mine kirikkanat2

Vasatlığın iktidarı şirretlik…

Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, 31 Mart gecesi resmi Twitter hesabından Türkiye’deki makamdaşlarına zarif bir kutlama mesajı gönderdi.

Hem Fransızca, hem de Türkçe paylaştığı çifte mesajda: “Türkiye’nin ve özellikle Ankara, İstanbul ve İzmir’in çoğulcu demokrasiye, adalete ve temel hak ve özgürlüklere inanan yeni belediye başkanlarını kutluyoruz. Paris’in dostluğundan şüpheniz olmasın” diyordu.

İzmir’in yeni Belediye Başkanı Tunç Soyer de makamdaşı Anne Hidalgo’ya nezaket kurallarının gerektirdiği gibi hem Türkçe, hem Fransızca yanıt verdi:

Arkadaşlık ve dayanışma dolu sıcak mesajınız için çok teşekkür ederim. Sizi çok yakında İzmir’de ağırlamayı dört gözle bekliyoruz.

Soyer’in Fransızca mesajı, tıpkı Hidalgo’nun Türkçe mesajı gibi kusursuzdu.

Her iki paylaşım da sosyal medyada çokça beğeni topladı. Ama aynı mecrada, başkanların hoş yazışmasına dair ne totaliter, ne otoriter, zaten ne de demokrat başka hiçbir ülkede görülmeyecek hoyratlık ve terbiyesizlikte mesajlar da atıldı.

*** *** ***

Anne Hidalgo’ya erkeklik organını göstermek isteyenlerden Fransa’dan vize isteyenlere... Ne kadar Parisli varsa a....na koyanlardan, kadın başkanı Ermeni dölü ilan edenlere... Sarı Yelekliler’i hatırlatıp “kendi bokunu temizle” diyenlerden Urfa’nın Adana’nın işgalinden sorumlu tutanlara... Türkiye’nin cinsel açlık çeken ve kendisine benzemeyene karşı kin dolu yüzünü ortaya koyan mesajlar gönderildi.

Dünyada, tanımadığı birine “Sizin dostunuz olacak belediye başkanı istifa etsin” diyebilecek kadar hem yabancıya, hem de yurttaşına düşman üreten başka bir ülke var mıdır, bilmiyorum.

Tunç Soyer ise önce yazdığı cevabın Fransızcası “kusursuz” olduğu gerekçesiyle, ardından Fransızca biliyor diye “seçkinci” olmakla eleştirilirken; onun kültür ve nezaketinden gurur duyduğunu açıklayan Twitter takipçileri emperyalist uşaklığı, yabancı ezikliği, şekilcilik ve sanatçı Berna Laçin’e olduğu gibi ağır küfürlerle taltif edildiler.

*** *** ***

Bu toplum ne zaman, hangi koşullarda üretti bunca edepsizi ve kindarı?

İyi eğitimli olmaktan neredeyse özür dileyecek hale nasıl geldik?

Türkiye’nin demokrasi ölçüsü, artık vasatlık ve şirretlik. Liyakatle gelen başarı ise utanç kaynağı.

Herkes her konuda, her şeyi biliyor. Bilmediğini bildiğine dair bile fikir belirtiyor!

Bilmiyorsun demek, ayrımcılık. Döşeme kumaşından elbise giyeni şaşkınlıkla süzmek, ötekileştirmek. Şıklığı ve güzelliği övmek, şekilcilik. Bir aileyi düzgün diye nitelemek, vay sen benim ailemi hakir gördün kavgası...

Dangul dungul konuşmayı eleştirmek ne mümkün? Konuşan bakan, “ğ” yazamayan başbakan!

Bilal Erdoğan’ın sınıf arkadaşlığı Anadolu Ajansı’nın, TRT’nin, THY’nin genel müdürü vb. olmaya yetiyor; mezun oldukları Kartal İHL sanki Türkiye’nin Oxford’u!

Geldiğimiz noktada vasat mükemmel, kabalık espri, zevksizlik saygın, görgüsüzlük şart, cehalet liyakat ölçüsü. Eh, böyle olunca hakaret de nezaket yerine geçiyor ve TDK, genel gidişata uyarak zerafeti “zarafet” olarak düzeltiyor!

*** *** ***

Geniş taramak da mümkün, ama hepimizin tanık olduğu bir süreci örnek vereceğim: Kentsoyluluğun kadim kültürü, mimari dokusu kimler tarafından yok edildi?

Kent kültürü bugün bizlere seçkinci, ayrımcı, şekilci diye saldıran sözde halkçılar; mimari doku hiçbir eğitimi olmadan müteahhitliğe soyunan cahil ve görgüsüz fırsatçılar tarafından bitirilmedi mi?

Oysa şekilcilik (formalizm) olmadan ne matematik yapabilirsiniz, ne de bilgisayar programı.

Seçkinci olmadan, bırakın mükemmele ulaşmayı; Japon aşçı bile olamazsınız.

Ayrımcı olmadan, elbette iyi kötüyle, çirkin güzelle karışır, hatta karıştırılan mantar türüyse zehirleyip öldürür!

İnsanların zevkini, zekâsını, bilgisini ve görgüsünü daha ileriye taşıyabilecek iki araç vardır: Örnek ve eleştiri.

Herkesi ve her şeyi eşitlemek adına üstün örnekler ve eleştiri mekanizması yok edildiği içindir ki...

İktidar bile olabilen vasatlık, bugün demokrasiyi de yok sayıyor ve hak etmediği her şeyi edinmeye alıştırıldığı gibi, kazanmadığı seçimlerden de galip çıkmayı amaçlıyor!

Mine KIRIKKANAT – 08 Nisan 2019

Son Yazılar