sefa yurukel3

Seçimlerden sonra neler olacak ?

Tayyib’in Tehditleri Gösteriyor ki ,1 Nisan’dan Sonra Türkiye'de, Tayyip ve Tayyibanların İslamcı Terörü Artacaktır. 

Olasılıklar nelerdir ve Buna Karşı Ne Yapılabilir?

Tayyip ve Tayyibanların 31 Mart 2019’da yapılacak olan “Yerel Seçimler” öncesi verdikleri demeçler, söylevler ve yaptıkları fütursuz propagandalardan da anlaşılıyor ki, yönetim erkini elinde bulunduran Tayyip ve Tayyibanlar, kendilerine muhalif olanlar  kazansın ya da kazanmasın,  onlara karşı büyük bir saldırıyı başlatacağını ilan etmektedirler.

Artık her gün alarm veren ekonomi, dış politika, iç politika ve  politik sistem, Tayyibi ve Tayyibanı, iktidarı  kaybetme korkusu sarmıştır. Ve bunlardaki günlük bu korku seli,  bugüne kadar ki işlediği-işledikleri her türlü suçların hesabını yargıda verme ve ömrünün-ömürlerinin  kalanını/ kalanlarını bir hücrede geçirme ve bir hiç olma kaygısı  ile kıyasıya bunları dürtmektedir.

Bu ruh haliyle,  Tayyip ve Tayyibanlar, bu günlerde kıyasıya uykusuz yatmakta ve hesap yapmaktadır.

Dünyada ki siyasi, ekonomik ve askeri gelişmeleri okuyamayan Tayyipler, zamanlarının dolduğunun tabii ki farkındalar. Ama siyasi ömürlerini uzatmak ve işledikleri her türlü ulusal ve uluslararası suçtan kurtulmaya çabalamak içinde,  bir cinnet halindeki  gibi,  kendinden olmayanı; terörist, vatan haini, haçlı, PKK lı veya FETÖ cü gibi sıfatlar ile karalamakta ve seçimden sonra bunlarla hesaplaşacağız naraları atmaktadırlar.

Gördüğünüz gibi son söylemlerde, Tayyipleri bir panik atak hali, sadistçe söylemler, narsizm, psikopatlık, megelomani, her şeyi kaybetme korkusu, yargı ve hesap verme korkusu, hücrede pinekleme korkusu, bütün mallarına el konma korkusu, suçlarının birbir ortaya dökülmesi korkusu, aşağılanma ve bir hiç olma korkusu artarak sarmıştır. Sarmaya da devam etmektedir.

Peki bu durumda, Tayyip ve Tayyibanlar ve ittifak ettiği siyasi parti ve  dinci tarikatler, seçimden sonra ne yapacaklar veya yapabilirler?  Muhalefet ne yapacak? sorusunu sormak ve cevap aramak doğru olur diye düşünüyorum.

Ve bunu değerlendirirken de, seçimlerin sonuçlarının ne olacağı veya olabileceği ile ilgili muhtemel değerlendirmeleri yapmak daha doğru olur demekte yarar var diyorum.

Bence bunları ihtimal olarak sıralamanın yararı var diye düşünüyorum.

Örneğin;

- 31 Mart 2019 akşamından itibaren, Tayyip ve Tayyibanlar (Bahçeli de esasen bir Tayyibandır), sokaklarda,  Silahlı da dahil bir sürü gövde gösterisi ve halka terör uygulayabilir,

- Halk Tv, Sözcü, Tele1, Birgün Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi, Yurt Gazetesi, Cem TV, Mesaj TV, Yeni Mesaj Gazetesi, Yeniçağ Gazetesi, KRT TV, Türkiyem TV, bu gazete ve TV ler gibi yayın yapan TV, Gazete ve Radyolar  ve sosyal medya  Tayyip ve Tayyiban tarafından kapatılabilir,

- Başta; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu , İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Sadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve muhalif  Milletvekilleri, Çesitli Belediye Başkanları ve Meclis üyeleri Tayyip ve Tayyiban tarafından belli bir süre zarfında tutuklanabilir,

- Tayyiban olmayan siyasi partiler ve dernekler kapatılabilir ve yöneticilerinin tümü tutuklanabilir,

- Tayyip ve Tayyiban tarafından grev ve toplu sözleşmeler yasaklanabilir,

- Büyük ölçüde cari açık veren ekonomiye, doping yapılacağı söylenerek, iktidar tarafından yediden yetmişe her şeye zam yapılabilir,

- Vatandaşların günlük yaşamına ve giyimine,  doğrudan Tayyibanın islamcı ahlak polisleri tarafından müdahale edilip, tutuklamalar yapılabilir, “şeriat kuralları” uygulanabilir,

- Tayyip ve Tayyiban tarafından “İfade etme özgürlüğü”, gösteri ve yürüyüşler tamamen yasaklanabilir,

- Kendine muhalif büyük ve küçük işletmelere el koyabilir ve tabiri caiz ise tamamen son kalan mallara da çökülebilinir,

- Bankaların denetimi ve kullanımı tamamen Tayyibana devredilebilir,

- Tayyiban tarafından, yaygın tutuklama, insanların kaybolması  ve işkenceler oluşabilir ve hapishanelerde yer kalmayabilir,

- Tayyiban tarafından, İnanç bazında yasaklamalar, tutuklamalar ve katletmeler başlayabilir,

- Bu durum, silahlı çatışmaları körükleyebilir ve iç savaşın kapısını aralayabilir,

- Yüz binlerce insan iç savaştan ve çatışmalardan dolayı mağdur olabilir, ölebilir ve Türkiye'yi terketmek zorunda kalabilir ya da özellikle Avrupa’da siyasi mülteci olabilir,

- Sonunda, Tayyip ve Tayyibana karşı, iktidarın meşruiyeti kalmadığı ilan edilip, Türkiye Birleşik Milli Direniş Cephesi oluşabilir,

Tayyibandan  iktidarı tekrar ele geçirmek için,  milli direniş güçlerinin birleşik cephesi oluşturulabilir ve bu Cephe  tarafından,  Tayyip ve Tayyibana karşı siyasi ve fiziki direniş  başlayabilir,

Bu direniş Türkiye dışına da taşabilir ve Türkiye dışındaki Tayyibanlara karşı da mücadele yöntemleri ve siyasi destekler geliştirilebilir,

Bu durumda ;

Tayyip ve Tayyibanlar;

Dış cephede izole edilir,

- Tayyip ve Tayyibanların malları BM ve AB kararları ile dondurulur,

- Tayyip ve Tayyibanlar hakkında işledikleri suçlardan dolayı, uluslararası tutuklama kararı çıkartılabilir,

- Ekonomi tamamen çöker,

- Ekonomik izolasyondan, yaptırımlardan ve Tayyibandan rahatsız olan halkın, TSK’nın ve Emniyet ve MİT’in büyük kesimi muhalefete katılır,

- Ağır iç ve dış baskılardan dolayı,  Tayyibanın kendi içinde bölünmeler başlar,

- Dış ve iç çember daralır ve Tayyip ve Tayyibanlar iyice sıkıştırılır,

- Tayyibandan ciddi bölünmeler, iç çatışmalar ve saf değiştirmeler başlar,

- Tayyip ve Tayyibanlar, iç ve  dış koşullardan ve milli direnişten  dolayı bir yıl içinde yenilir,

- Tayyip ve tüm Tayyibanlar( Bahçeli ve havarileri de dahil) intihar etmezlerse, tutuklanmaya ve yargılanmaya başlar ve yargı tarafından mevcut koşullar içinde ağır ve hak ettikleri cezalar yargı tarafından verilir,

- Türkiye’de iki yıllığına bir geçici  geçiş hükümeti ve geçici meclis ve senato oluşur,

- Türkiye’de iki yıl sonra yeniden düzenlenen Anayasa ile, seçim ve siyasi partiler kanunu tekrar düzenlenir ve demokratik seçimlere gidilir,

- Türkiye’de, Tayyibin ve Tayyibanın kaybettirdiği yıllar hesaplanarak, üreten, akıl ve bilimi  esas alan, "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" şiarını ve Atatürk devrim ve ilkelerini esas alan bir fikir ve düşünce birliği ile,  T.C. tekrar rayına oturtulur.

Bu yukarıda sayılanlara bir çok etki veya tepki ile yeni olasılıklar tabii ki eklenebilir.

Ama gidişatın muhtemelen bu yönde olup olmayacağı, bence Tayyibin, Tayyibanın, yanaşmalarının tutumuyla orantılı olacaktır.

Benim önerim burada ve bu olasıklara karşı ise; öncelikle halkın Tayyiban olmayan kesimlerinin ve örgütlü muhalif, siyasi partiler, dernekler, inanç önderleri  ve üyelerinin ve devlet çalışanlarının, bu muhtemel gelişmenin olabileceğini her halükarda var sayarak ve ivedilikle  hazırlık yapmalarını önemsemeleri gerektiğidir.

Burada esas olarak, Tayyip ve Tayyibana karşı ; “Aklınız, Stratejiniz  ve Cesaretiniz yoksa esarete razı olursunuz” sözü kulağa küpe edilerek hazırlanılmalıdır!

Unutmayın ki :Karşınızdaki siyasal islamcı ve vahşi bir iç düşmandır!

Ona göre hazırlanılmalıdır.

Tayyip ve Tayyibanlara asla acınmamalıdır. Mücadelede ve hesaplaşmada, cezalandırmada asla ve asla Tayyip ve Tayyibana  taviz verilmemelidir. 

T.C.’ni tekrar gerçekten rayına  sokmak, demokrasiyi tekrar  Türkiye’ye yerleştirmek ve  demokratik bir iktidar olmak, Türkiye’yi tekrar saygın bir ülke haline getirmek isteniyorsa,  bu ilkeleri sıkı tutmak ve yapmak şarttır.

Saygılarımla

Sefa YÜRÜKEL

Sosyal Antropolog ve Etnograf

Soykırımlar ve Terörizm Araştırmacısı

Son Yazılar