direnmezsen yasayamazsin225

Kahramanlara gereksinim duymak...

AKP 17 yıldır iktidarda. Şimdi de seçimlerde beka diye söylem tutturuyorlar.

Ülkemizin gelecek sorunu yoktur. Ülkemiz güzel günlere kavuşacak, olumsuzluklar son bulacak.

1600’lü yıllarda İtalya’da yaşayan Galileo dünyanın döndüğünü söylediği için Vatikan Kilisesi tarafından iki kez engizisyon mahkemesinde yargılanmıştır. Düşüncelerinden döndüğü için ilk yargılamasında bağışlanmış, ancak, düşüncelerini sürdürdüğü için ikinci kez engizisyon mahkemesinin karşısına çıkarılmıştır. Ölüm cezası ile cezalandırılacağını bildiğinden kendisine verilen yazıyı okuyup af dilemiştir. Mahkeme önünde “Ben Galileo geçmişteki tüm yanlış ve aykırı düşüncelerimden ötürü kendimi sizlerin önünde lanetliyor, bir daha öyle saçmalıklara düşmeyeceğime kutsal öğretiye aykırı hiçbir fikir taşımayacağıma ant içiyorum” demiştir. Engizisyon mahkemesi onu yaşam boyu ev hapsi ile cezalandırmıştır. Mahkemeyi izleyen öğrencilerinin Galileo’ya “Ne yazık o ülkeye ki kahramanları yoktur” dediği, onun da öğrencilerini “Ne yazık o ülkeye ki kahramanlara gereksinim duyar” diye yanıtladığı söylenir. Ölüm karşısında düşüncelerden ödün verilir mi, geri adım atılır mı. Bu konu tartışılabilir. Deniz Gezmiş’in yargılandığı sıkıyönetim mahkemesinde kendisine af dileyin, düşüncelerinizden vazgeçtiğinizi söyleyin, size ölüm cezası vermeyelim denildiğini, onun da geri adım atmadığını ve yiğitçe sonuca katlandığını biliyoruz.

Doğrusu, kahramanlara gereksinim duyulmayan bir düzen, bir ülke yaratmış olmaktır. Bu ülke laik, demokratik, özgür ve demokrasinin tüm kurumları ile yaşatıldığı bir ülkedir kuşkusuz. “Haksızlığa uğramak, haksızlık yapmaktan iyidir” diyen Sokrates M.Ö. 399 yılında özgürce düşüncelerini söylediği, yönetimleri eleştirdiği için ölüm cezasına çarptırılmıştır. Eşi acı ile kendisine “Ne kötü seni haksız yere cezalandırıyorlar” dediğinde Sokrates’in “Haklı yere cezalandırsalardı daha mı iyi olurdu” dediği söylenir. Tarih kahramanları da, haksız yargılamaları da yazar. Ünlü sözdür, Sokrates’i cezalandıran yargıçlar öldüler, ama Sokrates yaşıyor.

Orduya kumpas…

On yedi yıldır güzel yurdumuz kötü bir düş gördü, görüyor. Cumhuriyetin tüm kurumları İslamcı faşist bir kadronun eline geçti. Vatanseverler, Cumhuriyet’in ordusunun kahraman subayları yakın zamanda en ağır cezalara uğratıldılar. Yıllarca cezaevlerinde kaldılar. Aileleri ile birlikte acılar çektiler. Bunları yapanlar AKP ile birlikte bir cemaatin yargıç kılığına girmiş üyeleriydi. Yargı ele geçirildi, ordu etkisizleştirildi. Laiklik yok edildi. Bugün bir cemaatten kurtarılan kurumlar, AKP nin, başka cemaatlerin eline bırakıldı.

Hesap verecekler …

AKP’nin Ankara Büyükşehir Belediyesi başkan adayı, Merve Kavakçı’nın sıkma başı ile TBMM’ne girişini anımsatarak “Ecevit titreyerek burası devlete meydan okunan yer değildir demişti, ne oldu bugün Meclis’te başı açık hanımlar da var, başı kapalı hanımlar da var, laiklik elden gitti mi” diyor. Laikliğin kör inançlar karşısında aklın özgürlüğü olduğunu, genç kuşakların bilim ve akıl ile donatılmış bir eğitim sisteminden geçmesi gerektiğini unutuyor. AKP eğitim sistemimizi din kurallarına göre biçimlendiriyor. Tüm okullar imam hatip okullarına çevriliyor. Bir milyon öğrencimiz tarikatların eline terk edilmiş durumdadır. Öğretim çağında olmayan çocuklarımız toplu olarak, kız çocuklarının başları kapatılarak, erkek çocuklarının başlarına takkeler geçirilerek dini eğitiminden geçiriliyorlar. Kör inançlara saplanmış bir eğitim gelecek kuşaklara dayatılıyor. Böyle bir ortamda laiklikten söz edilebilir mi?

Ülkemizi İslami bir faşizm ile yönetmeye çalışanlar hukuk tanımıyorlar. Cezaevleri görülmemiş biçimde doldurulmuştur. Ülkemizin beş yüz milyar doları bulan dış borcu var. Böyle bir ülkenin aydınlık bir geleceği olabilir mi. Ülkemizi bu duruma getirenler ülkemizin tarımını, hayvancılığını yok edip ülkemizi dış ülkelere bağımlı duruma getirenler on yedi yıldır ülkeyi yönetenlerdir. Bu yönetim akçalı suçlara bulanmıştır. Sayılamayacak suçlara bulanmıştır. Onun için bay Erdoğan bir beka sorunundan söz ediyor. Bu ülkenin bir gelecek sorunu yoktur. Ülkeyi yönetenlerin gelecek sorunu vardır. Seçimler sonucunda giderlerse yaptıklarının hesabını veremeyeceklerdir. Onun için ülkenin gelecek sorunu varmış gibi göstermeye çalışıyorlar. Ülkemizin doğası yok edildi, yok ediliyor. En güzel kıyı kentlerimize nükleer santral yapılacağı gerekçesi ile kıyılıyor. AKP yönetimi para ve oy uğruna kaçak yapılara göz yumuyor, insanlarımız ölüyor kimse hesabını vermiyor. Bunları yapanlar sanki başkalarıymış gibi bay Erdoğan, birileri en güzel kıyılarımızda binlerce ağaç kesmek istiyor diyor. Denizi doldurup gökdelenler diktiler diyor. Onu dinleyenler de bunları başkaları yapıyor sanacak.

Kahramanlara gerek yok, ülkemiz güzel günlere kavuşacak, bu olumsuzlukları gerçekleştirenlerden bunların hesabı sorulacaktır.

Erol ERTUĞRUL - 10 Mart 2019

Son Yazılar