suriye aralik2018 3

Güvenlikli bölge ile ne amaçlanıyor ?

Demokrasiyi getirmek(!), insan haklarını yaymak(!) ve refahı artırmak(!) amacı ile Arap Baharı 2011 yılında Suriye’yi karıştırmaya başlayınca,

Türkiye’nin siyasi hedefi, ABD ile uyum içinde ve işbirliği yaparak, rejim değişikliğini gerçekleştirmek ve ülkenin başına Müslüman Kardeşler’den oluşan bir yönetim kadrosu getirmekti.

Zaman içinde, özellikle de Mısır deneyiminden sonra, ABD Ortadoğu’yu Müslüman Kardeşler üzerinden şekillendirme gayretlerinden vazgeçti. ABD Suriye’de, İsrail’in güvenlik çıkarlarına göre, IŞİD karşısına PKK-YPG’yi koyarak, yeni planını uygulamaya başladı ve içinde PKK-YPG yapısının da oluşacağı yeni Suriye istikametinde çalışmaya başladı.

Türkiye, başlangıçta işbirliği yaptığı ABD’nin strateji değiştirmesine rağmen rejim değiştirme gayretlerin sürdürdü, bu amaçla Suriyeli muhaliflerden oluşan silahlı gücü organize etti, destekledi.

Bu süreçte, Türkiye’nin hem Suriye’nin toprak ve siyasi bütünlüğünü desteklediğini ifade etmesi hem de rejimi hedef yapmayı sürdürmesi, uyguladığı stratejinin en önemli çelişkisini oluşturdu.

BİRÇOK BELİRSİZLİK VAR…

Türkiye’nin öncelikli hedef olarak Suriye yönetimini seçmesi, ABD’nin desteği ile PKK-YPG’nin Suriye’nin kuzeyinde giderek alan kazanmasını kolaylaştırdı. Bir başka ifade ile Türkiye Suriye’de, yanlış hedefe angaje olarak güvenliğine tehdit oluşturacak unsurların güçlenmesine katkı sağladı.

Günümüzde, Suriye’nin kuzeyinde Fırat’ın doğusunda güvenlikli bir bölge kurulması gündemdedir. Güvenlikli bölge ile ilgili birçok belirsizlik söz konusudur:

-Tesis edilecek bu güvenlik bölgesinin güvenliğini kimin sağlayacağıbelli değildir.

-Eğer, bölgenin güvenliğini Türkiye sağlayacaksa, PKK-YPG ile sınır boyunca komşu olmak ile güvenli bölgenin sınırı boyunca komşu olmak arasındaki fark nedir?

-Bu kadar geniş bir bölgenin güvenliği hangi yöntemlerle sağlanacaktır? Bölgenin güvenliğini sağlamak için askeri güç ihtiyacı hesaplanmış mıdır?

-Savunma Bakanı zaman zaman "sınırımız boyunca terör koridoruna asla müsaade edilmeyeceğini" ifade etmektedir. Güvenlikli bölge, bu amaç için mi planlanmaktadır? Suriye stratejimizin hedefi, sınırımızın güneyinde terör koridorunun oluşturulmasını önlemekten mi ibarettir?

-Güvenlikli bölge tesis edildiğinde, bu bölgenin hemen güneyinde PKK-YPG,varlığını sürdürmeye devam etmeyecek midir? Stratejinin asıl hedefi Suriye’de PKK-YPG varlığını sona erdirmek değil midir? Güvenlikli bölgenin tesisi, bu hedefi gerçekleştirecek midir veya bu hedefin elde edilmesini kolaylaştıracak mıdır?

-Güvenlik bölgesinin PKK-YPG’ye karşı Türkiye’nin güvenliğini mi, yoksa Türkiye’ye karşı PKK-YPG’nin güvenliğini mi sağlayacağı da belli değildir.

-Yeni Suriye’de PKK-YPG yapısı oluşturmaya kararlı olan ABD, güvenlik bölgesinin tesisi konusunda samimi midir, yoksa farklı bir oyun mu kurgulamaktadır?

-Rusya’nın onayı olmadan söz konusu güvenlik bölgesinin tesisi mümkün müdür?

-Her ne kadar Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünün desteklendiği söylense de asıl amaç, Suriye’nin parçalanma olasılığını da dikkate alarak güvenlikli bölge üzerinden bu ülkenin kuzeyinde nüfuz alanları oluşturmak ve ÖSÖ ile İdlip’teki ılımlı muhalif denilen silahlı gruplar için yeni Suriye’de yer açmak mıdır?

Trump’ın tweetinden sonra, “2019 yılında gerekirse Suriye’de ABD ile savaşacağız” demekle, ABD askeri çekilecek haberi gelince “24 saat sonra Suriye’ye giriyoruz” müjdesini vermekle bu işlerin yürümediği anlaşılmıştır.

Asıl sorgulanması gereken husus ise şudur;

-Türkiye’nin Suriye ile ilgili stratejik hedefleri ve bu hedeflerin öncelikleri tanımlanmış mıdır?

-Türkiye’nin içinde bulunduğumuz şartları karşılayacak kapsamlı bir Suriye stratejisi mevcut mudur? Yoksa gelişen şartlara göre reaktif eylemler mi planlanmaktadır?

Türkiye, gelişen şartları da dikkate alarak, Suriye ile ilgili stratejik hedeflerini ve stratejisini gözden geçirmelidir.

Stratejinin öncelikli amacı ise Irak’taki yapı ile Suriye’deki PKK-YPG’nin;  Cezire ile Kobani kantonlarının irtibatını kesecek coğrafi bölgelerin kontrolünü sağlayacakşartları gerçekleştirmekolmalıdır.

SON SÖZ:

“Muzaffer savaşçılar önce zaferi garanti eder, sonra savaşır; mağlup olan savaşçılar ise önce savaşı başlatır, sonra zaferi arar.” SUN TZU

Nejat ESLEN – 17 Ocak 2019

Son Yazılar