kerem caliskan

Erdoğan iktidarını bu örgütlenmelere borçlu…

Bugünlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Odatv’nin iki başarılı gazeteci-yazarı Barış’ları (Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu) birleştiren popüler bir sözcük var: Metastaz!

Barışlar’ın son kitabı "Metastaz" adını taşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan da her konuşmasında "Metastaz, Metastaz…" diye öyle bastırıyor ki, RTÜK, Barışların kitabının reklamını yapmaktan TRT’ye ceza kesebilirdi!

metastaz baris terkoglu pehlivan3

ATATÜRKÇÜ SUBAYLAR TSK'DAN TASFİYE EDİLİRKEN...

Metastaz tıbbi bir deyim. Kanser hücresinin vücudun diğer organlarına sıçrayarak, bedeni ve tüm gövdeyi esir almasını, hasta etmesini ve ölüme sürüklemesini anlatıyor…

Aslında Metastaz, deforme olmuş kanserli hücrelerin bir yaşam biçimi…

Çoğalarak varlıklarını sürdürüyorlar… Diğer organlara ve bölgelere sıçrayarak beden üzerinde kendi egemenliklerini yaymaya, kesin iktidarlarını kurmaya çalışıyorlar…

Sağlıklı beden için "ölüm" demek olan bu "metastaz" kanserli hücreler için bir yaşam ve varolma biçimi…

Erdoğan "Metastaz" derken FETÖ’cü hücrelerin devletin tüm organlarına sızdığını, oradan oraya atlayıp sıçrayarak her tarafı sardıklarını anlatmaya çalışıyor…

Ama onun ağzından "Metastaz" sözünü duyunca ister istemez Erdoğan’ın 2002’den itibaren FETÖ’cü cemaati, yapıyı, FETÖ’cü hücreleri nasıl koruyup desteklediğini ve adeta kendi eliyle "Metastaz" yaptırdığını hatırlıyoruz…

Erdoğan’ın 17-25 Aralık 2013’e kadar FETÖ ile hiçbir mücadele yapmadığını…

Kendi iktidarı altında FETÖ’cü "kanserli hücrelerin" polise, Emniyet’e, yargıya, hakim ve savcı kademelerine sızdığını…

Hatta FETÖ’cü hain Savcı Zekeriya Öz vakasında görüldüğü gibi yer yer bu sızmayı, yani Metastaz’ı bizzat kendisinin teşvik ettiğini…

15 Temmuz 2016’daki hain FETÖ’cü darbeye kalkışan generallerin, Gül-Erdoğan dönemlerinde titizlikle seçilip, Atatürkçü subaylar TSK’dan tasfiye edilirken, özenle ordunun üst kademelerine yerleştirildiğini hatırlıyoruz…

metastaz baris terkoglu pehlivan2

"METASTAZ" KİTABINDA TAM DA BUNU ANLATIYORLAR...

"Metastaz" 2002-2013 yılları arasında Erdoğan iktidarının FETÖ’cüleri devletin tüm organlarına yayma ve yerleştirme biçimidir…

FETÖ’cü "Metastaz" Erdoğan ve AKP için bir yaşam biçimi ve iktidar formülü olmuştur…

Neden?

Çünkü Erbakan’dan beri Siyasal İslam, oy deposu ve örgütlenme biçimi olarak cami cemaatlerine ve dini gruplara, tarikatlara dayanmayı esas almıştır…

AKP, FETÖ, Nurcular, Nakşiler, Menzilciler, Çarşamba Cemaati, İskenderpaşa Cemaati vb. gibi dini gruplara yaslanarak güçlenmiş, oy toplamış ve iktidar olmuştur…

AKP sandıktaki iktidarını da bu yaygın dinci cemaat örgütlenmesine borçludur…

Erdoğan şimdi 31 Mart seçimlerine giderken ve FETÖ’cülere "Metastaz" diye çakarken, diğer dini gruplara laiklik karşıtı söylem ve sloganları ile her fırsatta pas atmakta ve destek sağlamaya çalışmaktadır….

Oysa Barışlar "Metastaz" kitabında tam da bunu anlatıyorlar…

Yani FETÖ’cü "kanserli" hücrelerin kılık değiştirerek devletin çeşitli organları içinde hala faaliyetlerini sürdürdüğünü, FETÖ’cülerin diğer dini vakıflar, dernekler ve cemaatlere girerek kendilerini gizlediklerini, FETÖ’cü işadamlarını rüşvetle davalardan sıyrıldıklarını…

Barışlar’ın "Metastaz" kitabı, FETÖ’cülerin çeşitli adlar, kılıflar ve kılıklar altında Türkiye’nin bedenini sarmaya ve yayılmaya nasıl devam ettiklerini anlatıyor…

"Metastaz" diyen Erdoğan, Barışlar’ın kitabına gözatsa, belki de o kelimeyi kullanmaktan vazgeçer…

Çünkü Barışlar Erdoğan döneminde, yani bugün iktidarın FETÖ’cü unsurların varlığına ve yayılmasına nasıl göz yumduğunu, hatta destek olduğunu anlatıyor…

BU TÜMÖR YOK EDİLMEDEN TÜRKİYE SAĞLIĞA KAVUŞAMAZ...

"Metastaz" sorunundan Türkiye olarak ne öğreneceğiz?

"Metastaz" yapan kanserli, ölümcül hücre nedir ve ne istiyor?

Ölümcül hücre, ölümcül tümör, devletin ve toplumun tüm sağlıklı yapılarını ele geçirmeye ve buralara egemen olmaya çalışan dinci örgütlenme modelidir…

Dinci örgüt, cemaat ve gruplar buralarda kendi hurafelerini, kendi şeyhlerini egemen kılmak ve kendi müritlerini yerleştirmek isterler…

FETÖ örneğinde görüldüğü gibi şeyhe biat etmeyene yaşam hakkı yoktur…

Erdoğan ve AKP’nin açmazı kendi iktidar modellerini, toplumdaki bu dinci örgütlere, cemaatlere dayandırmaları ve sandık, oy ve iktidar beklentilerini bu gruplar üzerine kurmalarıdır…

Onların umudu dinci cemaatlerin bütün toplumu bünyeyi sarması ve mutlak egemen olmasıdır…

Bunun için FETÖ’de olduğu gibi "Metastaz"ı desteklemişlerdir ve hala da desteklemektedirler…

Çünkü dinci "Metastaz" onlar için iktidarda kalma, yayılma ve iktidarlarını sürdürme biçimidir…

Barış’lar "Metastaz" derken, ölümcül tehlikeye dikkat çekerek yaşamı savunuyorlar…

Erdoğan "Metastaz" derken, sadece FETÖ’yü kastediyor…

Ölümcül bir tümör durumunda kendi iktidarı altında yayılmaya devam eden diğer dinci grup ve cemaatleri görmüyor.. Onlara göz yumuyor…

Çünkü onların yayılmasından 31 Mart’ta bir seçim zaferi umuyor…

Asıl ölümcül tümör ise, dini istismar ederek oy toplayıp iktidar olma ve iktidarda kalma zihniyetidir…

Bu tümör yok edilmeden Türkiye sağlığa kavuşamaz…

Metastaz… Metastaz…

Anlayana sivrisinek saz…

Anlamayana davul zurna az…

Kerem ÇALIŞKAN – 19 Şubat 2019

Son Yazılar