isik kansu

FETÖ döşeme…

Casusluk cemaatinin imamının Pensilvanya’da oturduğu evin mobilyaları değiştirilmiş.

Edindiğimiz bilgiye göre, 310 bin dolara mal olan yeni mobilyalar, Haworth firmasından alınmış.

Aynı firmanın Türkiye’de de temsilciliği var. Temsilciliği, bir MÜSİAD yöneticisi yürütüyor.

Duyduk ki, firmanın Türkiye temsilciliğinin işleri tıkırındaymış. Dışişleri Bakanlığı ile başkanı saraya yakınlığı ile tanınan Danıştay’ın da bürolarını döşemiş.

Bu arada...

FETÖ ile mücadele amansız ve aralıksız sürüyor, biliyorsunuz!

Toplu ağlaşma...

Yayınevleri, yetmez ama evetçilerin kitaplarını basmıyorlarmış.

Biri, yaşananlara çok üzülüyormuş, hüznünü yazmış; öbürü dönmüş, “yetti artık, hayır” diyecekmiş, olmamış.

Düne kadar AKP ile koyun koyunaydılar. Akıldaneydiler. Şimdi “istibdat”tan yakınıyorlarmış...

AKP iktidarını eleştiren kitaplar basılmıyor mu?

Basılıyor.

Yetmez ama evetçi takımın kitaplarının basılmamasının en önemli nedeni, yayınevlerinin onları ciddiye almamaları olabilir mi? Olabilir, neden olmasın.

İnsanın bir omurgası vardır, değil mi?

Eyyamcı, günü gününü tutmayan; ha şöyleydi, ha böyleydi yazarı kim ne yapsın?

Eşbaşkan kararlılığı...

Bu köşede, birkaç kezdir dillendiriyoruz. Yinelemek için bir gerekçe daha çıktı.

Suriye’yi ve halkını perişan edenler, kirlettikleri çanağı bırakıp gidiyorlar. Bizimkiler de temizleme yarışı içinde.

Saray, New York Times gazetesine makale yazmış. Diyor ki: “ABD’nin, uluslararası toplumun ve Suriye halkının çıkarlarının korunabilmesi için çekilmenin dikkatlice planlanması ve doğru ortaklarla işbirliği içerisinde hayata geçirilmesi gerekmektedir. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye, bu görevi yerine getirme gücü ve kararlılığı olan tek ülke konumundadır.”

Bu ifadeden bir kez daha anlıyoruz ki, Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye’de ABD’nin kirli çamaşırlarını çitilemek üzere görevlendirilecek.

“Kararlılık” denen şey, Türk askerini emperyal gücün maşası yapmak.

“Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi çoktandır unutuldu. Komşularıyla kardeşlik ve işbirliği ile yaşama amacı da...

Çok değil, daha bir ay önce ABD’ye verip veriştirenler bugün tek müttefik bildiklerinin bölgedeki eşbaşkanlığına dönüş yaptılar.

Böylece siyasal bağnazlık, kendisinden beklenen geleneksel işlevini bir kez daha üstlenmiş oldu.

Yargıda hedef süre...

Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Ertuğrul Çekin, gazetecilere “yargıda hedef süre” uygulaması konusunda bilgi vermiş.

Buna göre, idari yargılamalar için en fazla 1.5 yıl süre öngörülüyormuş...

Sayın Ertuğrul Çekin’e, bir strateji geliştirme ödevi verelim: Dava dosyası numaralarının biri 2008/6358, diğeri 2009/3091.

Davalar, Danıştay 5. Dairesi’nde görülüyor. Biri 10. yılını doldurdu, 11. yılına girdi. Diğeri de, 10. yılına...

Savunman, dava dosyaları ile ilgili olarak “makul süre çoktan geçti, artık esastan karar verin” diye dilekçe verdi. O dilekçenin üzerinden de 1 yıl geçti!

Haydi bakalım, göreceğiz yargıda hedef süre neymiş.

Siyasi numara...

Binali Yıldırım, gazetecilere “İsterseniz” diyor,

“Benim ayakkabı numaramı bile sorun”.

Anayasadaki madde numarasını sorsak olmuyor mu?

Örneğin, 94. madde.

Yıldırım’ın ayakkabısı ayağına oluyor da, adaylığı anayasaya uymuyor.

Işık KANSU - 12 Ocak 2019 – Cumhuriyet

Son Yazılar