30 Mart 2014 tarihinde yapılan mahalli idareler genel seçim sonuçlarına yapılan itirazların ardından, Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu'nun Mersin Adliyesi'ne gelerek seçim kurullarında görevli hakimlerle, itirazlarla ilgili görüştüğüne dair CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı tarafından yapılan açıklamaların ve konuya ilişkin basında çıkan haberlerin gerçekle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Gerek seçim sürecinde, gerekse seçimlerin yapılmasından sonra, seçim sonuçlarına yapılan itirazların incelenmesi döneminde, Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu'nun Mersin Adliyesi'ne gelerek İl Seçim Kurulu Başkan ve üyesi hakimlerle ve İlçe Seçim Kurulu başkanı hakimlerle şahsen görüşmesi veya telefonla dahi görüşmesi söz konusu değildir. Seçim hakimleri olarak bu seçim sürecinde görevimizi Anayasa, Yasalara ve vicdani kanaatimize göre tarafsız ve bağımsız olarak yerine getirdiğimizden Mersin halkının asla şüphesi olmasın."

Açıklama aynen böyleydi…Aralarında Kayseri’den Mersin’e atanan ve Mersin Adliyesi’nde 30 Mart Yerel Seçimlerinde Akdeniz 1’nci İlçe Seçim Kurulu Başkanı olan Hakim Refik Eğri ve diğer seçim kurulu başkan ve üyelerinin yapılan itirazlar öncesi Vali Hasan Basri Güzeloğlu ile gerçekten görüşüp görüşmedikleri bilmiyoruz! Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı’nın da bu iddiayı neye dayanarak ortaya attığını da bilmiyoruz! Ne yönde karar verdiklerini de bilmiyoruz…

Hakim Refik Eğri, 3 Şubat 2015’te Yargıtay Üyesi oldu…Sonra da YSK üyesi. 31 Mart yerel seçimleri sonrası İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinin yenilenmesi yönünde oy kullanan 7 hakimden birinin de Kayseri eski Adliye Hakimlerinden Refik Eğri’nin de adı geçince aklıma 2014 yılı Mersin yerel seçimleri geldi…

Ey Refik Eğri, nereye giderse gitsin taliksizlik bir türlü yakasını bırakmıyor! Tıpkı Mersin’de olduğu gibi seçildiğin YSK’da bile yenilenmesi için “evet” oyu verdiğin İstanbul seçim tartışmaları bile dönüp dolaşıp önüne geliyor!

Cidden senin adına üzülüyorum! Yanlışlık sende mi yoksa sana itiraz edenlerde mi doğrusu bir türlü çözemedim! Mersin’e oradan da Yargıtay üyeliğine, Yargıtay üyeliğinden de YSK üyeliğine atanan Hakim Refik Eğri’nin adını görünce bir an da Kayseri Adliyesi’nde ki anılarım depreşti…Kendi kendime: “İstanbul seçimlerinin yenilenmesi yönünde oy kullanan o 7 hakimden biri de şu bizim Refik Eğri miymiş?” diye mırıldanma gereği duydum…

Ne deyim?

Hay sen çok yaşa emi Refik Eğri!

Hem adına hem de soyadınla!

Durun bir dakika, henüz söyleyeceklerim bitmedi! Pazartesi günü YSK İstanbul seçimleriyle ilgili kararını açıklamadan önce cumartesi günü Ankara seçim yarışını kaybeden AKP’nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, Ankara’nın moral bozucu havasından kurtulup moral bulmak için geldiği Kayseri’de ilginç bir açıklama da bulunmuştu…

İstanbul seçimlerinin iptal edilip edilmeyeceğine ilişkin itiraz süreci ile ilgide konuşan Özhaseki, “Yüksek Seçim Kurulu'na bütün deliller ve belgeler verildi. Bunu hukuken inceliyorlar. Bir karar verecekler, bu karara uymak da herkesin görevidir. O karardan başka bir türlü anlam çıkararak şimdiden onları etkilemeye çalışmak da doğrusu hiç kimseye yakışmıyor. Saygılı bir şekilde beklemek, çıkan sonuca da herkesin saygı duyması esas diye düşünüyorum" deme gereği duymuştu!

Allah! Allah! Sayın Özhaseki, İstanbul seçimlerinin iptal edilip edilmeyeceğine ilişkin bir bilgi mi aldı ki YSK’nın pazartesi günü vereceği karar öncesi herkesi YSK kararına uymaya davet ediyor?

Sürpriz daha bitmedi! Özhaseki’nin cumartesi günü kameralar karşısında yaptığı bu açıklamadan sonra aynı günün akşamı birçok ulusal kanal da, “Özhaseki, İstanbul Seçim Koordinatörü olarak görevlendirildi” diye altyazı geçmeye başladı… Kendi kendime düşündüm! Allah! Allah! İstanbul seçimlerinin iptali yönünde YSK’dan bir karar çıktı mı ki Ankara seçim yarışını kaybeden Mehmet Özhaseki, İstanbul Seçim Koordinatörü olarak görevlendirildi!

Aklıma yine YSK üyesi eski Kayseri Adliyesi Hakimi Refik Eğri geldi…Acaba Özhaseki’nin Kayseri’deki ev oturmalarının bir benzeri Ankara’da da mı devam ediliyor diye! Hınzırlık bu ya! Gel de düşünme?”

Odatv – 09 Mayıs 2019

*** *** ***

ysk uyesi refik egri kayseri mulk zengini3

YSK'nın kritik ismi bu kez nereden çıktı ?

İstanbul seçimlerinin yenilenmesi için “evet” oyu veren YSK Hakimi Refik Eğri’nin Kayseri’de mülk zengini olduğu ortaya çıktı. Eğri’nin, 149 bin Euro’ya malolan Gül Sitesi’nde 450 metrekarelik dubleks dairesi ile Hukuk Plaza’da bürosunun olduğu belirtildi. Eğri, Özhaseki ailesinin komşusuydu.

İstanbul seçimlerinin yenilenmesi için “evet” oyu veren YSK üyesi Hakim Refik Eğri’nin Kayseri’de mülk zengini olduğu ortaya çıktı. Hakim Refik Eğri’nin Kayseri’de biri 450 metre kare dubleks olmak üzere toplam iki daire ve bir de Kayserili hukukçuların bulunduğu Hukuk Plaza’da bürosu var.

GÜL’ÜN ADINDAN ESİNLENEREK GÜL SİTESİ ADI VERİLMİŞTİ…

Kayseri Yeni Haber’den Recep Bulut’un haberine göre; 2007 yılında Mehmet Özhaseki’nin Belediye Başkanlığı döneminde toplam 196 üyeli bir kooperatifi kuruldu. Kooperatifin adı o tarihler de Cumhurbaşkanı olan ve Özhaseki ve ekibinin can-ı gönülden bağlı olduğu Abdullah Gül’ün adı verildi. Peşinden Özhaseki’nin Belediye Başkanlığı yaptığı tarihler de 2013 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından ihaleye çıkarılan Kayseri’nin Malatya yolu üzerinde kente tepeden bakan Mimarsinan sırtların da Tavlusun mevkiindeki 60 dönüm arsa Gülkent Kooperatifine toplam 3 trilyon 850 liraya (O tarihte ki para birimiyle) satın alındı.

196 üyeli kooperatifin arsası satın alındıktan sonra 2013 yılında yapım işine başlandı ve toplam 7 blok 2014 yılında tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Hak sahiplerinin çoğunluğu Özhaseki’ye yakın varlıklı esnaf ve sanayicilerden oluşuyordu. Normal daireler planlanandan çok daha pahallıya yani 165 bin Euro’ya malolmuş, çoğu sanayici bu rakamların altından kalkamayacağı gerekçesiyle dairelerini satmak zorunda kalmıştı. Üyeler arasında dönemin Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, oğlu Enes Özhaseki, kızı Elif Özhaseki, kardeşi Mustafa Özhaseki ve ağbisi Ali Özhaseki’nin oğlu Kemal Özhaseki de yer alıyordu. Ancak daha sonra Özhaseki’nin oğlu Enes Özhaseki, kardeşi Mustafa Özhaseki ve ağbisi Ali Özhaseki’nin oğlu Kemal Özhaseki Gülkent’teki dairelerini satıp Gülkent Sitesi’nden ayrıldı.

ysk uyesi refik egri kayseri mulk zengini

ÖZHASEKİ’NİN KOMŞUSU HAKİM REFİK EĞRİ !

Özhaseki ailesinin önde gelen isimlerinin yanı sıra bir komşusu daha vardı. Kayseri Adliyesi’nde Hakim olarak görev yapan ve daha sonra Mersin Adliyesi’ne, peşinden de Yargıtay Üyeliği’ne atanan Hakim Refik Eğri’de Özhaseki’nin komşuları arasında yer alıyordu. Değme sanayicilerin bile, “Biz bu rakamların altında kalkamayız!” diye dairelerini satıp ayrıldıkları o günler de Gülkent’te Hakim Refik Eğri’nin hakimlik maaşıyla nasıl daire sahibi olduğu sıkça konuşuluyordu. 

Gülkent’in eski yöneticilerinden biri, “Gülkent’te iki tip daireler var. Biri 285 metre kare diğerleri de 7 blokun 13’üncü katını boydan boya kapsayan toplam 4+1 oda ve üç ayrı banyodan oluşan dubleks daireler. Site de 45O metrekarelik 7 dubleks daire bulunuyor. Bu dubleks dairlerden birinde Sayın Özhaseki ve yakınları oturuyordu. Dubleks daireler de öyle rastgele herkese verilmemişti. E Blok 13’ncü katta ki Dubleks dairede de Hakim Refik Eğri oturuyordu. Gerek Mersin’deyken ve gerekse Ankara’dayken fırsat buldukça Kayseri’deki evine gelip gidiyordu. Zaten ev dayalı-döşeli olduğu için bir sıkıntısı olmuyordu” dedi.

DUBLEKS DAİRESİNİ KAÇ LİRAYA SATTI ?

Gülkent Sitesi’nin sakinlerinden biri, “Hakim bey Kayseri’den gidip önce Mersin’e sonra da Ankara’ya yerleşince boş duran dairesine bir hayli yüksek olan bina ortak aidatları ödeme konusunda zorlanıyordu. Zaman zaman da aksattığı için bina yönetim kurulu nezdinde sıkıntıya giriyordu. Artık Kayseri’ye gelip Kayseri’de yaşamak gibi bir düşüncesi kalmamış olmalı ki yaklaşık üç ay önce dairesini Avize işi yapan Ali Lafçı’nın doktor olan oğluna yaklaşık 900 bin liraya sattı diye duyduk” dedi.

30 AĞUSTOS CADDESİ’NDE LÜKS DAİRESİ VAR !

Hakim Refik Eğri’nin bir de 30 Ağustos Caddesi Gülkonak Apartmanının birinci katında 230 metrekarelik lüks dairesi var… Satmadan önce Özhaseki’nin oturduğu Gülkent Siteleri’nde oturmayı tercih eden Hakim Erfik Eğri, 30 Ağustos Caddesi Gülkonak Apartmanındaki dairesini kiraya vermişti.

HUKUK PLAZADA BÜROSU VAR !

Kayseri’de uzunca bir süre görev yapan Hakim Refik Eğri’nin Kayseri’nin merkezinde Gevher Nesibe Parkı önünde yapılan 15 katlı Hukuk Plaza’nın 12’nci katında da bir bürosu var. Refik Eğri’nin hakimlik görevi devam ettiği için bu büroyu bir başkasına kiraya verdi.

Recep Bulut, yazısını şöyle noktaladı:

“Yani anlayacağınız İstanbul seçimlerinin yenilenmesi için “evet” oyu veren Hâkim Refik Eğri Kayseri de adeta mülk zengini…

Ne diyelim Allah bereket versin!”

Odatv – 14 Mayıs 2019

*** *** ***

ysk uyesi erhan ciftci2

Türkiye’nin konuştuğu karara imza atan YSK Başkanvekilinin üniversite yıllığında öyle bir ifade var ki…

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) geçen haftalarda yaptığı toplantıda AKP'nin olağanüstü itirazını oy çokluğuyla kabul etti. Böylelikle İstanbul'daki Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin yenilenmesine karar verdi.

YSK, söz konusu kararını 7’ye karşı 4 oyla aldı.

Kararın çıktığı ilk andan itibaren, hangi YSK üyesinin ne oy kullandığı merak edildi.

Edinilen bilgilere göre; YSK Başkanı Sadi Güven, YSK üyeleri Cengiz Topaktaş, Yunus Aykın, Kürşat Hamurcu AKP’nin itirazına ret oyu verdi ve "seçimler yenilenmesin" yönünde oy kullandı.

Buna karşılık Başkanvekili Erhan Çiftçi, YSK üyeleri Zeki Yiğit, Refik Eğri, Nakiddin Buğday, Muharrem Akkaya, İlhan Hanağası ve Faruk Kaymak AKP’nin itirazına kabul oyu verdi ve seçimlerin yenilenmesinin yolunu açtı.

Seçimlerin yenilenmesi yönünde oy veren üyelerden YSK Başkanvekili Erhan Çiftçi ismi ise dikkat çekiyor.

Çiftçi’nin yargıda yükselmeye başlaması Danıştay savcısı olmasıyla gerçekleşiyor. Temmuz 2012'de, HSYK tarafından Danıştay üyeliğine seçilen Çiftçi’nin ismi, Temmuz 2016'da da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ başkanlığındaki HSYK toplantısında yapılan gizli oylamada 4 saatte atanan 342 üye arasında yer alıyor. Yeniden Danıştay üyesi seçilen Çiftçi, Eylül 2016'da da YSK üyeliğine atanarak halen görev yapıyor.

ysk uyesi erhan ciftci

Erzincan Kemah doğumlu olan Erhan Çiftçi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1988 yılında mezun oldu. Erhan Çiftçi’nin 31 yıl önce yazılan üniversite yıllığına ise Odatv ulaştı.

İmamoğlu’nun mazbatasının iptal edilmesi yönünde oy veren Çiftçi’nin yıllığında, “Bazı hareketleri mantıksız gibi gözükse de hiç şaşmayın. O, mutlaka tilki gibi havayı kokluyordur ve ileriye dönük bir yatırım yapıyordur. En büyük isteği ileride politikaya atılmak (zavallı Türkiye) olan arkadaşımıza hayat boyu sağlıklı, mutlu ve bol politikalı yıllar dileriz” gibi ifadelerin yer alması ise dikkat çekiyor.

Mert TAŞÇILAR - 15 Mayıs 2019 - Odatv

*** *** ***

İptal oyu veren YSK üyesinin eşi kim çıktı?

İBB seçimlerinin iptali yönünde oy kullanan YSK üyesi İlhan Hanağası'nın eşi Avukat Nur Hanağası'nın AKP'den milletvekili aday adayı olduğu ortaya çıktı.

İstanbul seçimlerinin iptal edilmesi yönünde karar veren Yüksek Seçim Kurulu üyelerinden İlhan Hanağası’nın eşi Avukat Nur Hanağası’nın AKP’den milletvekili aday adaylığı başvurusu yaptığı ortaya çıktı. Konya Barosu Avukatlarından Nur Hanağası, 2015 Genel Seçimlerinde Konya’da AKP’den milletvekili aday adaylığı başvurusu yapmış.

Artı Gerçek'ten Sibel Hürtaş'ın haberine göre Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçimlerinin iptal edilmesine ilişkin kararı tartışılıyor. Karar, Kurul’un 4 üyesinin itirazına karşı 7 üyenin oyuyla alınmıştı. Seçimlerin iptaline ilişkin karar veren üyelerinin konumları da dikkatleri çekiyor.

Seçimlerin iptal edilmesine yönelik karar veren 7 üyeden biri de İlhan Hanağası. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden 1986 yılında mezun olan Hanağası, Planlama Uzman Yardımcılığından sonra Danıştay Tetkik Hakimliği, Malatya İdare Mahkemesi Üyeliği, İstanbul ve Konya Vergi Mahkemesi Üyeliği, Bolu Vergi Mahkemesi Başkanlığı, Konya Bölge İdaresi Mahkemesi Üyeliği, Konya İdare Mahkemesi Başkanlığı, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üyeliği görevlerinde bulundu. 24 Şubat 2011'de Danıştay Üyeliğine seçildi.

Hanağası 2013 yılından bu yana da Yüksek Seçim Kurulu üyeliği yapıyor. Hanağası’nın eşi Nur Hanağası ise Konya Barosu’na bağlı bir avukat. Konya’da aktif avukatlık yapan Hanağası’nın AKP ile yakın ilişkileri bulunuyor.

Nur Hanağası, 2015 yılındaki milletvekili Genel Seçimlerinde AKP’den Konya Milletvekili Aday Adaylığı başvurusunda bulundu. Ancak aday olamadı.

Cumhuriyet – 25 Mayıs 2019

Son Yazılar